9 Şubat 2008 Cumartesi

Anti-selülit kapsülleri kafa karıştırdı

Bir süre önce önce ülkemizde satışa sunulan anti-selülit kapsüllerinin etkisini göstermesi için gereken iki aylık süreyi tamamlamış birini bulmak çok güç. Kimi ekonomik sebeplerden, kimi etkisini görmediği, kimi de bulamadığı için tedaviyi yarıda bırakmış.

Selülit, asırlardır kadınların başlıca dertlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu rahatsızlıktan kurtulmak için bazı uzmanlar “mezoterapi”yi, bazıları “liposuction”ı tavsiye ederken, çeşitli güzellik ve sağlık merkezlerinde alternatif tedavi yöntemleri uygulanıyor. Kozmetik sektörü de bu “sorun” karşısında tüm imkanlarını seferber etmiş durumda. Üretilen özel jeller, ampüller, kremler “incelmemizi” sağlıyor.

Bu yöntemlere, bir de anti-selülit kapsüller eklendi. Büyük bir reklam kampanyasıyla ülkemizde satışa sunulan Cellulase, kadınlar tarafından yoğun ilgi gördü, hatta kapışıldı. Firma yetkililerinin, “ilaç” ya da “hap” demekten kaçındıkları, “kapsül” olarak tabir ettikleri Cellulase’nin, iki ay süresince, günde iki defa alınması halinde, selülit sorununu büyük ölçüde çözdüğü iddia ediliyordu.

Geçen süre içinde, kadınların bu “mucize kapsül”den memnun kalıp kalmadıklarını bir araştıralım dedik. Ortaya çıkan sonuç şu: Kadınlar bu kapsüllere büyük ilgi göstermiş durumda. Ancak etkisini görmek için gereken 2 aylık süreyi tamamlamış birilerini bulmak hayli güç. Kimisi pahalı geldiği için, kimisi “etkisini görmüyorum” diyerek, büyük bir çoğunluk da bulmakta zorluk çektiği için tedaviyi yarıda bırakmış.

Cellulase’nin yetkilisi de, ürünün etkisini göstermesi için tam 8 haftayı doldurmak gerektiğini ancak bünyeye göre bu sürenin değişebileceğini söylüyor. “Herkesin tam anlamıyla aynı etkiyi alması mümkün değil,” diyen Bilen, düzenli ve istikrarlı kullanımın şart olduğunun altını çiziyor.

“Bu hokkabazlık!” Osman Oymak (Plastik Cerrah):
Ben bunu şüpheyle ve hafif de sırıtarak karşılıyorum. Binlerce insan bu işe kafa yorarken, ameliyatlar yapılıp dururken, bir ilaç çıkıyor ve selüliti giderdiği söyleniyor. O zaman dünyaca ünlü dernekler, ‘beyler, bırakın selülit tedavisini, bu işin ilacı çıktı’ derlerdi. Bana çok akıllıca gelmiyor. Parlak iksirlerden biri diye düşünüyorum. Gerçekten akıllıca bir şey olsa bize bununla ilgili açıklama gelirdi. Başka bir hokkabazlık bu. Ortaya bir rapor sunup; ‘şu kadar hasta üzerinde, şu kadar süreyle denendi, şöyle etkili oldu’ deseler, biz de hak vereceğiz.

“Çok memnunum” Ayşe Bilge Aslan (Ev hanımı,42):
Son iki yıldır, özellikle bacaklarım çok korkunç bir hal almıştı. Bu kapsüllerin ilanını görünce, biraz da tembel olduğum için tam bana göre olduğunu düşündüm. İçeriğinde doğal ürünlerin olması da güven verdi. Ve kullanmaya başladım. Sonuçtan çok memnunum. En azından o korkunç görüntü gitti. Tek kötü yanı, çok zor bulunması. İlk kutuyu bitirdiğimde aramadığım eczane kalmadı. Çevremden kimse bulamıyor. Bu yüzden bırakanlar oldu.

“Sıkıldım, bıraktım” Banu Eymirli (Reklam Müdürü, 27):
Ben ikinci kutunun son 4 tanesini yutma gereği bile duymadan, bıraktım. 2 kutuda hiçbir geri dönüş almayınca, param boşa gidecek diye düşündüm. Herhangi bir olumsuz etkisi olmadı ama bir yararını da göremedim. İlk kutudan sonra, ikinci kutuya ancak 20 gün sonra başlayabildim. Çünkü bulmak mümkün değildi. Yararını görmememde belki bunun da etkisi vardır. Ben bunun tamamen beslenme ve genlerle ilgili olduğunu düşünüyorum. En iyisi, liposuction yaptırmak!

0 yorum: