tavsiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavsiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

Şok diyet, kilo verdiren en iyi diyetler

Şok diyet

1. gün
Sabah : 1 yumurta, 25 gr. kepek ekmek, 125 gr. çilekli yoğurt
Öğle : 1 sosis veya 30 gr. dil füme veya 30 gr. dana jambon, 25 gr. kepek ekmeği, 100 gr. elma salata
Akşam : 300 gr. karnabahar yemeği, 40 gr. kepek ekmek, havuç salatası

2. gün
Sabah : 50 gr. kepek ekmek, 30 gr. beyaz peynir ( tost ), 200 gr. yağsız yoğurt
Öğle : 400 gr. ekstra light yoğurt, 50 gr. kepek ekmek, 1 tabak salata
Akşam : Tavuk eti ( serbest, derisiz ), 25 gr. kepek ekmek, bol salata

3. gün
Sabah : 40 gr. kepek ekmek, 200 gr. portakal suyu, domates, salatalık
Öğle : 400 gr. meyve ( muz hariç ), 25 gr. kepek ekmek, bol salata
Akşam : 2 adet sucuklu tost, bol salata

Hızlı kilo vermek için acil kilo verme diyeti

Acil Kilo Vermek için

Kisa sürede oldukça kilo verdiren diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kisa sürede kilo verdirmesini sakincali bulsa da Amerikan Kalp Vakfi acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarina bu diyeti öneriyor.
Ancak 35 yas üstü kisilerin ve saglik problemi olanlarin Amerikan Kalp Vakfi nin diyeti yapmamalari gerektigi bastan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceginiz bu diyeti üçüncü günün sonuda birakmali ve tekrar etmek istiyorsaniz en az bir hafta ara vermelisiniz.

1. Gün

Kahvalti
Yarim greyfurt
1 dilim tost ekmegi
2 çorba kasigi fistik ezmesi
Sekersiz çay / kahve
Ögle
Yarim porsiyon ton baligi
1 dilim tost ekmegi
Sekersiz kahve/çay/soda
Aksam
2 dilim et
1 tabak yesil fasülye
1 küçük elma
1 tabak vanilyali dondurma (3 top)

2. Gün

Kahvalti
1 yumurta
Yarim muz
1 dilim tost ekmegi
Sekersiz çay/kahve
Ögle
1 tabak lor peyniri
3 tuzlu kraker
Aksam
2 sosis
1 tabak brokoli veya karnibahar
Yarim tabak havuç
Yarim muz
Yarim tabak vanilyali dondurma (2 top)

3. Gün

Kahvalti
5 tuzlu kraker
1 dilim cheddar peynir
1 küçük elma
Sekersiz kahve/çay
Ögle
1 kati yumurta
1 dilim tost ekmegi
Aksam
1 tabak ton baligi
1 tabak karnibahar
Yarim kavun
Yarim tabak vanilyali dondurma (2 top)

6 ÖGÜNLE ZAYIFLAYIN

Ünlüleri zayiflatmasiyla taninan Haluk Saçakli, hazirladigi diyet programlari ve beslenme düzenleme teknikleriyle son günlerde adindan en sik bahsedilen obezite uzmani. Haluk Saçakli davranis düzenleme tekniklerini Vitrin okuyuculari için söyle özetledi: “Dayanamadiniz ve atistirmaya basladiniz. Hemen kalbinizin sesini dinleyin. Kalbiniz eger atistirma sonrasi kendinizi daha kötü hissedeceginize dair uyarilar veriyorsa hemen soluklanin ve ortamdan uzaklasin.Lokmalar arasinda çatalinizi birakmaniz, yemek sirasinda durup söyle rahatça
sirtinizi sandalyeye dayamaniz olumsuz duygularin uzaklasmasini saglayabilir. Yemege karsi olusan bir anlik duygusal bosluk ortadan kalktiginda kontrolün yiyecekte degil kendi ellerinizde oldugu anlayacaksiniz.

Acikmadan yemege baslamak büyük hatadir. Zira yemegi kesmek daha zor olacaktir. Yemek yemenizin fiziksel açliktan olduguna karar verdiginizde acele etmeden, neyi ve neden yemek istediginizi düsünerek hareket edin.Açlik ve istahi iyi ayirt etmek gerekir. Bu ikiliyi çok iyi kontrol etmek gerekir. Açlik var olma mücadelesinin tehlikeli bir sinyalidir. Istah ise haz gereksiniminin göstergesidir.Tüm bu duygulari frenlemek için her seyden önce güçlü olmak zorundayiz. Güçlü olmanin ilk yolu ‘hayir’ demesini bilmekten geçiyor.”

Örnek diyet programi

Uyaninca

. 1 bardak oda sicakliginda su

Kahvalti

. 1 porsiyon mevsim meyvesi
. Sekersiz limonlu açik çay
. 1 ince dilim kepek ekmegi
. 1 kibrit kutusu büyüklügünde yagsiz beyaz peynir
. 4 adet yesil ya da siyah zeytin
. 1 porsiyon domates - salatalik - yesil biber

Kusluk

. 1 porsiyon mevsim meyvesi
. 2 adet grisini lSekersiz bitkisel çay

Ögle

. 2 adet köfte büyüklügünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yesil salata (1 tatli kasigi zeytinyagi ilave edin)
. 2 ince dilim kepek ekmegi
. 1 su bardagi diyet yogurt

Ikindi

. 1 porsiyon mevsim meyvesi
. 1/4 sokak simidi
. 1 kibrit kutusu büyüklügünde yagsiz beyaz peynir
. Sekersiz limonlu açik çay

Aksam

. 1 tatli kasigi zeytinyagi ile hazirlanmis 1 porsiyon 4 yemek kasigi mevsim sebzesi veya sinirsiz mevsim salatasi
. 1 tatli kasigi zeytinyagi ile hazirlanmis 1.5 su bardagi kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kasigi kuru baklagil
. 1 su bardagi diyet yogurt

Gece
. 1 porsiyon mevsim meyvesi

Yatarken

. 1 bardak oda sicakliginda su

Kadınlarda menapoz belirtileri

Menopoz kelime anlamı olarak kadının adetten kesilmesi ve doğurganlığının sona ermesidir. Perimenopoz, menopozun olacağına dair belirtilerin başlamasından adet kesilmesine kadar geçen zamandır. Menopoz belirtileri nelerdir? Kaç yaşında görülür? Menopoz belirtileri, ateş basması (boyundan aşağı sıcak su dökülmesi hissi olarak tariflenir), terleme, göğüslerde küçülme, vaginal salgıların azalmasına bağlı zor ve ağrılı cinsel ilişkidir. Menopozun başlama yaşı ortalama 48-52\’dir. Türkiye ortalaması 52 yaştır. Menopozun fiziksel ve psikolojik boyutu nedir? Menopozun yol açabileceği osteoporozun (kemik erimesi) etkisiyle kemik ağrıması ve kişinin kemiklerinde küçülme, incelme görülür. Menopozun psikolojik boyutu da çok önemlidir. Hasta doğurganlığını kaybettiğini ve bu sebeple eşinin kendisini artık istemeyeceğini düşünebilir. O yüzden menopoza giren her kadın eşiyle birlikte bir psikolog tarafından takip edilmelidir.

Menopozun yol açacağı hastalıklar nelerdir?

Menopoz osteoporoza (kemik erimesi), kalp damar hastalıklarına (damar sertliği, kalp krizi) bunun yanında rahatsız edici gece terlemeleri ve sıcak basmasına yol açar.

Osteoporoz nedir? Osteoporoz belirtileri nelerdir?

Osteoporoz kelime anlamıyla kemik erimesi demektir. Kişinin kemik yapısı değişmeden sabit kalır. Ancak kemik yoğunluğu azalır ve bu yüzden kırılganlığı artar. Osteoporozun başlıca ve ilk belirtisi kemik ağrılarıdır. Osteoporozda kemik, ufak travmalarla (darbelerle) kırılabilir hale gelir. Yani hasta yolda yürürken düşer ve kalçasında o günden sonra şiddetli ağrı hisseder. Ancak film çektirdiğinde kalça kemiğinin kırılmış olduğu fark edilir.

Osteoporoz her kadında görülür mü?

Osteoporoz normalde kadın-erkek ileri yaştaki herkeste görülebilir. Amerika\’da kadınlarda osteoporoz görülme oranı yüzde 35\’tir. Menopozun yol açtığı hastalıklardan biri de kemik erimesi olan osteoporozdur. Ancak osteoporoz, menopozun yanı sıra bazı kemik hastalığı ve metabolik bozuklukları olanlarda erken yaşlarda görülebilir.

Menopoz ve osteoporozun tedavisi var mıdır?

Menopoz tedavisinde amaç vücutta üretilemeyen östrojeni yerine koymaktır. Böylece kemik yıkımı ve kalp damar hastalıkları engellenir. \”Tip 1\” denilen menopoz tarafından tetiklenen osteoporozda (yaşlılık osteoporozu) uygulanabilen tedavi seçenekleri hormon tedavisi (östrojen), kalsitonin (kemik yıkımını engelleyen diğer bir hormon), bifosfanadlar, sodyum florid, vitamin D gibi ilaçlardır. Hormon tedavisi tablet, enjeksiyon ve krem şeklinde kullanılabilir. Krem formları daha çok cinsel ilişkinin kolaylaştırılması amacıyla vaginal kullanılır.

Hormon tedavisi herkese uygulanabilir mi? Kimlere uygulanamaz?

Hormon tedavisi engeli olmayan ve tedaviyi isteyen her kadına uygulanabilir. Hormon tedavisi karaciğer rahatsızlığı olanlara, meme kanseri veya rahim kanseri tanısı almış olanlara, meme veya rahim görüntüleme çalışmalarında kanser olabileceğinden şüphe edilenlere uygulanamaz.

Yan etkileri var mıdır? Hormon tedavisinin göğüs kanseri riskini artırdığı doğru mu?

Sadece östrojen kullanımı meme ve rahim dokusunu stimule ederek kanser oluşumunu tetikler. Bunun yanında pıhtılaşma bozukluklarına, vaginal kanamalara ve tromboemboliye (pıhtı artması) yol açabilir. Bunun için progesterone denen diğer bir hormonla ombinasyonları kullanılır. Bu kombinasyonun yan etkilerinin daha az olduğu ve kanser riskini azalttığı söylenmektedir.

Menopoz cinsel yaşamı etkiler mi?

Vaginal salgıların azalmasına bağlı olarak zor ve ağrılı cinsel birleşmeler görülür. Ancak vaginal preparatlar ve kremler sayesinde cinsel ilişki kolaylaştırılmaktadır. Dolayısıyla menopoza girmiş bir kişinin cinsel yaşamı sürebilir.

Menopoza giren kişinin hormon tedavisi uygulamasa bile kilo aldığı doğru mudur?

Menopozun, kişinin kilo almasına direkt bir etkisi yoktur. Menopoza girme yaşı gözönüne alınırsa kişininin yaşının ilerlemesiyle birlikte fiziksel aktivitesinin azalması ve metabolizmasının yavaşlaması nedeniyle kilo artışı söz konusudur. Ancak alınan bu kilo doğrudan menopozla ilgili değildir. Hormon tedavisi uygulanan hastalarsa diğer hormon tedavilerinde olduğu gibi kilo almaktadır.

Menopoz tedavisinde en son uygulanan teknikler nelerdir?

Menopoz tedavisinde yeni geliştirilen ilaçlar vardır. Bunlara tıpta selektif östrojen reseptör modulatörü denilmektedir. Kullanımı henüz yaygınlaşmamasına rağmen şu anda en ideal tedavi yöntemidir. Bunlar tamoksifen ve raloksifendir. Raloksifen kemik kaybını, kalp damar hastalıklarını engellemekte ayrıca meme ve rahim kanserine yol açmamaktadır. Ancak her ilaç gibi bunun da yan etkileri vardır. Sıcak basması, kramplar ve çok nadir de olsa bazı hastalarda ani ölüme yol açabilen derin ven trombozu görülebilmektedir.

Adet kanaması, adet düzensizliği

Uzun süren adet kanamalarına dikkat
Kadın hastalıklarının önemli belirtiler gösterebileceği, bu belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiği belirtildi.

Adet kanamasının normalden uzun sürmesi durumunda, kanamanın bitmesi beklenmeden hekime başvurulması gerektiği vurgulandı.

Kemer’de düzenlenen Türk-Alman Jinekoloji Derneği Kongresi’ne katılan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihat Ünlü, kadın hastalıklarının önemli belirtiler gösterebileceğini, bu belirtilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini bildirdi. Adet kanamasının normalden uzun sürmesi durumunda, kanamanın bitmesi beklenmeden hekime başvurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ünlü, şöyle konuştu:
“(Kanama dursun öyle gideyim) düşüncesi yanlıştır. Bu kadının hiçdüşünmediği bir gebelik, dış gebelik, acil müdahale gerektiren bir durum olabilir. Kanamaya eşlik eden ağrı, akıntı, ateş, genital bölgede şişlik gibi durumlar varsa, bunlar ciddi bir rahatsızlığın belirtisi olabilir.”

KONTROLÜNÜZÜ YAPIN
Kadınların, vajinal bölgede kendi kendilerine kontrol yapabileceklerini belirten Prof. Dr. Ünlü, vajinal bölgede siğil veya şişlik olup olmadığının kontrol edilebileceğini, akıntı ve adet kanamasının takip edilerek anormal durumların belirlenebileceğini kaydetti.

ENFEKSİYONLARA DİKKAT!
Yaz aylarında yaşanabilecek enfeksiyonlara da dikkat çeken Prof. Dr. Ünlü, “Özellikle ıslak mayoyla oturmak bu tip enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Islak mayo, vajen içindeki ısıyı düşürecek, dolayısıyla vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan ph değişerek riskin ortaya çıkmasına neden olabilecektir” diye konuştu.

Vajina sağlığı, vajina hastalıkları

Vajina sağlığı, vajina hastalıkları, vajina tedavisi..

frengi
Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir. Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.

rahim egzaması
Rahimden gelen cerahatli akıntının neden olduğu bir çeşit egzamadır. Rahimde veya vajina çevresinde kızarma ve şişlikler görülür. Bu şişlikler bir süre sonra su toplayıp, kabuklanır. Kaşıntı, zonklama ve yanma hissedilir.

rahim iltihabı
Rahimim iç yüzünün iltihaplanmasına tıp dilinde endometri denir. Nedeni, belsoğukluğu, doğumdan ve çocuk düşürdükten sonra rahimde parça kalması veya rahim düşüklüğüdür. Hastanın karın bölgesi hassastır, vajinadan cerahatli ve sümüğe benzer akıntı gelir. Aybaşı kanamaları fazla olur. Bacaklarda ve leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır. Bu ağrılar dinlenmekle geçer. Doktora başvurmak gerekir.

rahim kanseri
Çoğunlukla rahim boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran kadınlarda daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus kanseri denir. vajinadan kan veya fena kokulu akıntı gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

rahim sarkması
Bazı kadınların vajina veya rahimleri bacaklarının arasına doğru sarkar. Bu durum, yaşlı kadınlarda görüldüğü gibi gençlerde de görülebilir. Nedenleri, müzmin öksürük, ıkınma, ağır şeyler kaldırma, aşırı yorgunluk, rahim ur veya polipleri, doğum sırasında destekleyici kas ve bağların zayıflamış olması veya aileden gelen eğilimdir.

vajinit
vajina iltihabı.

Kadınlarda en sık görülen cinsel sorunlar

Kadınlarda En Sık Görülen Cinsel Sorunlar!

Kadınlar cinsellik konularında en az erkekler kadar isteklidir. Toplumsal baskılar ve yaşam koşulları kadınların kendilerini ifade etmelerini güçleştirir.

İlk gece korkusu
Evli olarak veya olmadan ilk gece hem kadın hem erkek için zordur. Aslında ilk gece korkusunun altta yatan nedeni toplum kaynaklı baskı ve tabulardır. Kadınlar cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğu, sadece çocuk sahibi olmak için yapılması gereken bir iş olduğu biçiminde eğitim alırken,erkekler yüksek cinsel gücün çok önemli olduğu gibi önyargılara sahiptir. Yaşamı boyunca cinsel ilişkiden korkutulan kızlar, evli olsalar bile bu tabuyu yenemeyebilir. Bu kısıtlamalar içinde yapılan bir cinsel temas sırasında çiftler açısından beklenen sonuçlar elde edilmez. Zaman içinde cinsel ilişki devam ettikçe korkular ve önyargılar yenilir. Genelde toplumumuzda yeni evli çiftlerde sorun ancak böyle zaman içinde çözülür fakat bu zaman almakta veya ruhsal bozukluklara neden olabilir.

Kızlık zarı
Vajen başlangıcında bulunan ve bir deri katlantısı biçiminde görülen kızlık zarı (himen) ilk cinsel ilişkide yırtılarak az yada çok kanamaya neden olabilir. Tahmin edilenin tersine kızlık zarı bir perde gibi değil vajen girişinde deriden oluşan bir halka gibidir. Bu deriden oluşan yapının durumu daha önce cinsel ilişki olmadığını gösterebileceği için toplumda önemli bir tabu. Kızlık zarı cinsel ilişki sırasında bazen yapısı değişik olduğu için yırtılmayabilir veya kanamayabilir. Hızlı ve sert biçimde yapılan cinsel ilişki, kızlık zarı yırtılması yanında vajende de ciddi yırtıklara neden olabilir. Bu yırtıklar onarılmazsa kan kaybı ve yapısal bozukluklara neden olabilir. Cinsel ilişki sonrası kadınlarda görülen normal olmayan kanamalar için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Ağrılı cinsel ilişki
Özellikle kadınlar için ağrılı cinsel ilişki sık rastlanılan bir yakınma. Bu yakınma başka önemli sorunların belirtisi olabileceği için önemli. Ağrılı cinsel ilişki bir hastalık nedeniyle veya psikolojik kökenli olabilir. Kadınlık organlarının iltihap hastalıkları, yumurtalık kistleri, endometriosis gibi bazı hastalıkları cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Ayrıca cinsel ilişki sırasındaki korkular da vajenin kasılmasıyla (vajinismus) ağrıya neden olabilir. İlk yapılacak şey bir sağlık kuruluşuna başvurarak bir hastalık olup olmadığının araştırılması gerekir.

Cinsel isteksizlik
Kadının cinsel ilişki sırasında heyecanlanmaması durumuna oldukça sık rastlanır. Bu durum ön sevişme sırasında vajende salgıların artmaması ile belli olabilir. Cinsel isteksizlik sonradan oluşabileceği gibi yaşam boyu devamlı da olabilir. Sonradan olan cinsel isteksizlik durumlarında kadında genellikle sadece belli bir erkeğe ait duyarsızlık olur. Yani arkadaş değiştirildiğinde bu durum düzelir. Ayrıca cinsel organları etkileyen iltihap gibi bazı hastalıklar durumunda, doğum kontrol hapı, depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, sakinleştiriciler ve cinsel organlarla ilgili ameliyatlar kadınlarda cinsel isteği azaltabilir.
Cinsel isteksizlik yaşam boyu sürmüşse bu durumda kadında cinsel konularda bilgisizlik beklenebilir. Bu kadınlar cinsel organların yapısı, cinsel ilişki biçimleri gibi gibi konularda fazla bilgi sahibi değillerdir. Cinsel uyarılma durumlarında olan değişiklikler bu kadınlarda korkutucu veya iğrenç olarak görülürler. Cinsel ilişki evli çiftler için bile kötü bir şey, zevk için yapmaktan çok çocuk sahibi olma gibi bir amaca yönelik yapılan bir iş olarak kabul edilebilmektedir. Birliktelik süresi uzadıkça çiftler açısından cinsel ilişki heyecanı azalabilmektedir. Fakat kadınlar yaşam boyu cinsellikten zevk alabilir ve orgazm olabilir. Genellikle 60 yaşından sonra cinsel davranışların azalmasının nedeni ruhsal değişikliklerden çok vajende kuruluk olması gibi değişiklerdir. Bu durumun düzeltilmesi cinsel isteksizliğe neden olan durumun ortadan kaldırılması ile yapılabilir. Örneğin cinsellik konusunda kadınlara yeterli bilgi verilmeli, varsa hastalıkları tedavi edilmelidir.

Nedir bu Vajinismus?
Bu durum vajen etrafındaki kasların istemsiz olarak kasılarak cinsel ilişki sırasında penisin vajen içine girmesini engellemesi olarak tanımlanıyor. Cinsel ilişki sırasında kadın bacaklarını kapatır, bütün gücüyle cinsel ilişkiyi engellemeye çalışır. Vajinismus genellikle öğrenilmiş bir davranıştır, yani bir istenmeyen evlilik, ağrılı cinsel ilişki, gebelik korkusu gibi durumlarda oluşur. Bazen çocukluk çağında olmuş cinsellikle ilgili kötü bir olay da vajinismusa neden olabilir.

Orgazm sorunu için ne yapılmalı?
Yeterli cinsel uyarılma ve hatta cinsel ilişki olduğu halde orgazm olamama durumudur. Genellikle cinsel isteksizlikle beraber görülür. Bunun nedenleri yukarıda cinsel isteksizlik bölümünde anlattığımız gibi olabilir. Cinsel ilişki kadında en fazla uyarımın olmasından önce sonlanabilir. Kadın veya erkek cinsel uyarılma için ne yapılması gerektiğini bilmiyor olabilir. Bazı kadınlar da aşırı zevk almaktan korkması, veya kontrolü kaybetme düşüncesi ile cinsel ilşkiyi yarıda kesebilirler. Depresyon veya depresyon ilaçları kullanımı da orgazmı önleyebilir. Orgazm olabilmesi için öncelikli olarak cinsel isteksizlikte olduğu gibi hastalıkların tedavisi gereklidir. Bunun yanında heriki partnerin basamaklı olarak yaptığı cinsel eksersizler (Masters ve Johnson yöntemi) ile vajen etrafındaki kasların eksersizleri (Kegel yöntemi) yapılması ile başarılı sonuçlar alınıyor.

Saç bakımı saç kurutma

Sıcak Yağ Tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.

Hintyağı Tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

Zeytinyağı ve Bal Tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

Protein Tedavisi

Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

Kakao Yağı Tedavisi

Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

Mayonez Tedavisi

Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.







Makyaj yapma teknikleri

Beyaz ten: Solgun bir ten boyanırken titizlikle davranılmalıdır. Beyaz tenlilerin makyajında öncelikle cilde ince bir tabaka kremimsi fildişi tonunda fondötenden sürülmelidir. Yanaklar ve dudaklar için ise pembe ya da kehribarımsı bir allık, pastel renkte dudak boyası kullanılmalıdır.

Buğday ten: Çoğu zaman bu cilt rengine doğulularda rastlanır. Buğday rengi bir tene uygulanacak makyajın temel rengi sarımtırak bej tonlarında olmalıdır. Yanaklara ve dudaklara şeftali ya da gül renkleri son derece uygundur.

Bal Rengi ten: Orta tondaki bu cilde birçok renk sürülebilir. Bejimsi, altınımsı ve turuncumsu renkler bu cilt tipinde rahatlıkla kullanılabilir. Fondötenin tonu, yanaklara ve dudaklara sürülecek mercan, gül kırmızısı, parlak ya da sarımtırak pembelerle kombine edilebilir.

Hafif esmer ten: Bu cilt renginde fondöten sarımsı tonlarda olmalı ama bunun içinde hafif bir pembelik de bulunmalıdır. Yanaklara ve dudaklara sıcak mercan, koyu pembe ve sarımsı kırmızı renkler sürülebilir.

Esmer ten: Cildin rengi ne kadar koyu olursa, fondöten kullanma gereği de o kadar azalır. Çoğu zaman bir jölenin parlaklığı yeterli olur. Koyu renk ciltlerde kahverengi veya toprak tonunda fondöten her zaman mükemmel sonuçlar verir. Allık ve dudak boyası kehribar, tarçın veya üzüm renklerinde olmalıdır.

Koyu esmer ten: Jöleler böyle bir tene parlaklık verir. Tunçlaştırıcı çubuk boyalar da bu ciltlere uygundur. Yanaklar kehribar ya da mor erik tonlarıyla parlatılabilir. Aynı şeyi dudaklar için de söyleyebiliriz. Ayrıca, parlak bir pembe de yakışabilir.

Göğüs küçültme operasyonu

Boyun ve omuzlarda ağırlıktan dolayı ağrıya sebep olan büyük ve ağır memeler, bazen bel ve baş ağrılarına, vücudun normal duruşunu bozarak kamburlaşmaya ve çirkin görünüme yol açabiliyor. Ayrıca büyük memeli kadınların giydiği sütyenleri omuz derisinde derin izler bırakabiliyor. Tüm bunların yanı sıra iri göğüslü kadınların psikolojik sorunları da mevcut. Ne giysem bana yakışmıyor diyerek göğüslerini takıntı yapan kadınlar, göğüslerinin aşırı büyük olmasından dolayı kendilerine farklı bir gözle bakılmasından da şikayetçiler.

Sokakta, plajda ya da bir davette iri göğüslü kadınları göz hapsine alan erkeklere siz de rastlamışsınızdır. Siz de göğüslerinizden şikayetçiyseniz ve bunu psikolojik bir sorun haline getirdiyseniz, kendinizi tıbbın mucizesine bırakabilirsiniz. Yapılan meme küçülte ameliyatları sayesinde artık kadınlar istedikleri bedene kavuşuyor. Böylelikle hem komplekslerinden, hem iri göğüsleri nedeniyle çektikleri fiziksel sıkıntılardan, hem de istediklerini giyememe zahmetinden kurtuluyorlar. İşte size meme küçültme ameliyatlarıyla ilgili tüm soruların yanıtları…

Estetik ameliyat nasıl yapılır?

Meme küçültme ameliyatı, fazla meme dokusunun, yağın çıkarılıp yeniden şekillendirilmesidir. Memenin büyüklüğüne göre yapılacak ameliyat tekniği de değişir. Önemli olan mümkün olduğu kadar az iz bırakmaktır. En çok kullanılan teknik meme altında tek düz çizgi ya da L şeklinde iz bırakan yöntemlerdir.

Ameliyat süresi ve hastanede kalış süresi nedir? Ağrı sorunu olur mu?

Ameliyat genel anestezi ile ortalama 3 saat kadar sürer. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Şaşırtıcı ama ağrı az ya da yoktur. Ayağa kalkıldığında, ilk günlerde bir miktar rahatsızlık duyulabilir ama birkaç gün içinde bu şikayetler ortadan kalkar. Her ameliyatta olduğu gibi meme küçültme ameliyatlarından sonra da ilk hafta biraz halsizlik olabilir. Fakat bu olağan bir süreçtir.

Sonuç ne zaman alınır?

Ödem ve şişlikler ilk bir ayda hızla azalır. Sonraki altı ayda meme dokusu giderek yumuşar ve izler normal renge kavuşur. Bu arada memenin görünümünde devamlı değişmeler olacaktır. Ayrıca yerçekimi, kilo alma ya da doğum kontrol hapları gibi etkenlerle değişimlerin olması kaçınılmazdır.

Çok iz kalır mı?

Açık tenli olanlar iz kalmaması açısından daha şanslıdır. Ancak izler yine de derinin yapısal özelliklerine göre değişim gösterir. Hastalar genelde iz yüzünden şikayetçi olmaktadır. Kullanılan L teknik ve düz tek çizgi şeklindeki izler meme altında gizli kaldığından, ters T tekniğinin kullanıldığı ameliyata tercih edilir. Bir sene sonra izler fark edilmeyecek hale de gelebilir.

Ameliyattan hemen sonra işe gidilebilir mi?

Ameliyatın ardından işe başlama, yapılan işin türüne göre değişir. Ofis içi çalışanlar 3-4 gün sonra işe başlayabilir. Normal aktivite için 3 hafta kadar süre gerekir. Spor ve yüzme gibi aktiviteler için 6 hafta beklenilmelidir.

Bebek emzirmek mümkün müdür?

Yapılacak meme küçültme tekniğine göre değişir. Çok büyük memelerde büyük miktarda meme dokusu çıkarılacağından bu mümkün olmayabilir. Bir kısım meme bezi sağlam bırakılırsa emzirme az da olsa mümkündür.

Burun estetiği

Yüzün en dikkat çeken noktalarından biri olan burnun büyük, kemerli ya da deforme olması çoğu kez kişide psikolojik sıkıntı yaratır. Burun şekli ırksal ve yöresel özellikler gösterir. Aşırı büyük ve kemerli bir burnun dışında burun şeklinin çirkin olduğunu söyleyebilmek genelde zordur. Zaman ve moda, toplumun genel estetik düşünceleri de güzel burun anlayışında etkilidir.

Estetik cerrahlar için güzel burun, yüz oranlarına uyumlu olması gerektiği gibi; kişinin sosyal ve kişisel özelliklerine de uyumlu olmalıdır. Burun ameliyatlarında başarı oranı nedir? İdeal burun ameliyatı için kişinin deri yapısı önemlidir. İnce derili ve çok büyük olmayan burunlarda alınan sonuçlar, kalın, yağlı derili ve çok büyük burunlara göre daha başarılıdır. Nefes alma problemi olanlarda deviasyon ameliyatı muhakkak estetik burun ameliyatı ile aynı seansta yapılır. Burun estetiği ameliyatları en erken 15 yaşında yapılabilir.

Burun ameliyatlarında hangi teknikler kullanılır?

Her buruna aynı cerrahi teknikle işlem yapılmaz. Birden fazla burun ameliyatı tekniği vardır. Çok eğri ya da daha önce burun operasyonu geçirmiş sorunlu burunlarda açık rhinoplasty tekniği uygulanır. Daha basit burunlarda diğer klasik yöntemlerden biri seçilebilir. Burun estetiklerinde kullanılan bazı yeni teknikler vardır. Burun ameliyatlarında; küçültme, eğrilikleri ve burun ucu şeklini düzeltme, daha önce yapılıp çökme olmuş burunlarda kemik ve kıkırdak grefti ile yükseltme gibi uygulamalar yapılır.

Burun ameliyatlarından sonra hasta kaç günde toparlanır?

Burun ameliyatları genel veya lokal anestezi ile yapılabilir. Hasta o gece veya ertesi gün evine gider. Burun tamponları ertesi gün alınır. Alçı uygulaması yapılmaz, özel bir burun splinti bir hafta kadar tutulur. Göz çevresinde şişme ve morluklar olabilir. Bu şişlikler 3-4 gün içerisinde geriler. Morluk olmuşsa bir hafta - on gün içerisinde kaybolur. Burun ameliyatında ameliyat sonrası ağrı olmaz, dikiş alınmaz.

Ameliyat izleri ne zaman ortadan kalkar?

Burunda gözle görünen ödemler bir ay içerisinde geriler. Diğer hafif ödemler 3-6 ay kadar devam eder ve kaybolur. Burun gerçek şeklini ortalama 6 ay içerisinde alır. Bazı durumlarda rhinoplasty ameliyatı sonrası ufak tefek sorunlar için lokal anestezi ile revizyonlar yapılabilir.

Ayak kokusu, nedenleri

yak kokusu pek çok nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Balevi,”Bu rahatsızlığın bir nedeni de troid ve ter bezlerinin hızlı çalışmasıdır. Aynı durum şeker hastaları için de geçerlidir” dedi.

İyi kurulayın
Ayak kokusu ayrıca en çok kurulanmayan ayaklarda görülür. Vücuttaki kronik rahatsızlık dışında, ayak terlemesine bağlı olarak ortaya çıkan kokunun en önemli nedenlerinden biri deri yerine, sahte deri kullanılarak üretilen kalitesiz ayakkabılardır.

Sentetik olmasın
Normal bir deri gözenekleri sayesinde ayakkabı içindeki hava sirkülasyonunu sağlarken, bir çeşit plastik olan sentetik deriler ise havanın çıkmasına olanak tanımayarak bakteri üretimini hızlandırmaktadır.

Ayak sağlığı, ayak terlemesi

Ayaklarınızın hayatınız boyunca büyüyüp değişmeyi sürdürdüğünü biliyor muydunuz? Kilo almak, vermek ve normal yaşlanma ayağın şeklini değiştiriyor. Sağlıklı ayaklar vücudunuzun sağlığı için de çok önemli. Ayaklarınıza günlük bakım uygulayarak ve ayağınıza tam uyan rahat ayakkabılar giyerek sağlıklı adımlar atın.

Özelikle şeker hastalarının ayak sağlığına özen göstermesi br zorunluluktur. Çünkü şeker hastaları ve dolaşım sistemi yavaş çalışanlar ayak sorunları konusunda daha fazla risk taşırlar. Nasır, su toplama çok çabuk ciddi sorunlara dönüşebilir. Ayaklara gereken ilgiyi gösterin Ayaklarınızı iyice inceleyin. Her parmağı, topukları, ayaklarınızın başını sonunu inceleyin. Eğer ayağınızın altını göremiyorsanız ayna kullanın. Herhangi bir mantar, su toplaması ya da nasır olup olmamasına dikkat edin.

Ayak sorunlarının çoğu uygunsuz ayakkabı giymekten doğar. Bu yüzden ayağınıza uygun ayakkabıları tercih edin.
Duş alırken ayaklar genellikle unutulur. Her yıkandığınızda ya da duş aldığınızda ayaklarınızı fırçalayın.
Tırnaklarınızın kare biçiminde kesilmiş olmalarına dikkat edin. Tırnaklarınızı fazla kısa kesmeyin, aksi takdirde batık olabilir.
Nemlendirici bir kremle ayaklarınıza masaj yapın.

Nasırlar

Nasır denilen kuru, sert ve kalın deri tabakası genellikle küçük bir sorundur. Oluşumunun sebebi de sürtünme ve baskıdır. Uygun ayakkabı giyildiğinde ve bakım yapıldığında bu sorun kolayca çözülür. Başparmağa biraz yer bırakan yumuşak deri ya da bez ayakkabılar giyin.

Nasırlardan kurtulmanızın yolları ise çok basit:

Deriyi yumuşatmak için alın bir leğen, içini sıcak suyla doldurun, güzel kokulu bir de sabunla köpürtün ve 15 dakika boyunca ayaklarınızı bu suda tutun. Pomza taşı ya da ıslak yıkanma lifi ile nasırlı bölgeyi ovun. Bu uygulamaları düzenli hale getirirseniz derinin kalınlığını ve nasırını kolayca kaldırabilirsiniz. Cilt normale dönene kadar bunu sık sık tekrarlayın. Her yıkandığınızda ya da duş aldığınızda ayaklarınızı sabunlu bez ile güzelce ovun.

Batık

En sevdiğiniz ayakkabınızı giydiniz ve başparmağınızda batmaya benzer bir acı mı hissediyorsunuz?

Batık, tırnağın parmağın içerisine doğru uzamasıdır. Nedeni de çoğunlukla tırnakların fazla kısa kesilmesi ya da dar ayakkabıların giyilmesidir. Sözkonusu bölge enfeksiyon kapmışsa bir doktora görünün. Herhangi bir enfeksiyon söz konusu değilse tırnağın uzamasını bekleyin, uzadıktan sonra da düz olarak kesin. Tırnaklarınızı yuvarlak değil kare şeklinde keserseniz ve dar kesimli ayakkabılara pek rağbet etmezseniz parmağınızın maruz kalacağı hain baskıları engellemiş olursunuz. Parmaklarınızı ayakkabının içerisinde kımıldatacak rahatlıkta olursanız mutlu adımlar atabilirsiniz.

Bunyon

Bunyon, başparmağın iltihaplanıp şişerek ikinci parmağın üzerine çıkma halidir. Kemiğin fırladığı yere bunyon denir. Bunyonlar kalıtımsal olabilir. Genellikle kadınlarda erkeklerden daha çok görülür Yüksek topuklu dar ayakkabılarda parmakların zorlanması baş nedendir. Yürürken canınız yanıyor ya da sürekli olarak ayaklarınızda bir ağrı hissediyorsanız bir uzmana görünmelisiniz.

Anahtar: Uygun Ayakkabı

Bütün bunlar demek oluyor ki, biz kadınlar gözümüze hoş hatta seksi görünen o ince topuklu dar ayakkabı ve çizmeleri aralıksız giyince ayaklarımızın katilleri oluyoruz. O zaman birkaç noktayı gözden kaçırmamakta fayda var:

Yeni ayakkabı alırken her iki ayakkabıyı da giyip tur atın.
Ayakkabı satın almayı günün sonuna, ayaklarınızın yürümekten yorulup şiştiği zamana denk getirin.
En az şıklık kadar ayağınızın rahatını da önemseyin.

Ayak sağlığı, el ve ayak bakımı

Bakımlı Tırnakların Sırrı…

Bir bayanın elleri ne kadar güzel olursa olsun tırnaklarının şekilsiz ve kırık olması, bu güzelliği gölgeleyecektir. Bu nedenle ellerinizin bakımını yaparken tırnaklarınızı sakın ihmal etmeyin:

- Tırnaklarınızın sürekli olarak sararmasından şikayetçi iseniz; 1 adet limonu çok az suyla karıştırıp tırnaklarınızı birkaç
dakika bu limonlu suda bekletin, böylece sararmayı önlemiş olursunuz.
- Tırnaklarınızın kolay kırılmasını önlemek için en iyi yöntem, tırnak diplerine vazelinle masaj yapmaktır. Vazelin, kolayca
emilip cildi nemlendirir ve tırnakların güçlü olmasını sağlar.
- Tırnaklarınızın bakımlı görünmesini sağlamak için ise, sık aralıklarla manikür yapmalı, ayrıca bir parlatıcı veya ojeyle
tırnaklarınızın canlı ve bakımlı bir görünmesini sağlamalısınız.

Yumuşak ve Pürüzsüz Eller…

Kış aylarının yaklaştığı şu günlerde elleriniz çabuk kuruyor ve çatlıyorsa:

- Kuruyan elleriniz için doğal bir maske kullanarak ellerinizi nemlendirebilirsiniz.
Bunun için; bir haşlanmış patatesi ezip, içine biraz vazelin ve kuru papatya
çiçekleri katarak bir karışım hazırlayın. Bu karışımı elinize sürün. Sonra da elinizi
pamuklu bir mendile sararak yarım saat kadar bekleyin. Ellerinizin ne kadar
yumuşak ve pürüzsüz olduğuna inanamayacaksınız.
- Ayrıca sürekli olarak yanınızda bulunduracağınız koruyucu ve besleyici bir el kremide ellerinizi nemlendirmede
oldukça etkili olacaktır. El kremini gün içinde az az ama sık sürün. Bilekten baslayarak parmakların eklem yerlerine
kadar dairesel ve özenli hareketlerle masaj yaparak yedirin.

Ayak Rahatlığı Önemli…

Bütün kış kapalı ayakkabılar içerisinde sıkışıp kalan ayakalarınızın rahat bir nefes alması için:

- Ayaklarınızı sıcak bir ayak banyosu ile yumuşattıktan sonra, katı ve sert kıllı bir fırça ile fırçalayarak masaj yapın.
Topuklar ya da ayağınızın altı gibi daha sert bölgeleri ise ponza taşı ile keseleyin. Son adım olarak esanslı yağ ile
ovarak ferahlatın.
- Ayak tırnaklarınızı keserken; düzgün kesebilmek için mutlaka önce ıslatın ve çok fazla dipten kesmemeye dikkat
edin. Eğer tırnağınızı fazla derinden keserseniz, etinize gömülüp tırnak batmasına neden olabilir.

Burun kanaması, gebelikte ve çocuklarda

Burun kanaması

Burun kanaması, bedende herhangi bir aksaklık olduğunun bir işareti olabilir. Belki çok basit bir nedenden kaynaklanabilir, ama yüksek kan basıncı gibi önemli bir hastalığın belirtisi de olabilir. Sürekli kanamalarda mutlaka bir uzman hekime başvurulmalıdır!

-Kanamaya karşı, burun deliklerine pamuk doldurulur ve baş yukarda tutularak, başparmak ve işaret parmağı ile burun kanatlarına baskı yapılır. Pek çok kanama, böyle bir önlem sonucunda durabilir. Birkaç dakika boyunca sürekli olarak pres yapılır ve ağızdan soluk alıp verilir. Başı biraz öne eğmek gerekir, arkaya eğmek ise yanlıştır!

-Burun köküne ve enseye yapılan soğuk kompresler kanamayı azaltacaktır. Bu kompreslerin içine buz da koyulabilir.

-Omurganın başladığı noktaya, yani ense köküne parmak uçları ile yapılan dairesel masajlar, kanama süresini kısaltır.

-Atkuyruğu, ceviz yaprağı, meşe kabuğu çayı, ılıklaştırılarak buruna çekilir veya çayla ıslatılan pamuk burun yoluna sokulur. Bu bitkilerin etken maddesi olan tanenin, sıkıştırıcı, sağlamlaştırıcı etkisi sayesinde kanama süresi kısalır.

Uyarı: Eğer burnunuzda kanamaya yatkın kan damarları varsa, aspirine el sürmemeniz gerekir! Çünkü aspirin, kanı sulandırır ve pıhtılaşmayı önler.

Salisilik asit içeren besin maddelerini azaltın, çünkü aspirinin de etken maddesi olan salisilik asit, kanın pıhtılaşma özelliğini olumsuz etkiler.

Salisilik asit içeren besin maddeleri: Kahve, çay, badem, taze ve kuru üzüm, elma, kayısı, kiraz, şeftali, erik, domates ve salatalık.

16 Şubat 2008 Cumartesi

Uyumayan çocuk obez oluyor

Obesity” adlı Amerikan dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, çocukların bir saat fazladan uyumasıyla obezite riski yüzde 9 azalıyor. “John Hopkins” üniversitesi uzmanlarının çalışması, uyku süresiyle obezite riski arasında bağlantı bulunduğuna işaret ediyor. Araştırma ekibinin başkanı Youfa Wang, “Bu konuda daha önce yapılan 17 araştırmayı kıyasladığımızda, uyku arttıkça riskin azaldığını gördük” dedi.

Wang, en az uyuyan çocukların obez olma riskinin, yeterince uyuyan çocuklara oranla yüzde 92 arttığını tespit ettiklerini belirtti. 5 yaşın altındaki çocukların günde 11, 5-10 yaş arasındakilerin 10, 10 yaşın üstündekilerin de 9 saat uyuması tavsiye ediliyor.