hücre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hücre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2008 Cumartesi

Kök hücre, kansızlığa da çare oldu

Farelerin kuyruk derisindeki hücrelerle kök hücre üreten Whitehead Biyomedikal Araştırma Enstitüsünden Jacob Hannah ve ekibi, daha sonra drepanositoza neden olan genin yerine özel bir teknikle sağlıklı gen yerleştirdi.

Sağlıklı kan hücrelerinin üretilmesi sayesinde farelerdeki hastalık belirtilerinin büyük ölçüde azaldığı görüldü.

Bilim adamları, her tür organ ve dokuya dönüşebilen kök hücrelerin sadece 4 gen yardımıyla elde edilebileceğini açıklamıştı. Deri hücrelerinde “zamanı geriye alan” ve onları her hücrede olduğu gibi ilk bulundukları hal olan kök hücreye çevirebilen yöntem, tıpta devrim olarak nitelendirilmişti.

Bununla birlikte bu yöntem, gereken 4 genin elde edilmesi amacıyla hücreye enjekte edilen bir retrovirüsün mutasyona neden olma riskini taşıması nedeniyle insanlar üzerinde henüz uygulanmıyor.

Yine de araştırmacılar söz konusu yöntem sayesinde bir gün insanlarda görülen hastalıkları tedavi etmeyi umuyor.

Sebze yemiyorsanız, suçlusu genleriniz

Aynı yumurta ikizlerinin, ayrı yumurta ikizlerine göre çoğunlukla aynı tür yemekleri seçtiklerini gören ve bu durumun ağız tadının daha çok genetik mirasla geçtiğini düşündürdüğünü belirten araştırmacılar, iki grup karşılaştırıldığında, aynı yumurta ikizlerinin, yemek seçimi özelliklerinin “yetişme” koşullarından ziyade “doğal” koşullara bağlı olduğunun görüldüğünü kaydettiler.

Sarımsak, kahve ve meyve yemeye düşkün olanların bu özelliklerini ailelerinden aldıklarını ortaya koyan araştırmada, yemek seçiminin, çocukken yemeye zorlanma ya da okuldaki menüde yer alanlar gibi sosyal ve çevresel faktörlerden ziyade çoğunlukla genlerin etkisine bağlı olduğu görüldü.

İngiliz bilim insanları, araştırmalarında belli başlı beş yemek seçim şekli belirledi:
- Meyve ve sebze: Bol meyve ve soğan, pırasa, yeşil soğan, sarımsak ağırlıklı alyumlar ile brokkoli, karnıbahar, tere, lahana ağırlıklı turpgiller ve ender olarak patates kızartması.
- Yüksek alkol: Fazla miktarda bira, şarap ve alyum ağırlıklı sebze ile kahvaltılarda tahıl gevreği ve meyve.
- Geleneksel İngiliz: Sıklıkla tava balık ve patates, kırmızı et, çörek ve turpgiller.
- Diyet yapanlar: Önemli miktarda az yağlı süt ürünleri, az şekerli veya şekersiz içecekler veya tatlı kuru pastalar.
- Beyaz et: Çoğunlukla bakliyat, pizza ve az miktarda kırmızı et ile balık, deniz ürünü ve kanatlılar.

Sonuçları Twin Research and Human Genetics dergisinde de yayımlanan araştırmada, bireylerin bu gruplardan birine genetik etkilerle eğilimli olmasının yüzde 41 ila yüzde 48 olduğu tespit edildi.

“Harika bulgular” ortaya çıkardıklarını belirten araştırmanın öncüsü Prof. Tim Spector, “Şimdiye dek eğitim ve yetiştirme ile sosyal çevre koşullarının ne yemeyi sevdiğimizi belirlediğini düşünüyorduk. Ancak, daha çok genetik yapımızın beslenme modelimizi etkilediğini öğrendik” diye konuştu.

Araştırmada elde edilen bulguların, sağlık ile diyet arasındaki bağlantıdan ötürü hastalıkların önlenmesinde yararlı olabileceği belirtildi.

İnsanların yemek seçiminin, gelecekteki koşulların erken uyarısı olarak değerlendirilebileceğini belirten uzmanlar, örneğin klasik İngiliz tarzı beslenmenin, yüksek oranda doymuş yağ oranı içeren gıdaların çok miktarda olmasından ötürü, kalp ve damar hastalıkları riskini artıracağının göz önüne alınabileceğini kaydettiler.

İlk kez tek bir kişinin gen haritası çıkarıldı

2001 yılında yine Craig Venter ile Celera Genomics şirketi ve bir uluslararası bilim konsorsiyumu tarafından iki ayrı tarzda yapılan insan geni analizinde, genlerin “harf harf” haritası çıkarılmış, ancak analiz edilen genlerin değişik kişilere ait olduğu (örneğin Celera için 5 ayrı kişi) belirtilmişti.

Venter ekibi, bu yöntemlerin insanlardaki genetik farklılığı ortaya çıkaramadığını savunmuştu.

Araştırmacılar, tek bir kişiye ait genlerin incelenmesine dayanan yöntemin ise büyük zaman ve kaynak harcaması gerektirdiğini, 2003’te başladıkları bu çalışmanın 10 milyonlarca dolara mal olduğunu belirterek, 3 ila 5 yılda geliştirilecek yeni tekniklerle bu işin daha ucuza ve daha az zaman kaybına mal olmasının beklendiğini kaydettiler. Bilim adamları, böylece, 10 bin civarındaki insan geninin bireysel şekilde incelenmesiyle, bireysel gen haritası çıkarmanın yaygılaşabileceğini belirttiler.

Kromozom çiftleri arasındaki 4,1 milyon farklılığın 3,2 milyonunu “SNPs” adı verilen bir harf veya tabanın noktasal farklılığı, yaklaşık bir milyonunu da “ekleme/silme, tekrarları kopyalama, yenileme vb” gibi diğer genetik farklılıklar oluşturuyor.

Bilim adamları, insan gen haritasındaki değişkenliklerin farklılıkların ilginç olduğunu, ancak, şu anda genetik hastalıkların tanı ve tedavisi konusunda hiçbir yenilik getirmediğini belirtirken, yakın bir gelecekte, hangi tarafın hangi genetik mirası bıraktığını anlamanın mümkün olacağının altını çiziyorlar.

Araştırmacılar, böylece, yüksek kolesterole, kalp krizine ya da depresyona eğilimin veya alkol bağımlılığının genetik mirasının kolayca anlaşılabileceğini belirtiyorlar.

Bilim adamları araştırmalarında, hastalıklara uyan 300’den fazla gendeki farklılıkları ve değişik protein biçimleri oluşturan 4 bin geni tespit ettiler.