kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2008 Çarşamba

doktor, gen, hasta, ilaç, insan, italya, italyan, kanser, profesör, sağlık, tedavi, yaşam, yenilik, yöntem

İtalyan bilimadamları tüm kanser türlerinin dörtte üçünde, tümörlerin büyümesinde önemli rol oynayan bir gen buldu. Bilimadamları şimdi bu genin faaliyetini durdurmayı hedefleyen ilaçlar geliştirerek, hastalığı durdurmayı ya da yavaşlatmayı umuyor.

İtalyan bilimadamları, kanser tedavisinde etkili olabilecek önemli bir buluşa imza attı.

İtalyan Chieti Üniversitesi’nde görev yapan bilimadamları, kanser türlerinin dörtte üçündeki tümörlerin büyümesinde etkili olan bir gen buldu.

Yapılan araştırmalarda, “TROP 2” adı verilen genin göğüs, kolon, mide, akciğer, prostat, yumurtalık ve pankeras gibi tümörlerde aktif olduğu görüldü.

İncelenen tümör çeşitlerinin yüzde 65 ila yüzde 90’ında da “TROP 2” genine rastlandı. Laboratuvarda geliştirilen bin 755 tümörde de genin aşırı aktif olduğu saptandı.

Bilimadamları şimdi buluştan yola çıkarak, bu genin aktivitesini hedef alacak ilaçlar geliştirmeyi, böylece de hastalığın ilerleyişini yavaşlatmayı veya tamamen durdurmayı umuyor.

18 Şubat 2008 Pazartesi

Rahim ağzı kanseri

Menopoz döneminde hormon tedavisinin kanser yapıp yapmadığı tartışıla dursun, uzmanlar bazı kadınlara bu tedavinin şart olduğunu söylüyor. Meme kanseri riskinin ilerleyen yaşla birlikte arttığına dikkat çeken uzmanlar, ihtiyaç duyulmayan hastalarda bu tedaviye başvurulmadığını da vurguluyor

Jinemed Kadın Sağlığı Hastanesi’nden Prof. Dr. Teksen Çamlıbel ve Uzm. Dr. Meriç Karacan, son yılların en büyük polemik konularından biri olan menopozda hormon kullanımı konusundaki sorularımızı yanıtladı…

Menopozda hormon tedavisi yapılmalı mı?

Menopozda hormon tedavisi olup olmama durumu hastaya göre değerlendirilir. ‘Herkes hormon tedavisi görmeli’ ya da ‘görmemeli’ diye kesin bir görüş yok.

Hormon tedavisi almak riskli mi?

Halk arasında hormon tedavisinin kanser yaptığı gibi yanlış bir bilgi var. En çok görüldüğü ülkelerden biri olan ABD’nin en son verilerine göre, 55-59 yaş arasında meme kanseri görülme oranı 100 bin kadında 300, demek ki binde 3 kadında görülmektedir. Meme kanserinin 40 yaşından önce görülme olasılığı yüzde 25′dir. Zaten kadınlarda 40 yaşından sonra meme kanseri görülme oranı ise yüzde 75′tir. Her artan yılla beraber, hormon alsın veya almasın meme kanseri riski artan bir eğilim içindedir. Nasıl erkeklerde prostat kanseri görülüyorsa, 80 yaşını geçen dokuz kadından biri meme kanseri olma riski taşır. Ne kadar geç yaşta yakalanırsa, yaşama şansı o kadar fazladır.

HASTALIKLAR ÖNLENİR

Menopozda hormon tedavisi neden uygulanıyor?

Östrojen hormonunun azalmasıyla başlayan ve devam eden bu şikâyetlerin en etkin tedavisi, yine östrojenin geri verilmesidir. “Eksik olanı yerine koy” mantığı ile hareket ettiğimizde, şikâyetlerin hızla gerilediği ve kemik erimesinin önlenebildiği görüldü. Doktorlar, menopoz yıllarındaki kadınlara değişik tedavi yöntemleri uygulayarak, hem ateş basması ve terlemeyi önleyerek günlük yaşamın kolaylaşmasını sağlamak hem de kemik erimesi ve kalp-damar hastalıklarını önleyerek, kadınların ortalama ömürlerini uzatmaya çalışıyor.

Kimlere hormon tedavisi uygulanmalı?

Menopozda olup, sıcak basması, kuruluk gibi şikâyetlerden yakınan kadınlara hormon tedavisi yapılabilir. Ancak, hiç şikâyeti olmayan kadınlarda tedavi yapılması tartışmalıdır. Menopozdaki hormon tedavisinin kadınlarda uzun süreli kullanıldığında kalp hastalı ğını engellediği düşünüldüyse de, bugün için doğru olmadığı ortaya çıktı.

Hormon tedavisi ne zaman risklidir?

Hormon tedavisi pıhtılaşmaya eğilimli olan hastalarda, çok sigara içenlerde, karaciğer hastalığı olanlarda, meme kanseri geçirmiş olanlarda, melanom gibi hormona bağlı kanser geçirmiş olanlarda uygulanmamalıdır.

Hormon tedavisi olmamanın sakıncası var mı?

Bu tedaviyi olmayanlarda en büyük sorun, kemik erimesine karşı korunmamış olmaktır. Ciltte ve vajinada kurumaya bağlı cinsel ilişkiye girememe, tedavi görmemenin sonucudur. Sıcak basmaları ve depresyon da görülebilir.

Osteoporoz nedir?

Menopozla başlayıp, sinsi olarak kemiklerde meydana gelen kayıp durumuna ‘osteoporoz’ denir. En büyük olumsuzluk kırıklardır. Kalça ve omur kırıkları çok önemlidir. Kamburlaşma da meydana gelebilir. Omurlardaki çökme kırıkları sonucunda, felçler meydana gelebilir.

İKİ TİP TEDAVİ VAR

Hormon replasman tedavisi kaç şekilde yapılır?

Menopoz döneminde yapımı duran östrojen hormonunu yerine koyma tedavisi olarak tanımlanan ‘hormon replasman tedavisi’nde iki tedavi şekli vardır. İlki kadının adet görecek şekilde tedavi edilmesi, diğeri ise adet görmeyecek şekilde tedavi edilmesidir.

Hormon replasman tedavisi nasıl yapılır?

Hormon replasman tedavisi ağızdan, ciltten yapıştırma şeklinde, cilde sürülen kremlerle veya burundan sprey şekillerinde verilebilir. Vajina içine konulan ovüller, kremler, progesteron hormonu içeren rahim içi araçları da vardır. Buna östrojen ilave edilir. - Sabah

16 Şubat 2008 Cumartesi

Erkekte Penıs Kanserı

Penis kanseri çok enderdir. Genellikle sünnet olmamış ve sünnet derisinin altındaki bölgeyi temiz tutmayan erkeklerde görülür. Ilk safhalarda, genellikle penis ucuna yakın ağrısız küçük oluşumlar ortaya çıkar. Ameliyatla çıkarılıp incelenmeden, bunları alelade zararsız penis siğillerinden ayırmak olanaksızdır. Hapis oluşum geliştikçe ağrı ve kanama olabilir.

Belirtiler

- Penisin genellikle ucunda, sivilce gibi ağrısız bir yara;

- Peniste başka tip ağrısız sivilce veya siğiller.

Teşhis

Penisteki herhangi bir oluşum üroloğa görünmek için yeterli bir nedendir. Doktor muayenede kitlenin çıkarılarak incelenmesi sonucunda kitlenin habis olup olmadığına karar verir. Habis olduğu ortaya çıkarsa, vücudun başka yerlerine dağılıp dağılmadığını anlamak üzere birtakım başka testler yapılarak yayılmayı kontrol altına alabilmek için gerekli en iyi tedaviye karar verilir.

Bütün diğer kanserler gibi penis kanseri de hayatı tehdit edebilir. Ne kadar erken teşhis ve tedavi olursa, iyileşme şansı o kadar yüksektir.

Tedavi - Ameliyat

Habis oluşumla birlikte, penisin küçük bir kısmının da çıkarılması gerekebilir. Penisin büyük bir bölümü çıkarılsa da, cinsel aktivite ve idrar yapmak için yetecek kadarı bırakılabilir.

Diğer Tedaviler

Hastalığın vücudun diğer taraflarına da dağılmasını engellemek veya dağılmayı kontrol altında tutmak için, radyoterapi veya kemoterapi kullanılabilir.

CİLT KANSERLERİ NEDİR

Dünyada en sık görülen kanser tiplerinden olup kanser ölümlerinin %2 sini oluşturur.

Derinin güneşe maruziyeti bu kanserin başlıca sebepleri arasındadır. Radyasyona maruziyet ve ultraviole ışınları da hastalığın sebepleri arasındadır. Özellikle çocukluk ve genç yaşlarda güneşe maruz kalmak, yanmaya meyilli açık renk deri ve melanastki ya da atipik benin vücutta fazla bulunması da hastalığın tetikleyicisidir.

Başlıca üç tip cilt kanseri bulunur.

Meme Kanserİ Nedir

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü memeye taşıyan kanallardan oluşan bir organdır. Süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli bölgelerinde diğer organlara da atlayarak çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Kadınlarada en sık görülen kanser türüdür. Yine kadınlarda akciğer kanserinden sonra ölüme sebebiyet veren ikinci sıradaki kanserdir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi için bu konuda bilinçlenmek çok önemlidir.

Genelde 50 yaş civarında görülmekle birlikte, daha önceki yaşlarda da görülebilmektedir. Her yıl, 45 bin kadın bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirmektedir.

Giderek daha sık karşılaşılan bu hastalığın korunma, tedbir ve risk faktörleri aşağıda belirtilmiştir.

Rİsk Faktörlerİ:
Daha önce meme kanseri geçirmiş kişilerde risk artar. Anne, kız kardeş, yakın akrabada görülmesi, meme dokusunda atipik hiperplozi ve insitu lobüler karsinom gibi tanı alan değişikliklerin bulunduğu kadınlar, çocuk sahibi olmayan, erken dönemde adet görmeye başlayan, menopoza geç giren, uzun süreli hormonal tedavi alan, 30 yaş üstünde çocuk sahibi olan, östrojen hormonuna maruz kalan, alkollü içki kullanan bayanlarda daha sık gözlendiği bilinmektedir.

Meme Kanseri Tetkiki
Korunma ve rİskİ azaltma yolları:
Dengeli beslenme, aşırı kilolardan kurtulmak, alkol alımına dikkat etmek, 30 yaşından önce doğum yapmış olmak, emzirmek, stresi kontrol etmek, spor ve egzersiz yapmak ve en önemlisi düzenli doktor muayenesinden geçip gerekli tetkikleri yaptırmak, riski azaltmaya yardımcı olur.

Yaşam süresince kadının memesinde bir sertlik ya da ağrı gelişmesi sık rastlanan bir durumdur ancak çoğu sertlik kanser değildir. Ama ileri tetkiklerin yaptırılması ve her kadının 25 yaşından sonra kendi kendini kontrol etmeyi öğrenmesi, 35 yaşından sonra ise ultrason ile tarama yaptırması, erken teşhis için gereklidir. Unutmayın, erken teşhis, hayatınızı kurtarabilir.

Kendi kendine yapılacak muayenede aşağıdaki değişiklikler fark edildiğinde gecikmeden bir hekime baş vurulmalıdır.

* Memede 2 haftadan fazla süre ele gelen sertlik ve kitle
* Meme derisinde kalınlaşma, şişme ve renk değişikliği
* Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara.
* Meme veya meme başında içeri doğru çekilme.
* Meme şeklinde ve başların pozisyonunda değişiklik.
* Meme uçlarında ortaya çıkan akıntılar.

Akciğer Kanseri Hastalığı

Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır.

Belirtiler
Hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayete yol açmayabilir. Bu sinsi karakter, akciğer kanserini bu kadar tehlikeli yapan en önemli faktördür. Eğer sigara kullanan ve buna bağlı kronik bronşiti olan biriyseniz, mevsimsel öksürük ve balgam şikayetlerinin süreklilik kazanması, balgamda kan görülmesi, giderek artan nefes darlığı, özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına veya omuzlara yayılan batıcı nitelikte göğüs ağrısı kanser için şüphe uyandırması gereken şikayetlerdir. Ancak hastalığın ilk aşamalarında ,çoğunlukla bunların hiçbiri olmadan, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı ve terleme gibi şikayetler görülmektedir.Hiçbir bulgu vermeyen hasta grubu da az değildir.

Tanı
Düz akciğer röntgenleri ile akciğerde kitle görülen hastalara,öncelikle bilgisayarlı tomografi çekilir.Elde edilen üç boyutlu görüntü ile kitleye nasıl ulaşılabileceğine karar verilir.Hastadan ya tomografi rehberliğinde ya da bronkoskopi dediğimiz ince bükülebilir bir tüple akciğerine ulaşılarak iğneyle parça alınır.Bu işleme biyopsi adı verilir. Kanser tanısı bu biyopsi örneğinin patoloji kliniğinde incelenmesi sonucunda kesinleşir. Doktorunuz şikayetlerinize göre ayrıca karın veya beyine yönelik bilgisayarlı tomografi veya magnetik rezonans görünüleme ve kemik taraması (tüm vücut kemik sintigrafisi) gibi tetkikler isteyebilir.

Tedavi
Bu kanser türünün tedavisine hastalığın sınırlı veya yaygın oluşuna göre karar verilir. Sınırlı hastalıkta kemoterapi ve radyoterapi ardışık veya eşzamanlı olarak uygulanır. Hastalığın beyine yayılma olasılığı yüksek olduğundan ayrıca beyine koruyucu amaçlı radyoterapi yapılır. Nadiren çok küçük çaplı tümörlerde cerrahi uygulanabilir. Yaygın hastalığın tedavisi ise kemoterapidir. Kemoterapiye çok duyarlı bir tümör olmasına rağmen tekrarlama riski çok yüksektir. Kemoterapi sonrası tekrarlamalarda hastanın şikayetlerine veya hastalığın yayılım bölgelerine göre radyoterapi uygulanabilir.

Öneriler
Sigara, puro, pipo (tütün) içimi: Akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan en önemli risk faktörüdür. Sosyoekonomik düzeyi gelişmiş ülkelerde sigara içiminin başarılı olarak önlenmesi sayesinde, bu ülkelerde akciğer kanseri sıklığı oldukça azalmıştır. Sigarayı bıraktıktan 5 yıl sonra risk azalmakta, ancak tamamen bitmemektedir. Sigarayı içmeyen ancak çevresinde içilen kişiler de aynı şekilde bu riski taşırlar.Bu nedenle akciğer kanserini önlemenin en iyi yolu sigaraya hiç başlamamaktır

Rahim Ağzı Kanserine Karşı Aşı

Cinsel ilişki yaşının giderek düştüğü İngiltere’de cinsel yolla bulaşan hastalıkların yol açtığı rahim ağzı kanserine karşı 12 yaşından başlayarak aşı yapılacak.

Cinsel ilişki yaşının giderek düştüğü İngiltere’de Sağlık Bakanlığının cinsel yolla bulaşan hastalıkların yol açtığı rahim ağzı kanserine karşı 12 yaşındaki kızlardan başlayarak aşı yapılacağı bildirildi.

Henüz okul çağındaki kızlara, çeşitli hastalıklara yol açan human papilloma virüsüne (HPV) karşı, daha cinsel açıdan aktif hale gelmeden aşı yapılmasının doğru olacağı sonucuna varan Sağlık Bakanlığının, büyük bir aşı kampanyası için kaynak yaratma çalışmalarına başladığı duyuruldu.

Virüsün İngiltere’de her yıl 1000 kadının rahim ağzı kanserinden ölümüne yol açtığını hatırlatan uzmanlar, 12 yaşındaki kızların önce aşıyla korunmasına çalışılacağına, kız çocuklarının büyüdükten sonra da ülkedeki her kadın için rutin olarak uygulanan ve üç yılda bir yapılan smear testi programına alınacaklarını bildirdi.

Sağlık Bakanı Patrica Hewitt’in planı onaylamak üzere olduğu, ancak bazı ailelerden gelen tepkileri değerlendirdiği belirtiliyor.

Plan onaylanırsa İngiltere’de kız çocuklarını cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruması için uygulanacak aşı, okullardaki hemşireler tarafından uygulanacak. Aşının 10 yıllık koruma sağlaması bekleniyor.

13 Şubat 2008 Çarşamba

Gece mesaisi kanser yapıyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yayınladığı kanser raporunda, gece çalışan kadınlarda, gündüz çalışanlara oranla daha çok göğüs kanseri vakası görüldüğünü bildirdi.

Kanser riskleriyle ilgili yapılan bir çalışmada, "sirkadyen bozulma" olarak nitelenen doğal hayat dengesindeki değişikliğin kanserojen olabileceği belirtildi.

Raporda, ressam ve itfaiye görevlilerinin de işleri dolayısıyla kanser riski taşıdıkları kaydedildi. Gece çalışmanın kanseri tetiklediğine dair insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda bulunan kanıtların az olduğunu belirten bilim adamları, laboratuvar hayvanlarıyla yapılan deneylerde daha çok bulgu olduğunu açıkladı.

Risk iki katına çıkıyor

Göğüs kanserine yakalanmış hemşire ve hostesler üzerinde yapılan testler sonucu toplanan bulgularla, tümörün büyümesinde sabit ışığın etkili olduğu kanıtlandı.

Çalışmayı gerçekleştiren Vincent Cogliano, çalışan kadınlar üzerinde yapılan testlerin, gece mesaisinin kanser riskini iki katına çıkardığını ortaya koyduğunu söyledi.

Sabit ışık kanseri tetikliyor

Cogliano yaptığı açıklamada, riskin diğer meslek grupları ve kanser türleri üzerinde nasıl değişiklik gösterdiğini bilmediklerini belirterek, "Avrupa ve Kuzey Amerika'da çalışan insanların yüzde 20'si vardiyalı iş yapıyor ve maruz kaldıkları sabit ışık kanseri tetikliyor" dedi.

Gece çalışan kişilerin maruz kaldığı sabit ışık, melatonin hormonu üretimini baskı altına alıyor ve genlerin yanlış çalışmasına neden olarak, tümör oluşumuna yol açıyor.

3 Şubat 2008 Pazar

İnsanlık kanseri yeniyor mu

İnsanlık kanseri yeniyormu ?
İngiltere Kanser Araştırmaları Merkezi'nin yaptığı araştırmada, ölümle sonuçlanan kanser vakalarında geçen 30 yıla göre yüzde 23 oranında azalma tespit edildi.

The Independent'ın haberine göre araştırmayı yürüten Dr. Harpal Kumar, kanserin artık eskisi gibi ölümcül bir hastalık olmadığını belirtirken, kanserle savaşta elde edilen bu başarıyı, erken teşhis oranlarındaki artış, hastalıkla mücadelede kullanılan daha ileri teknoloji, farklı kanser türlerinin tedavisinde uzmanlaşma ve toplumda kanser hastalığına karşı oluşan duyarlılığa bağladı.
Hedef yüzde 66

Dr. Kumar açıklamasında, kanser teşhisi konan hastalarda hayatta kalma oranının 1970'li yıllarda yüzde 23.6 olduğunu ancak bu oranın 2000'li yıllarda yüzde 46.2'ye çıktığını söyledi.

Gelişmeleri "olağanüstü" olarak niteleyen Kumar, hedeflerinin bu oranı 2020 yılına kadar yüzde 66'ya yükseltmek olduğunu vurguladı.


Kanserle savaşta 10 hedef

Kanserle mücadelede önemli çalışmalara imza atan Cancer Research UK, bu amaçla 'Kanserle Savaşta 10 Hedef' adını verdikleri bir de liste yayımladı. Hedefler arasında bulunan bazı önlemler şöyle: Ülke genelinde yetişkinler arası sigara kullanımını 12 milyondan 8 milyona indirmek.


Daha etkili kanser ilaçları üretirken yan etkilerini olabildiğince bertaraf etmek.


Şu an yüzde 45 olan erken teşhis oranını yüzde 66'ya çekmek.

Kemoterapi ve radyoterapi uygulamasında daha yüksek teknoloji kullanarak ölüm oranlarını aşağılara çekmek.

İngiltere hâlâ dünyada kanserden kaynaklanan ölümlerin en yüksek olduğu ülke konumunda ve ülkede her 3 kişiden biri bu hastalıkla hayatlarının bir döneminde bir şekilde tanışıyor.

31 Ocak 2008 Perşembe

Cilt kanserine karşı spor ve kahve

Cilt kanserine karşı spor ve kahve!
ABD'de yapılan bir araştırmada, egzersiz ve kahvenin, güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruduğu ortaya çıktı.

New Jersey'deki Rutgers Üniversitesi'nde yapılan ve Proceedings for the National Academy of Sciences Dergisi'nde yayımlanan araştırmaya göre, fiziksel egzersizle birlikte ölçülü kahve tüketimi, güneşin ultra-viyole B (UVB) ışınlarının yol açtığı kanserojen etkileri ortadan kaldırabiliyor.Rutgers Üniversitesi araştırmacıları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, egzersizle birlikte kafeinin, DNA'ları UVB tarafından bozulan kanserli hücreleri ortadan kaldırarak, UVB'nin yıkıcı etkisini ortadan kaldırdığını belirlediler.


Araştırmalarında özellikle güneş ışınlarına karşı hassas tüysüz fareleri inceleyen bilim insanları, bir gruba, insanlarda 1 veya 2 büyük fincan kahveye bedel kafein içeren su içirdiler, diğer gruba egzersiz yaptırdılar, üçüncü gruba da her ikisini birden uyguladılar.

Dördüncü gruba ise ne kafein veren, ne de egzersiz yaptıran araştırmacılar, tüm fare gruplarını, deri hücrelerinin DNA yapısına zarar veren UVB ışınlarına maruz bıraktılar.

Araştırmanın sonunda kafein verilen ve egzersiz yaptırılan grup, kanserli hücreleri ortadan kaldırma kapasitelerinin, diğer 3 gruptan açıkça fazla olduğunu gösterdi.

Kanserin ilacı tütün

Kanserin ilacı tütün!
ABD'li bilim adamları rahim ağzı kanserine karşı geliştirdikleri bir ilaçta tütün kullanıyorlar.

ABD'li bilim adamları rahim ağzı kanserine karşı geliştirdikleri bir ilaçta tütün kullanıyor. Rahim ağzı kanserine, büyük oranda insandan insana bulaşan papilloma virüsü neden oluyor. Dr. Bennett Jenson, Shin-je Ghim ve Partha Basu isimli bilim adamları araştırmaya bu virüsteki L-2 proteinini tanımlayarak başladı. Ardından bu proteine benzeyen sentetik bir gen yaratıp bir tütün virüsüne naklettiler. Bu virüs sayesinde, rahim ağzı kanserine karşı aşı 3 dolara ucuz bir şekilde tütün yapraklarından elde edilmiş oldu.

Kansere karşı aşı

Kansere karşı aşı!
Ülkemizde nisan ayında piyasaya sürülen aşısıyla gündeme gelen rahim ağzı kanseri, kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü.

Ülkemizde nisan ayında piyasaya sürülen aşısıyla gündeme gelen rahim ağzı kanseri, meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü olma özelliğini koruyor.Servikal kanser veya serviks kanseri olarak da adlandırılan rahim ağzı kanserine yol açtığı bilinen HPV virüsüne karşı geliştirilen aşı, tartışmalara rağmen bu kanser tipine karşı korunulabileceği bilincinin biraz olsun yerleşmesini sağladı.HPV aşısı, önerildiği yaş gruplarının dışında kalan, orta yaş kesimindeki kadınlara hatta ergenlik çağındaki erkeklere dahi uygulanır hale geldi.


Artık korunulabilir bir hastalık

Aşının 'çığır açtığı' en önemli nokta, artık rahim ağzı kanserinin korunulabilir bir hastalık olarak kabul edilmesini sağlaması oldu. Bu nedenle Uluslararası Kadın Hastalıkları ve Doğum Federasyonu da rahim ağzı kanserinin önemine dikkat çekerek, korunma yöntemlerinin yaygınlaştırılması gerekliliğinin altını çiziyor.

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Başkanı, Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tezer Kutluk, dünyada her iki dakika bir kadının rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Tezer Kutluk, rahim ağzı kanserinin önemi ve yaygınlığıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Rahim ağzı kanserini tüm kanser türlerinden ayıran özellik nedir?

Rahim ağzı kanserini diğer kanserlerden ayıran en önemli özelliği, ''insan papilloma virüsü'' adı verilen HPV'nin bu hastalığa sebep olmasıdır. Dolayısıyla bu kanserin sebebi, kesin olarak bilinmektedir. Sebebin iyi bilindiği durumlarda da hastalıkla mücadele daha kolay olabilmektedir.

Serviks kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında kaçıncı sırada yer alıyor?

Serviks kanseri, tüm dünyada kadınlarda meme kanserinden sonra ikinci en sık görülen kanser türüdür.

Her yıl 2000 yeni vaka çıkıyor

Dünyada ve Türkiye'de her yıl kaç vakada serviks kanseri teşhis ediliyor?

Dünyada her yıl 500 bin civarında kadın, serviks kanserine yakalanıyor. Türkiye'de ise 2002 yılı rakamları, her yıl 1350 serviks kanseri olduğunu gösteriyor. Ancak her yıl görülen yeni vaka sayısının 1500 - 2500 arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu, önümüzdeki 10 yılda önlem alınmazsa 15 bin kadının bu hastalığa yakalanacağı anlamına geliyor.

Hastalığın Türkiye için önemi nedir?

Taramaların yaygın yapıldığı ülkelerde serviks kanserine karşı savaşta önemli bir yol alınmıştır ve serviks kanserinden ölümler azaltılabilmiştir. Maalesef gelişmekte olan ülkelerde taramalar çok yaygın yapılmamaktadır. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde ekonomik nedenlerle aşı da yaygın kullanılmamaktadır.

Ülkemizde de bir taraftan serviks kanseri taramalarını yaygınlaştırmalıyız. Diğer taraftan da aşı hakkında toplumu bilgilendirerek zaman içinde aşı kullanımını yaygınlaştırmalıyız. Her yıl bin 500 vaka görülse bu 10 yılda 15 bin serviks kanseri demektir. O halde bu hastalıkla savaşta Türkiye de yol almak zorundadır.

Tüm dünyada kaç kişi HPV ile enfekte?

İnsan papilloma virusuyle enfekte ancak anormallik saptanmayan 300 milyon kişi vardır. Genital bölgede HPV'ye bağlı siğil olan 30 milyon kişi vardır. 30 milyon kadar düşük dereceli, 10 milyon kadar yüksek dereceli 'kanser öncülü hastalığı' olan kişi vardır. Bu rakamlar şöyle yorumlanabilir. Serviks kanseri riski taşıyan çok sayıda insan vardır. 2002 yılında bu virüsle enfekte olanlardan 493 bini, serviks kanserine yakalanmıştır.

Taramayı ihmal etmeyin

Rahim ağzı kanseri, aşıyla korunulabilmesi avantajı sayesinde artık diğer kanserlerden farklı değerlendirilecek diyebilir miyiz?
Bu hastalıkla savaşta iki temel yöntem vardır. Birincisi, uzun yıllardır bilinmekte olan ''serviks kanseri taramasıdır''. Pap smear testi adı verilen muayene ve incelemelerle serviks kanseri, çok erken dönemde teşhis edilmekte ve tedavi edilebilmektedir.

Aşı ise serviks kanserinden korunmada çok önemli bir gelişmedir. Aslında Hepatit B aşısı ile tüm dünyada karaciğer kanserlerinden korunmada önemli bir yol alınmaktadır. HPV aşısı ile serviks kanserlerinin yüzde 70 - 80'ini önlemek mümkün olacaktır. Bu gerçekten önemsenmesi gereken bir durumdur.

Rahim ağzı kanseri nedir?

Rahim ağzı kanseri, uterusun (rahim) üst kısmı ile vajinayı birbirine bağlayan konik biçimli serviks (rahim ağzı) bölgesinde ortaya çıkar. Rahim ağzı kanseri, HPV infeksiyonuna yanıt olarak serviks duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmaysıyla gelişmeye başlar. Anormal servikal hücreler bir araya gelerek tümör - kitle oluşturabilir. Benign (iyi huylu) tümörler yayılmaz ve genelde zararsızdır. Malign (kötü huylu) tümörler ise bulundukları yerden yayılarak hayati tehlike oluşturan kansere dönüşürler.