Meme kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meme kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2008 Cumartesi

Meme Kanserİ Nedir

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü memeye taşıyan kanallardan oluşan bir organdır. Süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli bölgelerinde diğer organlara da atlayarak çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Kadınlarada en sık görülen kanser türüdür. Yine kadınlarda akciğer kanserinden sonra ölüme sebebiyet veren ikinci sıradaki kanserdir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi için bu konuda bilinçlenmek çok önemlidir.

Genelde 50 yaş civarında görülmekle birlikte, daha önceki yaşlarda da görülebilmektedir. Her yıl, 45 bin kadın bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirmektedir.

Giderek daha sık karşılaşılan bu hastalığın korunma, tedbir ve risk faktörleri aşağıda belirtilmiştir.

Rİsk Faktörlerİ:
Daha önce meme kanseri geçirmiş kişilerde risk artar. Anne, kız kardeş, yakın akrabada görülmesi, meme dokusunda atipik hiperplozi ve insitu lobüler karsinom gibi tanı alan değişikliklerin bulunduğu kadınlar, çocuk sahibi olmayan, erken dönemde adet görmeye başlayan, menopoza geç giren, uzun süreli hormonal tedavi alan, 30 yaş üstünde çocuk sahibi olan, östrojen hormonuna maruz kalan, alkollü içki kullanan bayanlarda daha sık gözlendiği bilinmektedir.

Meme Kanseri Tetkiki
Korunma ve rİskİ azaltma yolları:
Dengeli beslenme, aşırı kilolardan kurtulmak, alkol alımına dikkat etmek, 30 yaşından önce doğum yapmış olmak, emzirmek, stresi kontrol etmek, spor ve egzersiz yapmak ve en önemlisi düzenli doktor muayenesinden geçip gerekli tetkikleri yaptırmak, riski azaltmaya yardımcı olur.

Yaşam süresince kadının memesinde bir sertlik ya da ağrı gelişmesi sık rastlanan bir durumdur ancak çoğu sertlik kanser değildir. Ama ileri tetkiklerin yaptırılması ve her kadının 25 yaşından sonra kendi kendini kontrol etmeyi öğrenmesi, 35 yaşından sonra ise ultrason ile tarama yaptırması, erken teşhis için gereklidir. Unutmayın, erken teşhis, hayatınızı kurtarabilir.

Kendi kendine yapılacak muayenede aşağıdaki değişiklikler fark edildiğinde gecikmeden bir hekime baş vurulmalıdır.

* Memede 2 haftadan fazla süre ele gelen sertlik ve kitle
* Meme derisinde kalınlaşma, şişme ve renk değişikliği
* Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara.
* Meme veya meme başında içeri doğru çekilme.
* Meme şeklinde ve başların pozisyonunda değişiklik.
* Meme uçlarında ortaya çıkan akıntılar.

6 Şubat 2008 Çarşamba

Meme Kanseri

Tüm kadın kanserlerinin yaklaşık %25′i meme kanseridir. Amerika’da yapılan bir çalışmada 1994 yılında 183.000 yeni meme kanseri görüleceği ve bunların 46.300 ‘ünün bu hastalıktan öleceği hesaplanmıştır. 1950-1970 yılları arasında ABD’ de, 1milyon kadın meme kanseri nedeni ile hayatını kaybetti. Bu sayı ABD’nin 2. Dünya savaşı, Kore ve Vietnam savaşlarında kaybettiği insan sayısından fazladır. 1998 yılında Avrupa’da 1 milyon kadın, meme kanserin nedeni ile tedavi görmektedir. 2000 yılında dünyada 1 milyon kadına, yeni meme kanseri tanısı konacaktır. Dünyada her 11 dakikada 1 kadın meme kanseri nedeni ile hayatını kaybediyor. Dünyada her 3 dakikada 1 kadına, yeni meme kanseri tanısı konuyor.

Türkiye’ de yapılmış sağlıklı bir istatistik çalışması yoktur.Ancak beslenme ve iklim açısından, ülkemiz şartlarına yakın bir Akdeniz ülkesi olan İtalya’da yapılmış istatistiklerini ülkemize uyguladığımızda, Türkiye’ de her yıl 30 bin kadının meme kanserine yakalandığı tahmin edilmektedir.

Kadınlardan daha az olmakla birlikte, erkeklerde de meme kanseri görülebilir. Her 100 meme kanserinden birisi erkeklerde görülür. Son yıllarda erkeklerde meme kanseri oranı % 50 artış göstermiştir. Bundan dolayı erkeklerin de bu konuda bilinçli olması gereklidir.

Meme Kanseri Belirtileri:
•Memede iki haftadan uzun süre ele elen sertlik veya kitle,
•Meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği,
•Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması,
•Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması,
•Memenin şeklinde değişiklik,
•Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik,
•Meme başı akıntısı (özellikle kanlı)

Meme Kanserine Neden Olabilecek Risk Faktörleri
Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların %70′i, 50 yaş üzerindedir.Yani 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır. Meme kanserlerinin %1′i 25 yaştan önce görülmektedir.

Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır.

Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır. Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının, meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır. Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir. Ailesinde meme kanseri olan kadınların,genetik danışma verilen kliniklerde risk hesaplanması gerekir.

Daha önce meme biopsisi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeni ile biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazı kanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik oranlarda artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göre değişir.

Doğurganlık çağının uzunluğu: Adet görmeye erken başlanması, menepoza geç girilmesi doğurganlık çağının uzaması anlamına gelir. Bu sırada kadın daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski artmaktadır. Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır. Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır.

Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif yükselmektedir.

Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: Varlıklı, sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Bu ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamaktadır. Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar. Bu nedenlere bağlı olarak fertil çağın erken başlaması, geç doğurma gibi nedenler risk olarak sayılabilir.

Östrojen hormonu tedavisi: Menopoz nedeni ile östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri görülme riski artar. Doğum kontrol hapı kullanılmasıyla, farklı görüşler olmakla birlikte, hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıl önce doğum kontrol hapını bırakılmış ise, risk ortadan kalkmaktadır.

Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre risk artmaktadır. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol alanlarda risk, hiç içmeyen kadınlara göre 2 kat artmaktadır.

Şişmanlık ve yağlı beslenme: Şişmanlık, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırmaktadır.Doymuş yağların (yağlı et ve yağlı süt) fazla tüketilmemesi önerilmememktedir.

Kanser Öncüsü Hastalık:
Rahim ağzı kanserinde olduğu gibi tipik bir öncü lezyon yoktur.Memedeki her türlü kitle kanser olup olmadığı açısından incelenmelidir.

Meme Kanseri Tarama:
Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre değişmektedir. Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmelidirler. Bu muayene sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılır. Eğer bir değişiklik tespit edilirse derhal bir hekime baş vurulmalıdır. Bir değişiklik saptanmasa bile, üç yılda bir kez hekim tarafından muayene edilmelidirler.Yaş ilerledikçe tarama ve erken tanı için kontrol sıklaştırılmalı buna mammografi de eklenmelidir.

Meme muayenesi ve Mammografi ile tarama :

•35-40 yaşlarında her kadın bir ‘ilk’ mammografi yaptırmalıdır.

•40-49 yaşlarındaki kadınlar, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca her yıl veya 2 yıl ara ile mammografi çektirmeleri gereklidir.

•50 yaşından sonra, kadınlar kendi kendilerine yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim muayenesine gitmeli ve mammografi çektirilmelidirler.

Meme Kanserinde Tanı:
Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerekir. Her ay düzenli olarak kendisini muayene eden bir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi erken fark edebilir. Kadınlara kendilerini muayene etmesini öğretmek önemli bir tarama yöntemi olabilir. Fakat bunlar çoğunlukla yetersiz kalmaktadır. Meme muayenesini öğretmek için pek çok yayın ,meme maketleri ve filmler vardır.

Tanı için en önemli yöntem en ufak bir şüphe varlığında derhal doktora başvurularak , muayeneyi takiben yapılan mammografi, ulştrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerinin kullanılmasıdır.Bu yöntemlerle bulunan kitleler biopsi,iğne aspirasyon veya kitlenin cerrahi olarak çıkarılması ile kesin tanı konulur.

3 Şubat 2008 Pazar

Meme kanseri

Meme / Göğüs Kanseri
Günümüzde erken tanı sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelir.
Memede hissedilen her sertlik kanser değildir. Göğsünde sertlik olan her 10-11 kadından sadece birinde meme kanseri saptanmaktadır. Toplumda yaklaşık 100 kadından 13'ünde meme kanseri görülmektedir. Meme kanserinin en sık saptandığı yaşlar 35-55 yaş grubudur.
Riski azaltma yolları
Dengeli beslenmek ve aşırı kilodan korunmak
Alkol alımına dikkat etmek
30 yaşından önce doğum yapmak
Emzirmek
Stresi kontrol etmek
Spor yapmak
Düzenli doktor muayenesinden geçip tetkikleri yaptırmak

Kendi kendine muayene şart
En hızlı yayılan tür olan meme kanseri, Türkiye'de her yıl 30 bin kadının baş belası oluyor. Doktorlar 'kadınlar meme kanserine karşı kendilerini muayene etmeli' diyor.

Kanser türleri arasında dünyada ve Türkiye'de yayılma hızı en yüksek olanı meme kanseri. Kırk yıl önce yirmi kadından birinde görülen meme kanseri, günümüzde sekiz kadından birinin baş belası oluyor. Buna karşılık rahim kanserleri ise etkisini iyice kaybetti. Bu kanser türünden ölüm artık neredeyse sıfırlandı. Bunun nedeni erken teşhis. Türkiye'de her yıl 30 bin kadının yakalandığı meme kanserini erken teşhis etmenin ipuçları var. Meme Vakfı'nın kurucusu ve başkanı Prof. Dr. Can Gürbüz, "Meme kanserine yakalanmayı önleyen bir yöntem yok, buna karşı en önemli silah erken teşhis, mamagrofi, ve kendi kendine muayene" diyor.

20 Yaşını Aşmış Her Kadın Kendini Muayene Etmeli
Prof. Dr. Can Gürbüz, meme kanserinde en önemli risk faktörünün yaş olduğunu belirtiyor. Yaşı ellinin üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığının, yaşı ellinin altında olan kadınlardan 4 kat daha fazla olduğunu belirten Dr. Gürbüz, "Adet görmeye erken başlanması, menopoza geç girilmesi, 30 yaşından sonra doğum yapılması, östrojen hormonu tedavisi, doğum kontrol hapları, alkol, şişmanlık ve yağlı beslenme, meme kanseri risk faktörleri arasındadır.

Tüm bu risk faktörlerine karşın; şişmanlığın azaltılması, alkolün dozunda alınması, spor ve sebze- meyvenin bol tüketilmesi gibi basit önlemlerle meme kanseri riski %30-40 oranında azaltılabilmektedir" diye konuşuyor. Prof. Gürbüz erken tanı için kadına önemli görev düştüğünü söylüyor. "Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, adet bitimini takip eden günlerde kendi kendini muayene etmeli, bu muayeneler sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılmalı, bir değişiklik saptanmasa bile yirmi yaşından itibaren her üç yılda bir muayeneye gitmeliler" diyen Gürbüz, "Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl bir doktor tarafından muayene edilmeli ve iki yıl arayla mamografi çektirmeli. Elli yaşından itibaren ise her yıl mamografi çektirmeli" tavsiyesinde bulunuyor.

Kansere çare genetik bilimde
5-8 Haziran tarihleri arasında New Orleans'ta düzenlenen 41. ASCO (Amerikan Kilinik Onkoloji Derneği) Toplantısı'na katılan onkologlardan biri olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Fuat Demirelli, "Toplantıdan çıkan sonuç kanser tedavisinin genetikte gizli olduğudur' diye konuşuyor. Günümüz tıbbında kullanılan hiçbir tedavinin birbirinden çok üstün taraflarının olmadığını savunan Demirelli, "Son birkaç yıldır genel eğilim, kanser hücresinin kontrolsüz çoğalmasındaki mekanizma bozulmasını tespit etmeye yönelik, yani genetiğe yönelik. Kanser hücresi olduğu yerde duracak, ilerlemeyecek, çoğalmayacak" diye konuşuyor.

Meme Kanseri Terimi Bitecek
Genetik tedavi yönündeki adımların hızlandığını anlatan Prof. Demirelli, "Bir miligramlık tümör dokusunun içinde bine yakın genin ne durumda olduğu görüyorsunuz. Eminim ki on yıl sonra meme kanseri diye bir terim kullanmayacağız. Şu nedene bağlı olarak gelişmiş A tipi meme kanseri, bu genlerin aşırı çalışmasına bağlı olarak gelişmiş B tipi meme kanseri diyeceğiz" şeklinde konuşuyor.