Alerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2008 Cumartesi

Alerji Belirtileri Nelerdir

Alerjik tepkimeler alerjik madde ile ilk temasta değil de daha sonraki temaslarda ortaya çıkar. Bunun nedeni vücudun herhangi bir şeye karşı alerjik olabilmesi için o şeye duyarlılık geliştirmek zorunda olmasıdır.

Alerjik tepkimeler birçok farklı semptom ortaya çıkarır ve insanları farklı yönlerden etkiler. En yaygın semptomlardan bazıları şunlardır:

• Aksırma,

• Hırıltıyla soluma,

• Sinüs ağrısı (burnun yukarı kısmında, göz çevresinde ve kafatasının ön tarafında ağrı veya baskı hissi)

• Burun akıntısı,

• Öksürme,

• İsilik / kurdeşen,

• Şişlik,

• Göz, kulak, dudak, boğaz ve damak (ağız yuvası) kaşıntısı,

• Nefes darlığı ve

• Bulantı, kusma ve ishal

Bu semptomlara alerjiden başka durumların da neden olabileceğini ve bu semptomlardan bazılarının kendi başlarına hastalık olabileceklerini unutmamak gerekir.

Neyiniz olduğundan emin olmadığınız hallerde doktorunuzdan tavsiye isteyiniz.

Alerjinin Nedenleri

Alerjiler, vücudun bağışıklık sisteminin alerjik maddelere zararlılarmış gibi tepki göstermesinden kaynaklanır. Bağışıklık sistemi alerjik maddeler ile savaşan antikorlar üreterek bunu gerçekleştirir. Antikorlar, bize zarar verebilecek virüs ve enfeksiyonlar ile savaşmak amacıyla bağışıklık sisteminde oluşturulan özel proteinlerdir. Vücut bir alerjik maddeye temas ettiğinde, salgılanan antikora Immunoglobulin E (IgE) adı verilir. Bu antikor öteki kan hücrelerinin daha fazla kimyasal (histamin de dahil) salgılamasına neden olur ve her ikisi birlikte alerjik tepkime semptomlarını başlatır. Histamin herhangi bir alerjik tepkimede oluşabilecek tipik semptomların çoğunun nedenidir:

• Akciğerlerin nefes borusu duvarlarında bulunan kaslar da dahil olarak kasların büzülmesine neden olur.

• Küçük damarlardan boşaltılan sıvı miktarını artırır ve böylece zarlar şişer.

• Burnunuzun iç kısmında üretilen sümük miktarını arttırır ve bu da bölgesel kaşınma ve yanmaya neden olur.

Atopi: Bazı insanlar alerjiye yatkındır. Bunun anlamı o insanların, ailelerinde olduğu için herhangi bir alerji geliştirmeleri olasılığının daha fazla olması emektir. Eğer bir alerjiye yatkınlığınız varsa bu duruma atopi denir. Atopik insanların vücutları normalden fazla IgE antikoru ürettiğinden alerji geliştirmeleri daha olasıdır. Atopi kalıtsal yollarla alınmasına rağmen alerji bozukluklarının gelişiminde çevresel etmenler de rol oynar. Bir ailenin tüm bireylerinin aynı oranda etkilenmemesinin nedeni budur. Hayatınızın ilk dönemlerinde alerjik maddelerle olan temas dereceniz özellikle önemlidir. Örneğin, sürekli sigara dumanı, ev toz akarları, polen, ev hayvanı ve belirli gıdalara maruz kalmak bu şeylere karşı alerji olma olasılığınızı arttırır. Hava kirliliği, işlenmiş gıdalar ve sık antibiyotik kullanımlarının tümü alerji geliştirme olasılığımızı arttırır. Binlerce alerjik madde vardır. En yaygın olanlardan bazıları:

• Ev ve toz akarları,

• Ot ve ağaç polenleri,

• Ev hayvanlarının deri veya tüyleri,

• Mantar veya küf sporları,

• Gıdalar (süt, yumurta, soya, deniz ürünleri, meyve ve kuruyemişler),

• Eşek arısı veya arı sokmaları,

• Belli başlı ilaçlar

• Lateks ve

• Nikel, lastik, koruyucu ve kimyasal reçineler.

Alerji Tedavisi

Alerjiyi tedavi etmenin en etkili yolu tepkimeye neden olan alerjik maddeler ile temastan olabildiğince kaçınmaktır.Burun akıntısı, ağız kaşıntısı ve aksırma gibi alerjilerin yaygın semptomlarını tedavi etmede kullanılabilecek birçok ilaç vardır. Bu tedavi ilaçlarının çoğu tezgahlarda mevcuttur, tavsiye için doktorunuza danışınız.


• Antihistaminler: Vücudun herhangi bir alerjik maddenin saldırısı altında olduğunu düşündüğü zaman salgıladığı kimyasal bir madde olan histaminin faaliyetini önleyerek alerjiyi tedavi ederler.Antihistaminler tablet, krem ve sıvı şekilde alınabilir.Ayrıca göz damlası veya burun damlası şeklinde de alınabilirler.

• Dekonjestanlar:Genellikle saman nezlesi, toz ve evcil hayvan alerjilerinin neden olduğu burun tıkanıklığı gibi semptomları dindirmeye yardımcı olurlar. Dekonjestanlar tablet, kapsül, burun spreyi veya sıvı şekilde alınabilir.

• Burun spreyleri ve göz damlaları:Burun spreyleri burundaki şişme ve tahrişi azaltır; göz damlaları ise gözdeki acı ve kaşıntıyı yatıştırır. Bazı sprey ve damlalar yalnızca yetişkinler içindir; çocuklar için tedavi ilaçları aldığınızda doktorunuza danışınız.

Alerjenlerden Nasıl Korunabilirim

Doktorlar, Alerji Tedavisinin önemli bir parçası olan “ALERJEN MADDELERDEN KORUNMA” yı, neden önemle tavsiye ederler?

Alerji ve astım doktorları, insanların daha çok toza, toz akarlarına, küf mantarlarına, polenlere, hayvan deri döküntülerine ve tüylerine alerjisi olduğunu bildirmektedirler. Bütün bu alerjenlerin ortak iki yanı vardır:

-Havayla uçuşan ve gözle görülemeyen mikroskopik maddelerdir.

-Nefes alma yoluyla alerjik reaksiyonlara sebebiyet verirler.

Alerjen maddelerden tamamen kaçınmak ve korunmak mümkün değildir.

Alerjik rahatsızlığı olan hastaların yaptığı en yaygın hata, “Alerjen maddelerden tam anlamıyla korunmak mümkün değilse neden alerjenlerden korunmayı deneyeyim.” şeklinde düşünmektir. Fakat, alerji doktorlarına göre hava yoluyla nakledilen alerjenleri solumak kümülatif (birikerek oluşan) bir problemdir. Kendi bağışıklık sisteminizi bir “kova” olarak düşünün. Kovanız alerjenleri içine alır ve dolmaya başlar. Alerjik rahatsızlık belirtileri, kovanız dolana veya taşmaya başlayana kadar ortaya çıkmayacaktır. Dolup taştığında ise kendinizi kötü ve halsiz hisseder ve gündelik yaptığınız bir çok şeyi yapamaz hale gelirsiniz. Alerji doktorlarının bu sorunla başedebilmek için bir cok metodu vardır. Listenin başında ise, kovanın dolmasını ve taşmasını engelleyecek olan “Etkin Çervesel Kontrol-Alerjen Maddelerden Korunma” yer almaktadır. Alerjen maddelerden birine veya bir kaçına birden alerjiniz olabilir. Bu alerjen maddelerden sadece birine karşı korunabilirseniz, sizin bağışıklık sisteminize benzettiğimiz kovanın taşmasını engelleyebilirsiniz.

Örneğin, sizin, en yaygın olan alerjenlerden “Ev Tozu Akarı” na karşı alerjiniz olduğunu varsayalım. Toz akarları öncelikli olarak yatak odasının problemidir. Size aşağıda belirteceğimiz önlemleri uygulayarak yatak odanızı neredeyse alerjenlerden tamamen arındırılmış bir mekan haline getirebilirsiniz. Bunları uyguladığınız andan itibaren, yatarken bütün gece gözle görünmeyen alerjenleri solumayacaksınız. Sonuç - sabahları akan bir burunla veya kırmızı gözlerle kalkmayabilirsiniz. Bunların yanı sıra, alerjenlerden arındırılmış bir odada 8-10 saat bulunmak, sizin bağışıklık sisteminizin kendisini yenilemesine bir şanş vererek, sabahları güne “boş bir kova” ile başlayabilirsiniz. Alerjen maddelerden korunmaya ek olarak doktorunuzun size verebileceği diğer tavsiyelerle “kovanız” bir daha hiç taşmayabilir, ve buda güzel olmaz mıydı?

Alerji Doktorları tarafından en yaygın olarak tavsiye edilen “ÇEVRESEL KONTROLLER”

Anti Toz Akarı (Dust Mite) Yatak,Yastık ve Yorgan Kılıfları
Ev tozu akarları Astım, Egzema ve Rinit’i tetikler. Eğer ev tozu akarına alerjiniz varsa, çoğu doktora göre anti toz akarı yatak kılıfları kullanılması zorunludur. Neden? Çünkü anti toz akarı yatak kılıfları yatağınızda, yastığınızda ve yorganınızda bulunan milyonlarca toz akarına karşı tam anlamıyla bir bariyerdir. Anti toz akarı kılıflar olmazsa, siz uykunuzda hareket ettikçe alerjenler yatağınızdan, yastığınızdan ve yorganınızdan uçuşurlar ve siz nefes alıp verdikçe onlarıda solursunuz. Anti Toz Akarı Kılıflar ile bu zararlı süreç durdurulur. Gözle görünmeyen alerjenler ve ufak maddeler kılıflar vasıtası ile bloke edilir ve gece boyunca artık solunamazlar. Sözde “Hipo-Alerjik - Hypo-Allergenic” yastıklarda da bu kılıflar kullanılmalıdır, “Hipo-Alerjik” ibaresi ürünlerin içinde kullanılmış olan dolgu maddelerinin kendisi alerjik reaksiyona sebebiyet vermez anlamındadır. Ev tozu akarları bu tür ürünlerin içinde rahatlıkla bulunabilir.Diğer taraftan çok amaçlı elektrik süpürgeleri ile yatak, yorgan ve yastıklarınızda bulunan ev tozu akarlarını her gün veya her hafta temizlemenin pratikte mümkün olmadığı unutulmamalıdır.

Çarşafların, battaniyelerin, yatak koruyucularının, vb. Yıkanması
Çarşaflarda, battaniyelerde, yorganlarda ve yatak koruyucularda ki ev tozu akarlarından kurtulmak kolaydır. Bu ürünleri 7 ila 14 günde bir 60 C’de sıcak su ile yıkayın. Sıcak suda yıkama mikroskopik akarları öldürür ve alerjenleri temizler. Eğer yorganınızı ve battaniyenizi yıkamak pratik değilse, bunları da anti toz akarı kılıflar ile kaplayın. Daha fazla korunma için, soğuk suda yıkanması gereken ürünlerde toz akarlarını öldürmek ve alerjenleri temizlemek için akarasid (deterjan katkı maddesi / alerjen temizlik ürünleri) kullanabilirsiniz.

HEPA filtreli Hava Temizleme Cihazları
True HEPA hava temizleme cihazları, hava temizleme teknolojisinde en gelişmiş adım olarak kabul edilir. Bu cihazlar rahatlıkla bir odanın havasında bulunan alerjenleri (hayvan tüyleri, ev tozu akarı, polen, mantar sporu, bakteri, sigara dumanı, atık gazlar, hava kirliği) %90 oranında azaltabilir ve odanın havasını çalıştığı sürece temiz tutar. Hepa filtreler kullanıldıkça, elektrostatik filtrelere (plasma,vb. split klimalarda) göre performansından hiçbir şey kaybetmez, sadece yılda bir kez değiştirmek gerekir. Hava temizleme cihazının sürekli vantilasyon etkisi vardır, bu sürekli hava akımı alerjenleri hava temizleme cihazının içine iter, böylece mobilyalarda, yataklarda, yorganlarda, yastıklarda ve halılarda depolanmış olan alerjenleri sürekli olarak azaltmaktadır.

Hava Temizleme cihazları farklı güçlerde üretilmektedir. Hava temizleme gücü ve kapasitesi çok önemlidir ve saatte kaç hava değişimi yapabildiği ile ölçülmektedir ( bir odanın toplam hava hacmini bir saat içinde kaç kez filtre edebilme özelliği). Odadaki hava ne kadar fazla filtre edilebilirse o kadar az alerjen ortamda kalır. Çoğu uzmana göre olması gereken minimum hava değişim sayısı 3-4 olmalıdır. Hava temizleme cihazları alırken, belirtilen oda alanında veya hacminde bir saat içinde kaç kez havayı filtre edebildiğini sorun ve en az 3-4 hava değişimi olmasına dikkat edin. Yeterince güçlü olmayan hava temizleme cihazları havayı hepa filtreden geçiremezler ve temiz hava çıkış oranı çok düşüktür. Dolayısı ile ortamı alerjenlerden temizleyemezler. Yeni teknolojiler sayesinde hava temizleme cihazları yüksek hızda bile fazla ses çıkarmamaktadır. Diğer taraftan çok amaçlı elektrik süpürgeleri yüksek sesinden ve enerji tüketimden dolayı hava temizleme cihazlarına bir alternatif olarak görülmemelidir, çünkü hava temizleme cihazlarını siz uyurken bile çalıştırmanız gerekmektedir ve devamlı çalışması gerektiğinden enerji tüketimide düşük olmalıdır. Örneğin 10 – 15 metre karelik odalar için hava temizleme cihazları ortalama olarak maksimum hızda 35- 40 Watt harcarlar.

Havalandırma Kanalı Filtresi
Evinizde veya işyerinizde merkezi havalandırma sistemi ile bulunduğunuz ortama havada bulunan alerjenleri üfleyen kanalların üzerine ucuz bir çözüm olan bu filtreleri kullanabilirsiniz. Her ne kadar, bu çözüm Gerçek HEPA (True Hepa-%99.97) filtreli hava temizleme cihazları kadar etkili olmasa da iyi bir başlangıç olarak kabul edilebilir.

Akarisidler-Alerjen Temizlik Ürünleri Farklı markalar altında, halılarda ve kumaş yüzeyli mobilyalarda bulunan alerjenleri temizleyen, nötralize eden spreyler satılmaktadır. Etkinliğini uzun süre koruyan markalar tercih edilmelidir. Halılar için ayrıca nemli toz alerjen temizlik ürünleri kullanılabilir, diğer bir yöntem ise, halılarınızı sık sık hepa filtreli elektrik süpürgeleri ile temizlemektir.

Nemi Kontrol Altında Tutmak
Yüksek nem oranı (%60′nin üstü) toz akarlarının ve küf mantarlarının çoğalmasına ve eşyalarınızın deforme olmasına sebep olur. Nem alma cihazı kullanılarak nem oranını düşürebilirsiniz, böylece evinizin havası insanlar için ideal olan nem oranına (%45-%55) kavuşur ve küf mantarı oluşumu engellenir. Nem alma özelliği olan klimalar istenilen nem oranını ayarlayamazlar, çünkü bu cihazların önceliği ortam sıcaklığıdır, nem oranı değildir. Ayrıca klima üreten veya ithal eden firmaların broşürlerinde, bu klimaların sadece nem alma özelliği kullanıldığında günde kaç litre nem alabileceğine ve ne kadar elektrik harcadığına dair bilgiler genelde belirtilmemiştir. Evinizin nemli ortamlarını (bodrum katı, kiler, vb.) kuru ve küfsüz tutarsanız evinizin geri kalan kısımlarındaki hava bundan olumlu yönde etkilenecektir. Kaloriferli veya kombili evlerde ve işyerlerinde kışın yapılan ısıtmadan dolayı ortamın hava nemi oldukça düşer, böylece ortamdaki toz oluşumu kuru havadan dolayı hızlanır. Bu aylarda uygun bir hava nemlendirme cihazı kullanılabilir. Ancak hava nemlendirme cihazı ayarı %45-%55 nem oranının üzerine çıkarılmamalıdır. Düzenli bakım yapılarak nemlendirici içinde küf mantarı üremesine engel olunmalıdır. Bütün bunların yanı sıra, evinizin nem oranını takip etmeniz akıllıca olacaktır, bunun için bir nem ve sıcaklık ölçer kullanabilirsiniz.

Evde Beslenen Hayvanlar
Evde beslediğiniz hayvanlar (kedi, köpek, vs.) tüy ve ölü deri döküntülerini ortama yayarlar, bunu önlemek için hayvanlar için özel olarak geliştirilmiş olan alerjen (tüylerin üzerinde bulunan poroteinler) temizlik ürünleri ile evde beslediğiniz hayvanlarınızı en az iki haftada bir yıkayın veya tüylerine sürün. Onların sizlerle aynı odada uyumasına izin vermeyin. Hepa filtreli hava temizleme cihazları ile oda havasını filtrelemek ve hepa filtreli elektrik süpürgeleri ile odanızı temizlemek alerjen sayısını büyük oranda azaltacaktır.

Elektrik Süpergeleri
Alerjenlerin boyutları 1 mikron ila 15 mikron arasındadır. Çoğu elektrik süpürgesi 20 mikron altındaki alerjenleri toz torbasında tutamaz, çünkü toz torbaları büyük gözenekler içerir. Toz torbasında tutulamayan bu mikroskopik tozlar evinizde yıllar geçtikçe birikecektir. Gerçek Hepa (True Hepa) filtreli elektrik süpürgeleri ise 0.3 mikron (saç teli kalınlığından yaklaşık olarak 250 - 300 kat daha ufaktır) boyutundaki mikroskopik tozların %99,97 ’sini filtre edebilir, böylece alerjenler devamlı olarak yakalanarak havaya tekrar karışıp odanıza geri dönmesi engellenir. Elektrik süpergesi alırken hepa filtrenin filtreleme kapasitesini kontrol edip almalısınız. Su ile çalışan elektrik süpergeleri ancak 10 mikrona kadar tozları yakalayabilir, buda 10 mikrondan küçük milyonlarca mikroskopik tozun odaya geri gelmesi demektir. Çoğu elektrik süperge üreticisi artık ürünlerinde hepa filtre kullanmaktadır.

Eviniz ve Arabanız İçin Diğer Öneriler
Küflü ortamlardan uzak durunuz. Bahçenizde aşırı uzamış olan bitkileri kısaltın. Bahçede çalışırken bir maske takın. Evinizin çatısını küflerden arındırın. Bodrum katta bulunan bir dairede veya odada uyumayın. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde sokağa daha az çıkmalı ve pencereler kapalı tutulmalıdır ve dışarıdan geldikten sonra elbiselerinizi yıkayın. Evinizin camı açık kalmalı ise pencerenizde polen filtresi kullanın. Hava temizleme cihazınızı sürekli çalıştırın. Arabanız için varsa polen filtresi taktırın.

13 Şubat 2008 Çarşamba

A Harfi ile Başlayan Hastalıklar

Abse

İçi cerahat dolu şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır.

Adale romatizması

Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir.

Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.

Adenit

Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişliğe adenit denir.

Ağız yaraları

Ağız yaraları, "basit" ve "derin" veya "sert kenarlı" yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır.

Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar.
Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.

Ağrılı aybaşı hali

Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir.

Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir.
Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır.

Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Akrep sokması

Akrep; sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine amonyak sürülür.

Albüminüri

İdrarda, albümin bulunmasına; Tıp dilinde Albüminüri; halk arasında ise, aktutma denir.
Bir çok hastalıklarda, özellikle Böbrek hastalıklarında, idrarda albümin görülür.
Mümkün olduğu kadar süt içmeli, patates haşlaması ile muhallebiyi sofradan eksik etmemelidir.

Baharatlı yiyecekler, biber, turşu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla miktarda su içilmemelidir.

Alerji

Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir.

Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.

Altını ıslatmak

Tıp dilinde Enuresis denir. Altına ve yatağına işeyen çocuklar; genellikle anne ve babasından yeteri kadar sevgi ve ilgi görmeyen çocuklardır.

Hastalık, belli bir nedenden kaynaklanmıyorsa; yapılacak iş, çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi vermektir; ancak altını ıslatmak, herhangi bir böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığından da kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora gitmek gerekir.

Anne sütünün azlığı

Anne sütünü artırmak için bol bol sulu gıdalar yemek, üzüntülerden sıyrılıp bir süre dinlenmek faydalıdır.

Anus kaşıntısı

Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen kaşıntıların nedeni çeşitlidir.

Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.

Apandisit

Körbağırsağın iltahaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.

Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat gerekir.

Had apandisit; karnın ortasından başlayıp, sağ alt kısma yerleşen bir ağrı ile kendini gösterir. Hazımsızlık ve gazdan şikayet edilir. Kusma görülebilir bazen de miğde bulantısı olur.

Arı sokması

Arı; bal ve balmumu yapan fakat, iğnesiyle sokan bir böcektir. Hassas bünyeli kimseleri soktukları zaman,onların şok geçirmelerine neden olabilirler. Eşek arıları ise; bal arılarına nazaran daha tehlikelidir.

Arı sokmasında yapılacak ilk iş; arının iğnesini, ucu yakılmış bir iğne ile çıkarmaktır. Sonra arının soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca boğulur. Üzerine soğuk su dökülür.

Arpacık

Halk arasında it dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir.

Acı ve zonklama vardır.
Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamayın, onu sıkmayın! Beslenmenize önem gösterin, üzüntülerinizi bırakıp biraz daha mutlu olmaya bakın.

Astım

Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir.

Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır.

Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir.

Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir.
Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir.

Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.

Astigmatlık

Göz yuvarlağı çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde görür.

Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı astigmatlar, baş ağrılarından da şikayet ederler.
Tedavi için doktorun vereceği gözlüğü kullanmak gerekir.

Aşırı aybaşı kanaması

Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir.

Ateş

Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür.

Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir.

Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir.

Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.

Ayak ağrıları

Ayak ağrıları; çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.

Ayak burkulması

Yürürken, koşarken veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra ağrı, şişme ve morarma olabilir.

Ayak çıbanı

Ayak derisindeki ter bezleri ve kıl keselerinin mikroplanması sonucu ortaya çıkar. Çıban yerinde, ilk önce sert ve kırmızı bir kabartı belirir. Ağrı vardır. Sonra iltihaplanır. Çıbanı sıkmamak gerekir.

Ayak şişmesi

Ayak şişmesi; uzun süre ayakta durma, dolaşım sisteminin yetersiz olması, gebelik, uzun süre hareketsiz kalma veya incinme, burkulma sonucu ortaya çıkar.

Ayak terlemesi

Ayakların normalden fazla terlemesi genellikle ter bezlerinin aşırı derecede çalışmasından kaynaklanır. Diğer taraftan, kalın çorap giymek, ateşli bir hastalık veya normal vücut sıcaklığının düşmesi de ayak terlemesine neden olabilir.

Aybaşı düzensizliği

Aybaşı kanaması normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.

Aybaşı kanaması azlığı

Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir.

Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.

Aybaşı kanamasının gecikmesi

Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir.

Aybaşı kanamasının uzun sürmesi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir.

Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Aybaşı kanaması yokluğu

Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir.

Öncelikle nedeni bulmak gerekir.
Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir.

Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir.