31 Ocak 2008 Perşembe

Steril yaşamda "Astım" riski

Steril yaşamda "Astım" riski
Aşırı temizlik, yoğun deterjan kullanımı ve doğal olmayan gıda tüketimi astım hastalığını tetikliyor.

Her geçen gün hızla artan sanayileşme, steril yaşam, aşırı deterjan kullanımı ve doğal olmayan gıda tüketiminin astım hastalığını tetiklediği bildirildi. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Alerji Uzmanı Dr. Cem Hasan Razi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, astımın bebeklerde nefes alıp verirken hırıltı diye adlandırılan ses çıkması, hızlı nefes alıp verme, öksürük, nefes darlığı ve daha büyük çocuklarda da göğüs ağrısı şeklinde kendini gösterdiğini söyledi. Sanayileşmenin yaygınlaştığı gelişmiş ülkelerde astımlı hasta sayısında artış saptandığını belirten Razi, yurt dışındaki astımlı hasta oranının Türkiye'den çok fazla olduğunu kaydetti. Razi, sanayileşmiş ülkelerden İngiltere'de yüzde 20-30 oranında astım vakası olduğunu ifade ederek, "Sanayileştikçe daha suni yaşıyoruz, doğal şeylerden uzaklaşıyoruz" dedi.


Türkiye aşırı steril olmadığı için avantajlı

Türkiye'de astımın görülme sıklığının yaklaşık yüzde 10 civarında olduğunu belirten Razi, "Türkiye'de yaşam ortamı, hala Avrupa'daki kadar steril değil,hala hayvanlarla iç içeyiz. Bu, bir avantaj" dedi. Razi, özellikle gelişmiş ülkelerde, gereğinden fazla steril yaşamın, insan hayatına her geçen gün biraz daha fazla yerleştiğine işaret etti. Bağışıklık sisteminin, aşırı steril yaşamla birlikte alerjik yönde gelişim göstermeye başladığını anlatan Razi, "Bebeklerin, doğduğunda belli mikroplarla karşılaşması lazım" diye konuştu. Sanayileşmeyle birlikte, doğal ortamlardan uzaklaşıldığına ve doğal gıda tüketiminin azaldığına işaret eden Razi, astım riski taşımayan çocuklar için çiftlik hayatının hastalıktan koruyucu etkisinin olduğunu kaydetti. Razi, evde, evcil hayvan beslenmesinin, risk altında olmayan çocukların astıma yakalanma riskini azalttığını söyledi.

Bebeğinizde hırıltıya dikkat

Hastalığın, genelde bebeklik döneminde ortaya çıktığını vurgulayan Razi, astımın genellikle 5-6 yaşından önce hatta 2 yaş altında başladığını vurguladı. Razi, çocukluk çağında geçirilen ve 2 yaş altı bebeklerde görülen, virüslerle ortaya çıkan hırıltı, nefes darlığı, hızlı soluk alıp verme ile kendini gösteren bronşiyolitin 4-5 yaşlarında astıma dönme ihtimali olduğunu söyledi. Astımın, küçük yaşlarda başlamasının en önemli nedenlerinden birisinin, bu yaşlarda görülen solunum yolu enfeksiyonları olduğunu vurgulayan Razi, "Bunun dışında, eğer çocuğun genetik yatkınlığı ya da alerjik hastalığı varsa, sigara içilen ortamda bulunuyorsa, prematüre doğmuşsa ve yeterli anne sütü almamışsa astıma yakalanma olasılığı artıyor" dedi.

Razi, bebeğin göğsünden hırıltı gelmesi, hızlı soluk alıp vermesi, sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi ve gripal enfeksiyonların ağır seyretmesi durumunda en kısa zaman içerisinde uzman doktora gidilmesi uyarısında bulundu.

Astım zamanla geçebilir

Razi, astımın zamanla geçebilen bir hastalık olduğunu ancak hala hastalığı tamamen ortadan kaldıran tedavinin olmadığını söyledi. Tedavide bronş genişletici, nefes yoluyla kullanılan ilaçlar ile ağızdan alınan haplar uygulandığını ifade eden Razi, öksürük ve balgam söktürücü şurupların astımlı çocuklar için kullanılmaması gerektiğini bildirdi. Astım hastası olan çocuklar için evde de basit önlemler alınmasının önemine değinen Razi, şu önerilerde bulundu: -Sigara, bronşları etkilediği için evde asla içilmemeli. -Ev tozu alerjisine karşı, çocuğun vakit geçirdiği yerler tozdan arındırılmalı, ev içinde az eşya bulundurulmalı, yünlü yerine pamuklu ya da elyaflı ürünler kullanılmalı, tüylü oyuncaklar bulundurulmamalı. -Çocuğun vazgeçemediği tüylü oyuncak, haftada bir kez 60 derecede yıkanmalı ya da dondurulup tekrar çözüldükten sonra kullanılmalı. -Polen alerjisi durumunda ev saat 08.00-09.00 ile öğleden sonra 16.00'dan sonra havalandırılmalı, piknik alanlarına gidilmemeli, saat 16.00'dan önce dışarı çıkılmamalı. -Küf alerjisi durumunda, nemli ortamlarda bulunulmamalı, özellikle banyo temizliğine dikkat edilmeli, çocuğun banyoya girerken son değil de ilk giren olmasına dikkat edilmeli. -Kedi ve kuş tüyü alerjisinde, bu tür evcil hayvanlar beslenmemeli, evden uzaklaştırılmalı. -Hamam böceği alerjisine karşı ise kullanım alanları belli aralıklarla ilaçlanmalı. Astımlı hastaların tedavisinde sporun, özellikle yüzmenin çok önemli olduğunu belirten Razi, kimi zaman fazla klorlu suyun bronşları daraltabileceğini ifade ederek, "ilaçlar mutlaka kullanılmalı ve asla yüzmeden vazgeçilmemeli" dedi.

0 yorum: