Kadınlara Özel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadınlara Özel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2008 Perşembe

Hamilelikte beslenmeye dikkat

Hamilelikte beslenmeye dikkat
Hamileliği süresince yeterince beslenmeyen anneler, ileride obez olma riski yüksek bebekler dünyaya getiriyor.

Hamileliği süresince fazla kilo almamak için ya da farklı nedenlerle yeterince beslenmeyen annelerin, ileride obez olma riski yüksek bebekler dünyaya getirdiği bildirildi.BBC'nin internet sitesinde yer alan habere göre, İngiliz ve Yeni Zelandalı bilim adamlarının birlikte yaptıkları araştırma, hamile kadınların beslenme düzenlerinin, çocuklarının ileride obeziteye eğilimli olup olmayacağını belirlediğini ortaya çıkardı.Araştırmaya göre, hamileliği süresince yetersiz ya da kötü beslenen anne adayı, yaşamının ileriki yıllarında kilo almaya meyilli bünyelere sahip bebekler dünyaya getiriyor.


İngiltere'deki South Hampton Üniversitesi ile Yeni Zelanda Büyüme ve Gelişme Araştırma Merkezi'nin yaptığı araştırma, anne karnındaki fetusun, içinde bulunduğu beslenme koşullarına uyum sağlama çabasının, metabolizmasının gelecekte de gıdaya karşı nasıl tepki vereceğini belirlediğini gösteriyor.

Buna göre, sürekli düşük kalorili gıdalara maruz kalan fetus, yaşamının ileriki dönemlerinde de gıdaların bu şekilde olacağını varsayarak, metabolizmasını gıda ve yağ depolamaya yönelik ayarlıyor, bu tür çalışan bir metabolizma da kişiyi yaşantısının ileriki dönemlerinde kilo sorunuyla karşı karşıya bırakıyor.

Uzmanlar, araştırmanın hamilelik döneminde anne adayının dengeli ve yeterli beslenmesinin önemine vurgu yapmanın yanı sıra yanıtlamakta zorluk çekilen bir noktaya da ışık tuttuğunu belirtiyorlar.

Uzmanlara göre, araştırma, "genetik olarak benzer bireylerin, niçin farklı metabolizmalara sahip oldukları" sorusunun yanıtına da ışık tutma özelliğini taşıyor.

'Akdeniz diyeti'nden vazgeçmeyin

'Akdeniz diyeti'nden vazgeçmeyin!
Bitkisel kaynaklı besinler, çeşitli kronik hastalıkları, özellikle koroner, kalp hastalığı ve bazı kanser türlerini geriletiyor.

Akdeniz yemeklerinin önemli bir kısmını sebzeler oluşturur, yıl boyu her mevsimde bol olan sebze sıkça yenilir. Yemek hazırlanırken mümkün olduğunca yiyeceğin doğallığını bozmadan pişirmeye özen gösterilir. Yemeklerde ağız tadı önemli olduğu kadar, görünüşe de çok önem verilir ve göze hitap etmesi için doğal garnitürlerle (yeşil veya siyah zeytin, yeşil sebzeler, kuru üzüm kullanılır) süslenir.


Günümüzde bitkisel kaynaklı besinlerin daha fazla yenmesi önerileri bunları yüksek miktarda tüketen popülasyonlarda, çeşitli kronik hastalıkların, özellikle de koroner, kalp hastalığının ve bazı kanserlerin daha seyrek görülmesinden dolayıdır. Akdeniz ülkelerinin sıcak iklimine ve sağlığa en uygun olan bu beslenme şekli yaz için en uygun diyettir.Akdeniz sahillerinin damak tadının simgesidir Bu beslenme şekli kırmızı ete az yer verir; balık, tahıl, sebze meyve ve lif ağırlıklıdır, zeytinyağı en önemli besindir, süt yoğurt ve peynir protein kaynağı olarak balık ile birlikte yer alır. Bu beslenme tipi kalp damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuk ile uzun ve kaliteli bir yaşamın temel anahtarıdır.

2. gün Akdeniz Diyeti

SABAH

1 dilim tam çavdar ekmeği (erkekler için iki dilim)

50 gram lor peyniri

1 tatlı kaşığı zeytinyağı, kekik, pul biber, taze fesleğen

Domates, yeşil biber, maydanoz

Şekersiz açık çay

ARA ÖĞÜN

1 dilim karpuz

ÖĞLE

1 kâse mercimek salatası

1 dilim az yağlı beyaz peynir

1 dilim tam çavdar ekmeği

ARA ÖĞÜN

1 dilim peynir (erkekler için iki dilim peynir)

2 kepekli grisini (4 kepekli grisini)

5 yeşil zeytin

AKŞAM

6 çorba kaşığı kıymalı bezelye

3 çorba kaşığı bulgur pilavı (erkekler için 4 çorba kaşığı bulgur pilavı)

Cacık veya ayran

ARA

1 şeftali

10 fındık

Diyette dikkat edilmesi gerekenler

Gün boyunca 4-5 fincan açık ve şekersiz siyah çay, daha fazla miktarda şekersiz bitki çayı ile en fazla 2 fincan kahve içilebilir. Su tüketimi kadınlar için günlük en az 8-10 bardak, erkekler için ise en az 10-12 bardak olmalıdır. Gerekli durumlarda alkol tüketimi kadın için haftada 2-3 kadeh, erkek için 4-5 kadeh ile sınırlandırılmalı ve şarap tercih edilmelidir. Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. Sebze yemeklerinde 1 kg için 2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanılmalıdır. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 5 adet zeytin birbirinin yerine kullanılabilir. Bu programlar Sağlıklı Beslenme ve Diyetetik biliminin temel ilkeleri göz önünde bulundurularak düşük aktiviteye sahip sağlıklı yetişkinler için örnek olarak hazırlanmıştır.

Kronik rahatsızlığı olanlar ile hiç sağlık muayenesinden geçmemiş olanların, hamilelik, emzirme dönemi gibi özel bir beslenme programı içinde olanların hekime danışmadan veya bir beslenme uzmanı ile şahsen görüşmeden uygulamamaları önemlidir.

Günün tarifi (Mercimek Salatası)

Mercimekleri bir gün önceden ıslayın ve ertesi gün haşlayıp soğutun, dilediğiniz tüm yeşillikler, taze veya kurutulmuş domates, kuru nane, kekik ile geniş kapta salata hazırlayın. Üzerine 6 çorba kaşığı dolusu haşlanmış mercimek, 2 tatlı kaşığı zeytinyaÇ ekleyin.

Kısa günün kârı

Mercimek içerdiği lifler sebebiyle tok tutar ve bitkisel protein kaynağıdır, yanındaki hayvansal protein olan peynir ile daha dengeli bir öğün tüketmiş olacaksınız, afiyet olsun!

Yanlışları ve doğrularıyla güzellik mitleri

Yanlışları ve doğrularıyla güzellik mitleri!
Etrafımızda sıkça duymaya alışkın olduğumuz o güzellik sırlarının bazıları birer söylentiden ibaretse!? Gerçeklerle karşılaşmaya hazır mısınız?

İtiraf edin! 'Daha güzel, daha bakımlı, daha kıskanılır, daha havalı olmak için bütün güzellik sırlarını uygulamaya her zaman hazırsın. Keyif aldığın pek çok şeyden sırf güzel görünmek uğruna vazgeçmeye de! Peki ya, etrafımızda sıkça duymaya alışkın olduğumuz o güzellik sırlarının bazıları birer söylentiden ibaretse' Merak etmeyinhemen hepimiz bu tür yanılgılara bazen düşüyoruz. Ağızdan ağza dolaşan güzellik mitlerinin perde arkasında bakın neler var!


Yatmadan önce makyajı silmemek sivilcelere yol açar

DOĞRU

Geceleri yatmadan önce makyajını temizlemeye üşenenler, pek çok sivilceye, genişlemiş gözeneklere ve kırılan kirpiklere sahip olmayı göze alıyorlar demektir. Sıkça yapılan diğer bir hata da, saçları bozmamak için makyajı saç diplerine kadar temizlememek. Bu durumda makyaj kalıntıları saç diplerinde zamanla birikerek burada bulunan gözeneklerin tıkanmasına ve siyah noktaların oluşmasına yol açar.


Önerimiz: Makyajınızı temizlerken saç bandı kullanabilirsiniz.

Yüzüstü yatmak kırışıklıklara neden olur

DOĞRU

En yumuşak çarşaf ve yastıkla bile, göz çevresinde ve yanaklarda kırışıklıkların oluşmasına yol açar. Uyurken mümkün olduğunca sırtüstü yatmaya çalışın. İlk geceler zorlansanız da bir süre sonra bu yatış pozisyonunu alışkanlık haline getirebilirsiniz. Ancak bu şekilde hiç uyuyamıyorsanız, kendinizi çok fazla zorlamayın. Çünkü uykusuz kalmanız cildinize çok daha fazla zarar verecektir.

Boyun bakımında vücut losyonu kullanmak yeterli

YANLIŞ

Boyun bölgemiz çok narin ve korunmaya ihtiyaç duyulan bir bölgedir. Bu bölge ilk bakışta yüzümüze ait değilmiş gibi gelse de, aslında tam tersidir. Yüzünüz için kullandığınız kremleri boynunuza da kullanmayı ihmal etmeyin.

Önerimiz: Yüz kreminizi yoğum bir şekilde boynunuza ve dekoltenize de sürün. Üzerini streç filmle kaplayın. 20 dakika kadar kremin emilmesini bekleyin.

Şeker bağdokusunu olumsuz etkiler

DOĞRU

Şekerli gıdalar sadece fazla kilolara değil, aynı zamanda cildin de zarar görmesine neden olur. Fazla şeker aldığımızda cilt elastikiyetini kaybetmeye başlar. Vücuda günde 6 ila 10 kaşık şeker alımı idealdir. 60 gramlık çikolata yaklaşık 7, asitli içecekler ise (0.33 litre) 10 çay kaşığı şeker içerir.

Önerilerimiz: İşlenmemiş şeker ve bal en iyi alternatiftir.

Yüz egzersizleri cildi gerginleştirir

YANLIŞ

Mimik kaslarımız biz farkında olmasak da her gün fazlaca çalışır, sonucunu zamanla 'kırışıklıklar' olarak görmeye başlarız. Yüz egzersizleri ince çizgileri rahatlatsa da derinleşmiş çizgilerde çok da fazla etkili olmazlar.

Önerimiz: Eğer mimik kırışıklıklarınız sizi çok rahatsız ediyorsa, botoks yaptırmayı deneyebilirsiniz.

Uzun süre emzirmek göğüslerin sarkmasına neden olur

YANLIŞ

Hamilelik döneminde göğüsler biraz deforme olmuş gibi görünür. Çünkü yağdokusu süt bezleri için bastırılır. Aslında bu geçici bir durumdur ve hamilelik sonrasını takip eden birkaç ay içinde göğüsler tekrar eski formunu kazanır.

Önerimiz: Emzirme döneminden sonra hızlı kilo vermemeye dikkat edin.

V-B ışınları gözler için zararlıdır.

DOĞRU

Özellikle dağ ve deniz kenarlarında UV ışınları o kadar yoğundur ki, gözleriniz kırışmaktan da öte zarar görür. Bu ışınlar daha bulanık görmeye neden olur. Güneş gözlüğü kullanmak aslında be nedenle her mevsim şarttır. 'Ne kadar koyu, o kadar iyi mantığı güneş gözlüklerinde her zaman geçerli değildir, aynı şekilde açık renkli camlar da ışınlardan en iyi şekilde koruyabilir.

Önerimiz: Gözlük alırken, UV korumalı olup olmadığını gözlüğün üzerinde bulunan 'CE' yazısından anlayabilirsiniz.

Bacak bacak üzerine atmak çatlaklara yol açar

DOĞRU

Biz kadınların en sevdiği oturma şekli değil midir bu? Ama maalesef bacak bacak üstüne atarak varislere ve çatlaklara davetiye çıkarırız. Çünkü bu şekilde kan, damarlardan rahatça akamaz ve kendine yeni yollar arar. Aynı zamanda bize göre rahat olan bu oturma pozisyonunda omurilik zorlanır ve bu da zamanla sırt ağrılarına yol açar.


Önerimiz: Otururken çantanızı veya ceketinizi bacaklarınızın üzerine koyun. Böylece bacak bacak üzerine atma ihtiyacı duymazsınız.

Çok fazla uyuyanlar daha çabuk şişmanlar

YANLIŞ

Çok uyuyanlar az uyuyanlara göre normalde daha zayıftır. Sanılanın aksine, az uyuyanlar uykuculara göre çok daha fazla kilo alma riski taşırlar. Bu gerçeğin arkasında iki neden yatıyor. Bunlardan biri açlığı bastıran leptin, diğeri açlık hissi veren ghrelin hormonları. Az uykuyla geçirilen gecelerde kandaki leptin miktarı azaldığı ve ghrelin seviyesi arttığı için vücut daha çok kalori ihtiyacı hisseder.

Yağ yakmaya egzersizin ilk 30 dakikasından sonra başlarız

YANLIŞ

Yıllardır bu gerçeğe inanıp egzersiz yaparken kıvranıp durduk. Oysa yürürken bile atılan her adımda yağ depoları harekete geçiyor. Buna rağmen yağ yakmak için kesinlikle maksimum nabızdan hareket etmemeniz gerekiyor. En ideali nabzınızın dakikada 130 olmasıdır. Ayrıca egzersizi temiz, açık havada yapmak da önemlidir.


Önerimiz: Yürüyüş yaparken koşu ayakkabılarını tercih edin ve olabildiğince yumuşak bir zeminde hareket etmeye çalışın. Çünkü aşırı engebeli yollarda, yanak ve çene bölgesindeki elastikiyet kaybolabilir.

Selülit kremi vücudun her bölgesi için kullanılabilir

YANLIŞ

Selülit kremlerinin içinde yağı ve suyu vücuttan atmaya yarayan maddeler bulunur. Bu maddelerin kesinlikle boyun ve göğüs bölgesinde işi yoktur! Çünkü dekolteyi gergin ve yumuşak tutan şeyi zaten yağ ve nemdir. Bunlar da selülit kremlerinin içinde bulunmaz.

Sıcak banyo cildin diriliğini kaybetmesine neden olur

DOĞRU

Her gün saatlerce sıcak banyo yapan kişiler, sadece ciltlerindeki yağ ve nem oranlarını azaltmakla kalmazlar, aynı zamanda kollajen dokularına da zarar verebilirler. Bu nedenle sıcak banyo keyfinizi haftada iki ile sınırlayın. Ayrıca koruyucu olarak da banyo yağı kullanın ve banyodan sonra cildinizi soğuk suyla serinleyin.

Çinko sivilceleri azaltır

DOĞRU

Kendinize ekstra özen göstermek istediğiniz düğün, nikah, parti gibi organizasyonların öncesinde sanki anlaşmış gibi, cildinizde sevimsiz sivilceler belirir kötü haberi hemen vermek gerekirse, onların acilen yok edilebilmesi için herhangi bir sihirli madde maalesef yok! Ama çinko kapatıcı oldukça işe yarar. Çünkü çinko anti bakteriyeldir ve tedavi sürecine yardımcı olur. Ayrıca kızarıklıkları kapatır ve UV ışınlarından dolayı reaksiyona karşı korur.

Kadınların dostu kahve

Kadınların dostu kahve!
Günde üç fincan kahve, 65 yaşının üzerindeki kadınların hafızalarını koruyucu etkiye sahip.
Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü'nün (Inserm) Lizbon Üniversitesi ile ortaklaşa yaptığı araştırmada, günde en az üç fincan kahve veya 6 fincan çayın, günde sadece bir fincan veya daha az içenlerle kıyaslandığında hafızayı koruyucu etkisi bulunduğu ortaya çıktı. 65 ve daha yaşlı 4 bin 197 kadın ve 2 bin 820 erkeğin kafein tüketimi ile hafıza, dil ve mantık yürütme gibi ''tanımaya değin'' entellektüel peroformansları arasındaki ilişkinin, 4 yıl boyunca elde edilen veriler ve bir istatistik modeli oluşturularak değerlendirildiği araştırmada, kafeinin sadece kadınlarda hafızayı koruyucu etkisi olduğu tespit edildi.


Inserm'den Karen Ritchie, araştırmanın kafeinin kadınların beyin fonksiyonu üzerinde koruyucu bir etkisinin bulunduğunu açıkça gösterdiğini belirterek, kafeinin neden sadece kadınların hafızasını koruyucu bir etkisi bulunduğunu anlamaya çalıştıklarını kaydetti.

Ritchie, kafeinin erkek ve kadınların metabolizmalarında farklı etkilere yol açabilmesi veya hormonal bir etkileşimin bu farkı yaratmış olabileceğini belirtirken, kafein temelinde bir tedavinin yararlı olup olmayacağını anlamak için öncelikle biyolojik mekanizmayı aydınlatmak gerektiğine işaret etti. Araştırmanın, kafeinin Alzheimer hastalığına ortadan kalkması konusunda bir etkisi bulunmadığını gösterdiğini belirten Ritchie, araştırmanın kafein ile Alzheimer arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla iki yıl daha sürdürülmesi gerektiğini, kafein tüketiminin bu hastalığın ortadan kalkmasında değil, gelişiminde rol oynayabildiğini düşündüklerini ifade etti.

Meme küçültmede etkili çözüm

Meme küçültmede etkili çözüm
"Moufarrege Meme Küçültme Tekniği" sayesinde meme küçültme ameliyatları sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor.

ADÜ Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eray Copcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, memenin bir kadın için en önemli organlardan biri olduğunu söyledi.ADÜ Tıp Fakültesi'nde haftada en az iki meme ameliyatı yaptıklarını, bunlarda da en çok talebin küçültme ameliyatlarına geldiğini ifade eden Copcu, küçültme operasyonlarında günümüze kadar 200'den fazla tekniğin tanımlandığını ve halk arasında en çok bilinenin, ters T harfi şeklinde iz bırakan yöntem olduğunu belirtti.


Copcu, bu yöntemin hem çıkan izlerin kişileri mutsuz etmesi hem de kişileri yeterince çekici göstermemesinden ötürü son dönemlerde çok kullanılmadığını ifade etti.

1990'lı yılların başında 'Lejour' adında Belçikalı bir profesör tarafından sadece iki izli olan bir teknik tanımlandığını belirten Copcu, bu teknikte de oluşan izin uzunluğunun, erken dönemde bu izin birbiri üzerine katlanır şekilde olması ve meme projeksiyonları ile ilgili ciddi sıkıntılar ortaya çıktığını anlattı.

Copcu, şöyle konuştu:

"Böyle olunca, bende meme küçültme ameliyatlarında uygun sonuç elde etmek için bir arayışa girdim. 2005 yılında Kanada Montreal Üniversitesinden Prof. Dr. Richard Moufarrege ile tanıştım. Öncelikle kendisiyle internet ortamında karşılaştık ve kendisinin geliştirdiği tekniği tartışma fırsatı bulduk. Daha sonra kendisi beni yanına davet etti. Uzun süre yanında kaldım. Bütün ameliyatlarına girdim. Moufarrage yeni bir teknik tanımladı. Bu tekniğin adı 'Total Pasterior Pedikürlü Meme Küçültme Tekniğidir'. Tekniğin çok ciddi avantajları var. Bugün çok ciddi problemlerin çözümünü sağlıyor. Şu anda dünyada tanımlanmış en iyi teknik. Bu tekniği dünyada Kanada dışında uygulayan tek ana bilim dalı, bizim ana bilim dalımız. Türkiye'de sadece biz uyguluyoruz."

Süt kanalları, sinirler ve kan damarları korunuyor

Bugüne kadar meme küçültme ameliyatları yapılırken meme dokusunun süt kanallarının etkilenmesinden korktukları için kişilere (Doğurganlığınız bitirin, memeler iyice sarksın. Çünkü biz bu ameliyatı yaparsak meme dokunuz etkilenir. Çocuğunuza yeterli süt veremezsiniz) dediklerini dile getiren Copcu, şöyle devam etti:

"Moufarrege'ın geliştirdiği bu yöntemde, süt kanallarına dokunulmuyor. Süt kanalları maksimum derecede korunuyor. Bunun anlamı, 18 yaşından sonraki her yaş döneminde, kişi istediğinde bu ameliyatı olabiliyor. Bir diğer konu inervansiyon dediğimiz duyarlılığı etkilenmiyor. Çünkü, sinirler korunuyor. Ama en önemli özelliği ise memenin kanlanması etkilenmiyor. Tümüyle memeye giden kan damarları korunarak geliştirilmiş bir yöntem. Bu yöntem şu an en güzel, en estetik, projeksiyonu en fazla, süt kanalları etkilenmediği için fonksiyonel sonuçları en iyi olan meme küçültme yöntemi olarak tanımlanır."

Copcu, Prof. Dr. Richard Moufarrege'ın 17-20 Ekim tarihlerinde Eskişehir'de yapılacak olan 29. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ulusal Kongresinin konuklarından biri olduğunu sözlerine ekledi.

Tatlılar: Dost görünen düşmanınız

Tatlılar: Dost görünen düşmanınız!
Şekerli gıdalar ilk yediğinizde kendinizi iyi hissettirir. Ancak kısa süre sonra, daha fazla acıkmanıza neden olurlar.

Karbonhidratlar günlük diyetimizin büyük kısmını oluşturur. Çünkü vücudumuz için gerekli ve önemli enerji kaynağıdır. Ancak basit karbonhidrat dediğimiz şeker ve ürünlerini aşırı tüketmek dengeli beslenme açısından çok doğru bir davranış değil. Bunun yerine tam tahıllara ağırlık vermek ve karbonhidratı protein ile dengeleyebilmek çok önemli. Örneğin aç karnına içtiğiniz şekerli bir içecek önce kan şekerinizi yükseltir kendinizi iyi hissedersiniz ancak daha sonra insülin hormonunun aşırı uyarılması ve kan şekerinde dengesizlik sebebiyle daha fazla acıkmanıza ve canınızın tatlı istemesine sebep olabilir. Mümkün olduğunca şeker ve şekerli yiyecekleri hayatınızdan uzaklaştırın. Şeker tüketiminiz ne seviyede merak ediyorsanız bu testle kendinizi ölçebilirsiniz.


Hangi tür tatlıları tercih ettiğinizi kontrol etmek için işte size bir şans. Yediğiniz tatlılar diğer besin öğelerinden de zengin mi? Yoksa enerji değeri yüksek, besin öğelerinden fakir olanları mı tercih ediyorsunuz? Yandaki sütunda yer alan soruların karşısına size uygun olan 'Her zaman', 'Çoğunlukla', 'Bazen' ya da 'Hiçbir zaman' seçeneklerinden birini işaretleyin.

Şekerli gıdalarla aranızı test edin

1 - Ara öğünde şekerli kurabiye yerine meyveleri tercih eder misiniz?
2 - Öğle veya akşam öğünlerinde şekerli içecekler yerine ayran tercih eder misiniz?
3 - Çay / kahve içerken şeker kullanma alışkanlığından vazgeçtiniz mi?
4 - Kek, krep, kurabiye gibi yiyecekleri şurup yerine meyvelerle tatlandırmayı tercih eder misiniz?
5 - Dondurmayı karamel veya çikolata sos yerine meyve salatasıyla yer misiniz?
6 - Ara öğünde simit veya tostla birlikte meyve suyu veya şekerli gazozlar yerine ayran sipariş eder misiniz?
7 - Tatlı olarak hamurlu, şuruplu tatlılar yerine meyveli tatlıları tercih eder misiniz?
8 - Pasta veya kek yerken büyük bir dilim yerine en ince dilimi seçer misiniz?
9 - Ara öğünlerde sadece 5 - 6 tane kurabiye veya şekerli bisküvi yerine sütle birlikte şekersiz yağsız kraker seçer misiniz?
10 - Sıcak çikolata yaparken yalnızca su kullanmak yerine sütle yapmayı tercih eder misiniz?

DEĞERLENDİRME

Her yanıtı aşağıdaki puana göre değerlendirin
Her zaman 4 puan
Çoğunlukla 3 puan
Bazen 2 puan
Hiçbir zaman 1 puan Toplam puanınız;

30 puanın üzerindeyse:

Dengeli beslenmeye çok dikkat ediyorsunuz, şeker almak yerine besin değeri daha yüksek meyve ve protein içeren seçimler yapıyorsunuz. Bu beslenme şeklini korumaya devam edin.

20 - 29 puan arası:

Dengeli bir diyetle besleniyorsanız ve gereksiniminiz kadar enerji tüketiyorsanız, büyük bir ihtimalle tatlı seçimleriniz doğru. Eğer kilo fazlanız varsa tatlı seçimlerinizi tekrar gözden geçirin ve azaltmaya çalışın, tercihlerinizi şekeri azaltacak yönde değiştirin.

10 - 19 puan arası:

Basit şeker tüketiminiz artmış görünüyor. Yediklerinizi dengelemek için günlük beslenmede sebze, meyve ve protein dengesine dikkat edin, tatlıları azaltıp meyve ve besin değeri daha iyi olan süt/yoğurt seçimlerine de yer verin. Şeker oranı yüksek besinleri azaltın.

Diyabetikler için küçük bir adım

Diyabet hastalığının artışı sürekliliğini koruyor, hiç bitecek gibi de görünmüyor. Amerikan Diyabet Derneği, diyabetin görülme sıklığının 1990 yılından 2005 yılına kadar, bin kişide 26.4 iken 54.5 seviyesine çıkarak neredeyse iki kat artış gösterdiğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü ise 2025 yılında diyabetli birey sayısının neredeyse 330 milyona ulaşabileceğini düşünmekte.
Yapılan birçok çalışma, diyabetli bireylerin yani şeker hastalarının haftada en az üç gün olacak şekilde 35 - 40 dakika orta tempolu yürüyüş yapmaları gerektiğini gösteriyor. Çünkü diyabet hastalığı vücut fonksiyonlarının çoğuna zarar veren etkiler gösteriyor. Bu nedenle 21. yüzyılın hastalığı da denilen diyabetten korunmada fiziksel olarak aktif olmanın önemine dikkat çekilmeli, böylece kalp hastalıklarına karşı da önlem alınmalıdır.

Daha çok yetişkinlerde görülen diyabet hastalığı son zamanlarda sıklıkla çocuklarda da karşımıza çıkan bir sağlık problemi olmaya başladı. Çocuk obezitesinin son 10 yılda yüzde 10 - 15'lik artışıyla diyabete yakalanma sıklığı çocuklarda da yaklaşık olarak aynı değerde arttı.

Bu nedenle kendiniz için yapacağınız yürüyüşlerin çocuğunuz için de koruyucu olduğunu bilerek ailece yapılacak fiziksel aktivitelere yönelmelisiniz.

Diyetisyen Sanem Apa

Geç saatlerde yemek sakıncalı

Yaz aylarında günler daha uzun, güneş etkisini uzun saatler gösteriyor. Tüm gün sıcağın ardından akşam yemeğini daha serin ve keyifli yemeyi tercih edenler bu sebeple daha geç saatlerde yemeğe başlıyorlar. Eğer bir de geç saatlere kadar plaj, havuz, deniz keyfi yapanlar varsa duş almak, dinlenmek, giyinmek ve yemeğe hazırlanmak oldukça gecikiyor.

Geç saatlere kadar aç kalmak, akşam yemeğinde ihtiyacınızdan daha fazla yemek yemenize sebep olabilir. Akşam metabolik hızımız daha düşük oluyor çünkü dinlenme ve uyku sırasında metabolizma daha az kalori harcıyor. Bu sebeple de gece yenilen yemeklerin yağa dönüşmesi daha çabuk olabiliyor. Geç yemek yediğinizde tersine daha tokluk hissedebilirsiniz ama siz yine de kahvaltıyı atlamayın. Bir adet meyve veya 10-15 fındık veya 1 bardak süt bile olsa kahvaltı edin, aksi takdirde akşamüzeri daha fazla acıkır ve gece yine yemek yersiniz. Bu kısır döngü sağlıksız ve hızlı kilo almanıza sebep olur. Eğer akşam yemeğini geç yemeyi planlıyorsanız; Yemeğe çok aç başlamayın, ara öğün tüketmeye gayret edin.
Yemeğe geçmeden 1-2 saat önce 1 meyve veya 10-15 fındık yiyin.

Yemek öncesi kokteyl var ise çiğ sebze ve meyveler ile oyalanın.
Bol su için. Sizi uzun süre tok tutacak lifli gıdaları tercih edin.
Yemeğe başlarken mutlaka masada bol yeşillik ve sebze bulunmasına özen gösterin.

Masada oturma süresi uzadıkça bir şeyler yemenize engel olamıyorsanız, naneli şeker ile yemeği sonlandırın.
Çok geç bir saat ise tatlı yemeyi reddedin ve geceyi meyve ile bitirin.

3. gün Yaz Diyeti

Sabah

2 dilim çavdar veya kepek ekmeği (ekmeğin 1 dilimi akşam yemeğine kaydırılabilir)
1 dilim az yağlı dil veya kaşar peyniri
1 dilim karpuz veya kavun Şekersiz çay

Öğle

1 lahmacun (erkekler için 2 olabilir)
1 bardak ayran
Bol salata

Ara öğün

2 top dondurma

Akşam

Izgara balık
1 dilim beyaz peynir
Bol salata
4-5 kaşık zeytinyağlı sebze

Ara öğün

2 porsiyon meyve Tatil keyfi: 2 meyve ve 1 dilim ekmek yerine, 1 duble rakı veya 2 kadeh şarap içilebilir.

Diyeti uygularken

Gün boyunca 4-5 fincan açık ve şekersiz siyah çay, daha fazla miktarda şekersiz bitki çayı ile en fazla 2 fincan kahve içilebilir.
Su tüketimi kadınlar için günlük en az 8-10 bardak, erkekler için ise en az 10-12 bardak olmalıdır. Gerekli durumlarda alkol tüketimi kadın için haftada 2-3 kadeh, erkek için 4-5 kadeh ile sınırlandırılmalı ve şarap tercih edilmelidir.

Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 5 adet zeytin değişebilir.

Sebze yemeklerinde 1 kg için 2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanılmalıdır. Bu programlar Sağlıklı Beslenme ve Diyetetik biliminin temel ilkeleri göz önünde bulundurularak düşük aktiviteye sahip sağlıklı yetişkinler için örnek olarak hazırlanmıştır.

Kronik rahatsızlığı olanlar ile hiç sağlık muayenesinden geçmemiş olanların, hamilelik, emzirme dönemi gibi özel bir beslenme programı içinde olanların hekime danışmadan veya bir beslenme uzmanı ile şahsen görüşmeden uygulamamaları önemlidir.

Buzdolabınızdaki tuzaklara dikkat

Buzdolabınızdaki tuzaklara dikkat!
Kalıcı olarak zayıflamak mı istiyorsunuz? O zaman buzdolabını derinlemesine elden geçirmenin zamanı geldi demektir!

Kilo vermek, alışveriş arabasına elinize aldığınız anda başlar. Satın aldığımız ve ardından buzdolabına yerleştirdiğimiz gıdalar bizleri ya zayıflatır ya da kilo aldırır. Eğer tereyağı, mayonez ve kaymaklı yoğurtları buzdolabına koyarsanız, bu kalori bombalarına sık sık eliniz gider. Peki, buzdolabı nasıl şişmanlatır ve nasıl yeniden zayıflatabilir? İşte size en çok kilo aldırıcılar. En iyisi hemen bugün buzdolabınızı elden geçirmeye başlayın.


Fiziğinize iyi gelenler içeri!

Yağsız süt: Yağsız sütte de bol miktarda kalsiyum bulunur ve 100 gramında sadece 1 gram yağ vardır. Domates püresi ve hardal: İşte size tereyağı ve mayoneze karşılık düşük kalorili alternatifler. Üstelik lezzetli de Yağsız peynirler: Bir diliminde sadece 81 kalori bulunur. Otlar: Yemeklerinize lezzet katarken ek bir kalori getirmezler. Meyve: Mükemmel bir ara öğün veya kahvaltıdır. Ayrıca renkli meyveler daha çok yemeniz için iştahınızı kabartır Yağsız yoğurt: Taze ve lezzetlidir. 1 kase yoğurdun içinde 57 kalori bulunur. Balık ve yağsız et: Tavuk göğsü hafiftir, 100 gramında 150 kalori vardır. Tonbalığının 100 gramında 121, alabalığın 1 adedinde 168 kalori vardır. Sebze: En iyisi en büyük raflardan birisine yerleştirin. Çünkü sebzede neredeyse hiç kalori yoktur ama buna karşılık vitamin açısından zengin ve sağlıklıdır.

Kalori bombaları dışarı!

Yağlı peynir çeşitleri: Özellikle bazı peynir çeşitlerinde yağ oranı yüzde yetmişlere kadar çıkabiliyor. Kola ve limonata: Bu tür içecekler tatlı oldukları yani bol miktarda şeker içerdikleri için kalori tehlikesi ortaya çıkar. Bir bardakta neredeyse 20 gram şeker bulunur. Sucuk, salam, sosis: Çok yağlıdırlar. 1 dilim salamın içinde 108 kalori bulunur. Tereyağı ve margarin: Saf yağ tedarikçileridir ve özellikle sabah kahvaltısında ekmeğin üstüne bol miktarda sürmekten kendimizi alamayız.
Kaymaklı yoğurtlar: Az yağlı olsalar bile kaymaktan dolayı kalorilidirler. Bu nedenle kaymaksız olanları tercih edin. Ketçap: Bu tatlı sırrın içinde şeker var ve sadece 20 gramında bile 22 kalori var! Mezeler: Kalori bombalarıdır! 2 yemek kaşığı size 182 kalori anlamına gelir, bunun 18 gramı saf yağdır.

Tatilde suyu ihmal etmeyin

Tatilde suyu ihmal etmeyin
Kadınların günde ortalama 2 litre, erkeklerin ise 2,5 litre suya ihtiyacı var.

Yaz tatili genelde güneş, havuz, deniz ve sıcak kelimelerini hatırlatıyor. Özellikle bu yıl, mevsim normallerinin üzerinde bir sıcaklık olması sıvı tüketimi konusunda biraz daha bilgi sahibi olunmasını gerektiriyor.Çünkü vücudumuzun yüzde 60-70'i sudan oluşuyor ve aşırı su kaybı hayati bir tehlike yaratıyor. Yaz aylarında yaşadığımız aşırı su kaybını kesinlikle tamamlamak mecburiyetindeyiz. Günlük sıvı ihtiyacı her bir kalorinin metabolize olması için 1 ml'dir. Yani kadınların ortalama 2000 kalorilik ihtiyaç için 2000 ml (2 litre), erkeklerin ise 2500 ml (2,5 litre) suya ihtiyacı vardır. Ancak egzersiz yapıldığında, her yarım saat için 1-2 bardak daha eklemek gerekir. 3 litre maksimum ihtiyaç denilebilir.


Meyve porsiyonlarına dikkat

Yaz meyveleri, çoğumuzun miktarını kontrol etmekte zorlandığı bir besin grubudur. Kocaman ve kıpkırmızı kirazlar, çekirdeksiz üzümden, çavuş üzümüne kadar çeşit çeşit üzümler, sabah kahvaltısının baş tacı karpuz... Saymakla bitmeyen bu meyveler hem çok sağlıklı hem de çok tehlikeli. Günlük karbonhidrat ihtiyacımızın bir kısmını vitamin, mineral ve antioksidan deposu olan meyvelerden karşılamamız gerekiyor. Ancak meyve bir karbonhidrattır. 1 gramı 4 kalori enerji verir. Fazla tüketilen kısım diğer tüm besinler gibi yağa dönüşüyor. Yani meyvenin içinde hiç yaÇ yok, fazla yesek de yaÇ olarak depolanmaz ve kilo yapmaz diye düşünmeyin. Yoksa siz de meyve tuzağına düşer ve nasıl kilo aldığınızın farkına varmazsınız.

Her meyvenin içerdiği şeker miktarı farklı olduğu için porsiyon miktarı da farklıdır. Örneğin 1 adet incir = 1 elma = 15 üzüm demektir.

Daha fazla hareket edin

Sadece yediklerinizi azaltarak kilo korumak doğru bir yol değildir. Hareketinizi artırmak için tatili bir fırsat olarak değerlendirin. Tatilde daha hareketli olmanın yolları Sabah yürüyüş yapmaya çalışın, mümkün olduğunca yüzün. Havuz içinde sohbet ederken bile hareket edin. Otel odasına giderken mümkünse asansör değil merdiven kullanın. Bisiklet ile dolaşma imkânı varsa çocukluk günlerinizi hatırlayıp biraz turlayın. Otelin spor salonu varsa her gün 35-40 dakikalık bir zamanınızı burada değerlendirin. Güneşlenirken çok uzun süre hareketsiz kalmayın. 2 saatte bir, 10-15 dakika hareket edin. Yatağın içinde biraz esneme ve karın kaslarınızı çalıştıran hareketler yapın.Kısacası hayatınıza hareket katın!

5. gün

SABAH

2 dilim ekmek veya yarım simit

1 dilim peynir

Domates, salatalık, maydanoz, yeşil biber

Şekersiz çay

ÖĞLE

Yaz çorbası

ARA ÖĞÜN

1/2 gözleme

AKŞAM

Izgara balık

Izgara kalamar

Bol salata

4-5 kaşık zeytinyağlı sebze

ARA ÖĞÜN

2 porsiyon meyve veya 1-2 top dondurma

6. gün

SABAH

2 dilim ekmek veya 4-5 kaşık tahıl gevreği

1 dilim peynir veya az yağlı süt

Domates, salatalık, maydanoz, yeşil biber

Şekersiz çay

ÖĞLE

Ton balıklı salata

1 dilim ekmek veya 2 çorba kaşığı mısır veya 1 haşlama patates

ARA ÖĞÜN

1 dilim karpuz

1 dilim peynir

1 dilim ekmek

AKŞAM

Izgara et

Bol salata

Cacık veya 1 dilim peynir

4-5 kaşık zeytinyağlı sebze

ARA ÖĞÜN

2 porsiyon meyve 7. gün

SABAH

2 dilim ekmek veya yarım simit

1 dilim az yağlı dil veya kaşar peyniri

4-5 zeytin

1 yumurta ile menemen

Domates, salatalık, maydanoz, yeşil biber

Şekersiz çay

ÖĞLE

1 su bardağı haşlanmış makarna veya sebzeli bulgur pilavı

2 dilim beyaz peynir veya cacık

ARA ÖĞÜN

2 top dondurma veya 1 kâse sütlü tatlı

AKŞAM

Izgara balık

Bol salata

4-5 kaşık zeytinyağlı sebze

ARA ÖĞÜN

2 porsiyon meyve

Diyeti uygularken

Gün boyunca 4-5 fincan açık ve şekersiz siyah çay, daha fazla miktarda şekersiz bitki çayı ile en fazla 2 fincan kahve içilebilir. Su tüketimi kadınlar için günlük en az 8-10 bardak, erkekler için ise en az 10-12 bardak olmalıdır. Gerekli durumlarda alkol tüketimi kadın için haftada 2-3 kadeh, erkek için 4-5 kadeh ile sınırlandırılmalı ve şarap tercih edilmelidir. Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 5 adet zeytin değişebilir. Sebze yemeklerinde 1 kg için 2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanılmalıdır. Bu programlar Sağlıklı Beslenme ve Diyetetik biliminin temel ilkeleri göz önünde bulundurularak düşük aktiviteye sahip sağlıklı yetişkinler için örnek olarak hazırlanmıştır.

Kronik rahatsızlığı olanlar ile hiç sağlık muayenesinden geçmemiş olanların, hamilelik, emzirme dönemi gibi özel bir beslenme programı içinde olanların hekime danışmadan veya bir beslenme uzmanı ile şahsen görüşmeden uygulamamaları önemlidir.

Sağlıklı pişirme teknikleri

Lezzetten ödün vermeden sağlıklı yemekler pişirmek zor değil. Neyi, nasıl pişireceğinizi bilerek geleneksel mutfağımızdaki yöntemlerden yararlanabilirsiniz

Sağlıklı ve lezzetli yemekler pişirmek için mutlaka gurme veya aşçı olmanıza ya da pahalı pişirme aletleri kullanmanıza ihtiyacınız yok.Yemeklerinizi hazırlarken temel pişirme yöntemlerini kullanarak sağlıklı yemekler pişirebilirsiniz. Öncelikli hedefiniz yemeklerinizi lezzetlendirmek için aşırı miktarda yaÇ ve tuz eklemeyi sınırlamak; bunun yerine domates, çeşitli sebzeler ve baharatlara daha fazla yer vermek olmalıdır.Aşağıda, Mezura ekibimizin sizler için önerdiği sağlıklı ve lezzetli teknikleri en sevdiğiniz yemekler için kullanabilirsiniz.


Fırında pişirme:

Deniz ürünlerini, tavuk, hindi, yağsız et, sebzeleri ve meyveleri fırında pişirebilirsiniz. Fırındaki kuru havayla yiyecekleri az yağla pişirmeniz mümkün. Üstünü kapayabilir veya biraz kızarmasını istiyorsanız üzerini açık bırakarak pişirebilirsiniz. Fırınlamanın olumlu yanı, ekstra yaÇ ilave etmenize gerek kalmamasıdır. Besinleri fırında pişirirken yağın damladıktan sonra yanmasını engellemek için besin ile kap arasına tel ızgara koyabilirsiniz. Besinler içerdikleri yaÇ veya suyla pişer ve bu şekilde lezzetlerinden hiçbir şey kaybetmezler.

Ağır ateşte pişirme:

Bu pişirme yönteminde önce besinler yüksek ateşte renk değiştirinceye kadar, kısa süre tutulur. Ardından çok az miktarda su ilave edilerek ağır ateşte pişirilir. Pişireceğiniz yemeğin türüne göre bu yöntemde su ilavesi yerine besleyici özellikleri bakımından zengin olan domates suyunu da kullanabilirsiniz. Özellikle sebzeli yemekleri pişirmek için uygun bir yöntemdir.

Izgara ve kavurma:

Her iki yöntemde de besinlerin her bölümünün eşit pişmesi önemlidir. Izgara yaparken besinlerin yeterli ısıyı alıp almadığından emin olmak için pişirdiğiniz besinin her iki tarafını da 3 - 5 dakika pişirin. Açık havada ızgara yapacaksanız öncelikle kömürün gerçekten kor olduğundan emin olmalısınız. Yiyecekleri alevle kesinlikle temas ettirmeyin. Izgara yaparken büyük parçalar halinde doğradığınız sebzeleri de aralara yerleştirmek, yiyeceğinizin lezzetlenmesine ve içeriğindeki suyun muhafazasına neden olur.
Kavurma işlemi ise pek tercih edilen bir pişirme yöntemi değildir. Izgara ve kavurma yöntemlerinde besinden yaÇ dışarı atılmış olur.

Poşe yöntemi:

Bu yöntemde amaç besinin şeklini koruyabilmektir. Genelde yumurta bu pişirme yönteminin en çok uygulandığı besindir. Poşe yöntemini uyguladığımız en sağlıklı ve lezzetli yemeklerimizin başında çılbır gelir. Yine balıklar, tavuk etleri de poşe yöntemiyle pişirilebilir. Poşe yaparken suya besinin parçalanmaması için biraz sirke ve tuz ilave edilir. Yüksek ısıda, ağzı kapalı olarak kaynatılan suya yiyecek bırakılır. Ancak bundan önce mutlaka ısı azaltılmalıdır.

Sote yapma:

Küçük ve ince parçalanmış besinlerin çabucak pişirilmesi için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Yapışma yapmayan tava kullanıyorsanız yaÇ ilave etmenize kesinlikle gerek yoktur. Ancak böyle bir tavanız yoksa bir tatlı kaşığı yaÇ ilave ederek sote işlemini yapmanız mümkün olabilir. Sürekli karıştırılarak pişen besinlerde besinin özsuyunun dışarı çıkması engellenmiş ve besin öğelerinin muhafazası sağlanmış olur.
Haşlama: Az miktarda suyun içine koyulan besin, vitamin ve mineral kaybını önlemek için kapağı kapatılarak pişirilir. Bu pişirme sürecinde ekleyeceğiniz çeşitli baharatlarla yemeğin lezzetini de artırmanız mümkün.

Baharatların kullanımı:

Farklı ve lezzetli yemekler yaratmak istiyorsanız baharatlar bu konuda en büyük yardımcınızdır. Özellikle taze olan baharatları seçmeniz ve bunları pişirme işleminin sonunda yemeğinize ilave etmeniz doğru olacaktır. Ancak kurutulmuş baharatları ise yemek pişirirken daha erken ilave etmeniz, aromanın yemeğe geçmesi için daha doğru olacak yöntemdir.

Sağlıklı pişirmede ufak ipuçları

Sütlü tatlı yaparken, süt, un ve şeker birlikte pişirildiğinde şeker, süt ocaktan indirilmeye yakın eklenmelidir. Dondurulmuş besinler, özellikle etler, buzu çözdürüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır. Çözülme işi, oda sıcaklığında, soba, radyatör üzerinde ve altında, hafif ateşte veya güneşli yerlerde yapılmamalıdır. Çözülme işlemi, buzdolabının alt raflarında bekletilerek yapılmalıdır. Çözülmüş besinler bekletmeden pişirilmeli. Kurubaklagiller, pişirilmeden önce pestisit (böcek ilacı) kalıntılarından arındırmak için iyice yıkanmalıdır. Kurubaklagillerin iyi pişmelerini sağlamak için 8 - 10 saat ön ıslatma işlemi uygulanmalıdır. Islatma suyu dökülebilir. Kurubaklagillerin haşlama sularının dökülmesi besin değerini azaltır. Makarna, erişte vb. besinlerin haşlama sularının dökülmesi besin değerini azaltır.

Yaşamın kaynağı Su

Yemek yemeden haftalarca yaşayabilirsiniz ama susuzluğa ancak birkaç gün dayanabilirsiniz. Sağlıklı bir hayat sürdürmek için her gün 2,5-3 litre su içmelisiniz.

Su yaşam için vazgeçilmezdir. İnsan yemek yemeden haftalarca yaşayabilirken, susuzluğa ancak birkaç gün dayanabilir. İnsan vücudunun büyük bir kısmı (yüzde 50-60'ı) sudan oluşmuştur. Bu oran yaşa ve cinsiyete göre değişir. Su oranı yaşa paralel olarak azalır, yerini yağ dokusu alır. Kas dokusuyla vücuttaki su oranı arasında pozitif bir ilişki vardır. Çizgili kaslar diğer doku ve kaslardan daha fazla su içerir. Kanın yüzde 92'si, kemiklerin yüzde 22'si, beynin yüzde 75'i ve kasların yüzde 75'i sudur.


Su dengesi

Yetişkin bir insan bir kısmı yiyeceklerden karşılanmak üzere günde 2-3 litre suya ihtiyaç duyar. Kalori ve besin değeri olmamasına rağmen su beslenme açısından çok önemlidir. Yüzde 2'lik azalma ısı dengesinin değişmesine neden olurken, yüzde 7'lik azalma aşırı yorgunluğa, yüzde 10'luk azalma ise dolaşım ve böbrek yetmezliğiyle ölüme neden olur.

İnsan bedeninin kemik, deri, bağ dokusu ve yağ dışındaki tüm öğeleri vücut suyu içinde çözelti halindedir. Vücudun yaşamsal en küçük birimi hücrelerdir. Hücrelerdeki yaşam için gerekli olan bütün biyokimyasal tepkimeler bu çözelti içinde oluşur. Hücrelerin yaşamsal faaliyetleri ve bu sayede vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi su dengesinin korunması ile mümkündür.

Vücudun su dengesi içilen su, içecekler ve yiyecekler içindeki su miktarları ile solunum yoluyla, idrarla, terle ve dışkıyla kaybedilen su miktarları arasındaki dengeyle sağlanır. Vücut ihtiyacı olduğundan daha az suya sahip olduğunda denge bozulur, bu ödemlerin oluşmasına neden olur.

Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler, verdiklerinden fazla su atımına neden oldukları için, vücudun sıvısını azaltır. Alkollü içecekler de aynı şekildedir. Su vücudun sıvı ihtiyacının karşılayan en iyi öğedir.

Sıcak havalarda fazla fiziksel aktivite yapıldığında, fazla proteinli ve tuzlu besinler tüketildiğinde, terleme ve idrarla, vücut ısısını artıran ateşli hastalıkların geçirildiği durumlarda, özellikle yaz aylarında sık görülen bağırsak enfeksiyonu ve ishal gibi hastalık durumlarında sıvı kaybı artar. Bu durum vücudun su gereksinmesinde de artışa neden olur.

Ne kadar su?

Su temiz, sağlığı bozmayan kaynaklardan karşılanmalı. Dolayısıyla içilen suyun hijyenik olmasına dikkat edilmeli.
Vücudun büyüklüğü, ne kadar aktif olunduğu, iklim, hastalık gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak su ihtiyacı değişiklik gösterir. Kilo başına 35 mililitre su alımı önerilmekle birlikte genel olarak, sağlıklı bir kişi her gün kaybedilen vücut sıvılarını yeniden yerine koymak için 2,5-3 litre su içmelidir.

Haftanın öğüdü

İyi yıkayın

Sebze ve meyve gibi besinlerin yıkama ve hazırlanma koşulları oldukça önemlidir. İyi yıkanmama nedeniyle oluşabilecek enfeksiyon risklerine karşı dışarıda tükettiğiniz sebze, salata gibi besinlerin hijyenik açıdan uygunluğuna dikkat edin. Ev koşullarında ise tüketeceğiniz sebze veya meyvenin tükettiğiniz su miktarını da gözeterek iyi yıkanmasına özen gösterin.

Cilt bakımında 7 yanlış

Cilt bakımında 7 yanlış!
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu güzellik yanlışlarını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyorlar.

YANLIŞ 1

Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.

ZARARI:
Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin vb.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.


Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere doğru yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar) Eve dönünce de duşa girip saçınıza ve cildinize bulaşmış artıkları çıkartın. Hemen ardından da C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.

YANLIŞ 2

Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.

ZARARI:

Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir hasara eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere öyle bir zarar verir ki bu da cilt kanseri riskini arttırır. Bir araştırma sonucu, düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma riskini yüzde 55 arttırdığını belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.

Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka bir sürü seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve giliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer'ı deneyebilirsiniz.

YANLIŞ 3

ZARARI:

Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağıya keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hisroksi asitlarini (AHA) içeren losyonlar kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.

Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalanma gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gündüz veya gece kremi kullanın (ama her ikisini değil). Haftada bir olarak da sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyici ile cildinizi rahatlatın.

YANLIŞ 4

Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine sabun veya vücut şampuanı kullanıyorsunuz.

ZARARI:

Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünden kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde 'nemlendiricilidir' yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında koruyamazlar bu yüzden tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul gözükebilir.

Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın tıraş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.

YANLIŞ 5

Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.

ZARARI:

Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısım içeride, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.

Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanmış metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru itin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman daha iyisi; bir dermatologa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede birkaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönemsini engelliyor.

YANLIŞ 6

Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakımı rutininizi değiştirmiyorsunuz.

ZARARI:

Montclair, New Jersey'de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie'nin ciddi bir uyarısı var: 'Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.' Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.

Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra, ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü) ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean&Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyicileri iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Cleaning Gel'i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bileşenler bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.

YANLIŞ 7

Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız?

ZARARI:

Fırçalar zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunu yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemelerini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.

Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkama zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanarak geliştirdiği fırçalar

Bir duble rakı üç kadeh şaraba bedel

İçkilerin içindeki alkol oranı aldığınız kaloriyi de artırıyor. Rejiminize en az zarar veren içkilerden biri şarap.
İçkilerin içindeki alkol oranı aldığınız kaloriyi de artırıyor. Rejiminize en az zarar veren içkilerden biri şarap.

Rakı balık mevsiminin tam ortasındayız. Ama akşamüzeri havuz başında bir mohito keyfi yazın en çok tercih edilen kokteyllerinden biri veya mehtapta aheste aheste içilen şarap, yine yaz akşamları için romantik bir seçim olabilir. Bu seçimler bağımlılık halinde değilse miktarını ve sıklığını kontrol edebiliyorsanız sorun yok çünkü sağlık, bedenen ve ruhen iyilik halidir.Keyifli zamanlar da sağlık için önemlidir. Kendinizi her şeyden mahrum etmenizi, haşlama sebze, meyve ve domates suyuyla bir hayat geçirmenizi beklemiyorum. Ancak alkollü içecekler hakkında sizi daha detaylı bilgilendirmek istedim.


Alkol, kimi zaman bazı toplumlarda kutsal sayılıp, dini törenlerde kullanıldı ama genelde eğlencenin ayrılmaz bir parçası oldu. Alkolün vücutta en hızlı etkisini gösterdiği yer, santral sinir sistemi ile bu sistemin en önemli organı beyindir.


Alkol, karaciğer ve beyin başta olmak üzere sindirim sistemini, kemik iliğini, bir başka deyişle tüm hücre ve organları etkiler. Alkolün karaciğer üzerindeki olumsuz etkisi karaciğer yağlanması, iltihaplanması ve ilerleme durumunda da ''siroz'' oluşumuyla meydana gelmektedir. Sürekli alkol kullanımı, sindirim sisteminde sorunlara, hatta ileri boyutlarda kanser oluşumuna neden olabilir.

Aşırı alkolün zararları

Aşırı alkol konuşmayı bozabilir, uyku ritmini etkiler, beyindeki yaşamsal merkezleri uzun ve yoğun süre, baskılarsa yaşamı tehdit eden bir komaya dahi neden olabilir. Nefesimizdeki alkol düzeyi ile kandaki alkol yoğunluğu paralellik gösterir. Alkol kan damarlarını genişleterek sıcaklık duygusu yaratır, nabız hızlanır. Sıvı alımının artması ve alkolün boşaltım sistemi üzerindeki etkisiyle de daha fazla idrar yapılır.

Ağız yolundan alınan alkolün yüzde 20'si mideden, yüzde 80'i ince bağırsaklardan doğrudan emilir. Ağız, yemek borusu ve kalın bağırsaklardan emilim çok düşük düzeydedir. Kandaki alkol değeri, alkol alımı bittikten bir saat sonra en yüksek düzeye ulaşır.

Az miktarda alkol alımı bile bir işin yapılması için gerekli beceri, dikkat ve ilgide azalmaya neden olabilir. Genelde karar verme yeteneği azalır, dikkat ve refleks kaybı olur. Ancak; belirli bir süre içinde ne kadar içildiği, cinsiyet, vücut yapısı ve metabolizma, alkolle tüketilen yiyeceklerin çeşidi ve miktarı bu belirtilerin ortaya çıkmasını etkiler.

Alkoldeki yüksek enerji miktarı kısa süreli bir tokluk sağlayarak, yüksek miktarda ve boş bir enerji almamıza neden olur. Alkol tüketimindeki anahtar kelime, alkol alım miktarı ve sıklığı olmalı , miktarlara göre tüketim sağlanmalı.

Detaylara dikkat!

İçki şişeleri üzerinde alkol yüzdelerini gösteren sayılar vardır. Bu sayılar 0,79 ile çarpıldığında 100 mililitredeki alkol miktarı, gram cinsinden bulunmuş olunur.
Bildiğiniz üzere 1 gram alkol, yaklaşık 7 kalori içerir. 1 gram yağ ise 9 kalori verir.
Ne kadar içtiğinize dikkat edin. Yağ mı içiyorsunuz yoksa keyif mi yapıyorsunuz? Siz karar verin. Dyt. Sanem APA

Alkol sonrası hemen uyumayın

Aç karnına alkol almamaya çalışın. Eğer yemekte alkol almak gerekiyorsa minik yudumlarla tüketin, yağı az sebzeler ve ızgara edilmiş proteinli yiyecekler (balık-tavuk, et) veya yağsız peynir tercih edebilirsiniz. Bol salata ve közlenmiş sebzeler de iyi seçimlerdir. Alkol alımının vücuttan su atımını artırması nedeniyle alkolle birlikte su tüketimini artırmak gerekir. (Her 1 gram alkol 9 gram suyu vücuttan atar. Rakının yüzde 40 - 45'i saf alkol olduğuna göre içilen her tek rakıyla birlikte 4 - 5 misli su alınması gerekir.) Yemek sonrasında fiziksel aktiviteyi artırarak almış olduğunuz enerjiyi harcamanız gerektiğini düşünün. Hemen uyumayın.

Dyt. Sanem APA