Güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2008 Perşembe

6 adımda mükemmel bacaklar

6 adımda mükemmel bacaklar
Bacaklarınızın korkulu rüyası selülit, varis ve lekelerden kurtulmak istemez misiniz? Altı adımda bacaklarınızı mükemmelleştirin...

Selülitlerden Kurtulma:

Vücuttaki lenf sistemini düzenli olarak keselemek toksinleri vücuttan atmaya yardımcı olur ve selülitlerin oluşumunu azaltır.Selülit Sorununun Çözümü' adlı kitabın yazarı Dr.Howard Murad selülitlerin oluşumunu engellemedeki önemli yollardan birinin, vücudu kuru, sert bir fırça yada keseyle yıkamanın olduğunu, çünkü o sırada kan dolaşımının canlandığını ve sellüler dokuların yavaşça yakımla birlikte yok olduğunu belirtir. Ayaklardan, kalçalara kadar vücudunuzu çemberler halinde keseleyin.


Selülitleri ve toksinleri atmadaki benzer bir yöntem ise evde uygulayabileceğiniz lenf drenaj masajıdır. Duyulduğu kadar korkutucu değildir, hatta diğer masaj yöntemlerinden daha da basittir. Dermotoloji ve selülit uzmanı Dr Elizabeth Dancey'nin söylediğine göre masaja kasıklardan başlamalı, parmaklarla dizlerin içine kadar dalga şeklinde gelip, kasıklara doğru geri dönülmelidir ve eğer bu masaj her hefta 15-20 dakikalığına yapılırsa bacaklarınız pürüzsüz ve daha sıkı gözükecektir.
Birçok uzman selülit kremlerinin vücudun derinine etki etmediğine, sadece vücudun yüzeyini pürüzsüzleştirip, masajla birlikte sürüldüğünde etkili olabileceğine katılırlar.

Varis (de-vein):

Lifli damarlar(varisler) çıplak bacakların kötü görünmesine neden oluyor. Bacak yüzeyinde oluşan ve damar içlerinde kanla dolu olan bu küçük, kırmızı damarların en bilinen tedavi yöntemi lazer tedavisi veya skleroterapidir. Estetik uzmanı Dr David Gault skleroterapi tedavisinde varislerin iğneyi sokabilecek büyüklükte olmalarının daha faydalı olacağını söylüyor ve ekliyor 'damar tıkanıklığını açmak için ilaç damara enjekte ediliyor ve vücut onu emiyor, sonuçta damarlar eski haline dönüyor.' Damar iğne için çok küçük olduğunda lazer tedavisi uygun görülüyor. Sıcak bir atış damarın içine uygulanıyor ve orada tahrik edici, kızdırıcı bir reaksiyon oluyor ve buda damar yollarının açılmasını sağlıyor.

Nemlendirme:

Nem vücudunuzun sahip olması gereken en önemli şeydir ve vücudunuzun sık sık nemlenmeye ihtiyacı vardır. Nem vücuda doğal ve yumuşak bir görünüm verir. Bunun için vücudunuza istediğiniz bir bakım ürünü kullanabilirsiniz.

Temizleme:

Pul pul dökülen ciltler gibi birçok hastalık vardır. Bu tür ciltler çok fazla kuru değildir, pürüzlü bir cilt tonu vardır ve pul pul kalkmalar görülür. Herhangi bir vücut nemlendiricisi ürünü kullanmanız iyi gelebilir ama ölü deri hücrelerine nüfus etmesi pek düşünülemez.

Parlaklık yaratın:

Bacaklara kapatıcı uygulandığında çok daha etkileyici ve pürüzsüz göründüğü herkes tarafından bilinir. Fakat önemli olan cilt renginize uyumudur. Cildinize en uygun kapatıcı veya fondöteni seçin. Fondötenin bir bölümünü bir miktar nemlendiriciyle birleştirip yumuşak ve daha pürüzsüz bacaklara sahip olabilirsiniz. Vücut renginizden bir kaç ton koyu ve yakışan bir fondöteni bacaklarınıza sürdükten sonra herhangi bir çürük ya da kusuru şeftali ve sarı tonları arasında bir kapatıcıyla kapatabilirsiniz. Diğer ve son yöntemse

Power-Plate

yöntemidir. Madonna'nın da kullandığı bu alet vücudunuzun bir anda şekillenmesine yardımcı olacak. Aletin üzerinde durmanız yeterli olacaktır. Alet size çamaşır makinesindeymişsiniz gibi titreşimler veriyor böylece kaslarınız geriliyor ve sonuç olarak daha sıkı ve diri bir cilt sahip oluyorsunuz.

Yanlışları ve doğrularıyla güzellik mitleri

Yanlışları ve doğrularıyla güzellik mitleri!
Etrafımızda sıkça duymaya alışkın olduğumuz o güzellik sırlarının bazıları birer söylentiden ibaretse!? Gerçeklerle karşılaşmaya hazır mısınız?

İtiraf edin! 'Daha güzel, daha bakımlı, daha kıskanılır, daha havalı olmak için bütün güzellik sırlarını uygulamaya her zaman hazırsın. Keyif aldığın pek çok şeyden sırf güzel görünmek uğruna vazgeçmeye de! Peki ya, etrafımızda sıkça duymaya alışkın olduğumuz o güzellik sırlarının bazıları birer söylentiden ibaretse' Merak etmeyinhemen hepimiz bu tür yanılgılara bazen düşüyoruz. Ağızdan ağza dolaşan güzellik mitlerinin perde arkasında bakın neler var!


Yatmadan önce makyajı silmemek sivilcelere yol açar

DOĞRU

Geceleri yatmadan önce makyajını temizlemeye üşenenler, pek çok sivilceye, genişlemiş gözeneklere ve kırılan kirpiklere sahip olmayı göze alıyorlar demektir. Sıkça yapılan diğer bir hata da, saçları bozmamak için makyajı saç diplerine kadar temizlememek. Bu durumda makyaj kalıntıları saç diplerinde zamanla birikerek burada bulunan gözeneklerin tıkanmasına ve siyah noktaların oluşmasına yol açar.


Önerimiz: Makyajınızı temizlerken saç bandı kullanabilirsiniz.

Yüzüstü yatmak kırışıklıklara neden olur

DOĞRU

En yumuşak çarşaf ve yastıkla bile, göz çevresinde ve yanaklarda kırışıklıkların oluşmasına yol açar. Uyurken mümkün olduğunca sırtüstü yatmaya çalışın. İlk geceler zorlansanız da bir süre sonra bu yatış pozisyonunu alışkanlık haline getirebilirsiniz. Ancak bu şekilde hiç uyuyamıyorsanız, kendinizi çok fazla zorlamayın. Çünkü uykusuz kalmanız cildinize çok daha fazla zarar verecektir.

Boyun bakımında vücut losyonu kullanmak yeterli

YANLIŞ

Boyun bölgemiz çok narin ve korunmaya ihtiyaç duyulan bir bölgedir. Bu bölge ilk bakışta yüzümüze ait değilmiş gibi gelse de, aslında tam tersidir. Yüzünüz için kullandığınız kremleri boynunuza da kullanmayı ihmal etmeyin.

Önerimiz: Yüz kreminizi yoğum bir şekilde boynunuza ve dekoltenize de sürün. Üzerini streç filmle kaplayın. 20 dakika kadar kremin emilmesini bekleyin.

Şeker bağdokusunu olumsuz etkiler

DOĞRU

Şekerli gıdalar sadece fazla kilolara değil, aynı zamanda cildin de zarar görmesine neden olur. Fazla şeker aldığımızda cilt elastikiyetini kaybetmeye başlar. Vücuda günde 6 ila 10 kaşık şeker alımı idealdir. 60 gramlık çikolata yaklaşık 7, asitli içecekler ise (0.33 litre) 10 çay kaşığı şeker içerir.

Önerilerimiz: İşlenmemiş şeker ve bal en iyi alternatiftir.

Yüz egzersizleri cildi gerginleştirir

YANLIŞ

Mimik kaslarımız biz farkında olmasak da her gün fazlaca çalışır, sonucunu zamanla 'kırışıklıklar' olarak görmeye başlarız. Yüz egzersizleri ince çizgileri rahatlatsa da derinleşmiş çizgilerde çok da fazla etkili olmazlar.

Önerimiz: Eğer mimik kırışıklıklarınız sizi çok rahatsız ediyorsa, botoks yaptırmayı deneyebilirsiniz.

Uzun süre emzirmek göğüslerin sarkmasına neden olur

YANLIŞ

Hamilelik döneminde göğüsler biraz deforme olmuş gibi görünür. Çünkü yağdokusu süt bezleri için bastırılır. Aslında bu geçici bir durumdur ve hamilelik sonrasını takip eden birkaç ay içinde göğüsler tekrar eski formunu kazanır.

Önerimiz: Emzirme döneminden sonra hızlı kilo vermemeye dikkat edin.

V-B ışınları gözler için zararlıdır.

DOĞRU

Özellikle dağ ve deniz kenarlarında UV ışınları o kadar yoğundur ki, gözleriniz kırışmaktan da öte zarar görür. Bu ışınlar daha bulanık görmeye neden olur. Güneş gözlüğü kullanmak aslında be nedenle her mevsim şarttır. 'Ne kadar koyu, o kadar iyi mantığı güneş gözlüklerinde her zaman geçerli değildir, aynı şekilde açık renkli camlar da ışınlardan en iyi şekilde koruyabilir.

Önerimiz: Gözlük alırken, UV korumalı olup olmadığını gözlüğün üzerinde bulunan 'CE' yazısından anlayabilirsiniz.

Bacak bacak üzerine atmak çatlaklara yol açar

DOĞRU

Biz kadınların en sevdiği oturma şekli değil midir bu? Ama maalesef bacak bacak üstüne atarak varislere ve çatlaklara davetiye çıkarırız. Çünkü bu şekilde kan, damarlardan rahatça akamaz ve kendine yeni yollar arar. Aynı zamanda bize göre rahat olan bu oturma pozisyonunda omurilik zorlanır ve bu da zamanla sırt ağrılarına yol açar.


Önerimiz: Otururken çantanızı veya ceketinizi bacaklarınızın üzerine koyun. Böylece bacak bacak üzerine atma ihtiyacı duymazsınız.

Çok fazla uyuyanlar daha çabuk şişmanlar

YANLIŞ

Çok uyuyanlar az uyuyanlara göre normalde daha zayıftır. Sanılanın aksine, az uyuyanlar uykuculara göre çok daha fazla kilo alma riski taşırlar. Bu gerçeğin arkasında iki neden yatıyor. Bunlardan biri açlığı bastıran leptin, diğeri açlık hissi veren ghrelin hormonları. Az uykuyla geçirilen gecelerde kandaki leptin miktarı azaldığı ve ghrelin seviyesi arttığı için vücut daha çok kalori ihtiyacı hisseder.

Yağ yakmaya egzersizin ilk 30 dakikasından sonra başlarız

YANLIŞ

Yıllardır bu gerçeğe inanıp egzersiz yaparken kıvranıp durduk. Oysa yürürken bile atılan her adımda yağ depoları harekete geçiyor. Buna rağmen yağ yakmak için kesinlikle maksimum nabızdan hareket etmemeniz gerekiyor. En ideali nabzınızın dakikada 130 olmasıdır. Ayrıca egzersizi temiz, açık havada yapmak da önemlidir.


Önerimiz: Yürüyüş yaparken koşu ayakkabılarını tercih edin ve olabildiğince yumuşak bir zeminde hareket etmeye çalışın. Çünkü aşırı engebeli yollarda, yanak ve çene bölgesindeki elastikiyet kaybolabilir.

Selülit kremi vücudun her bölgesi için kullanılabilir

YANLIŞ

Selülit kremlerinin içinde yağı ve suyu vücuttan atmaya yarayan maddeler bulunur. Bu maddelerin kesinlikle boyun ve göğüs bölgesinde işi yoktur! Çünkü dekolteyi gergin ve yumuşak tutan şeyi zaten yağ ve nemdir. Bunlar da selülit kremlerinin içinde bulunmaz.

Sıcak banyo cildin diriliğini kaybetmesine neden olur

DOĞRU

Her gün saatlerce sıcak banyo yapan kişiler, sadece ciltlerindeki yağ ve nem oranlarını azaltmakla kalmazlar, aynı zamanda kollajen dokularına da zarar verebilirler. Bu nedenle sıcak banyo keyfinizi haftada iki ile sınırlayın. Ayrıca koruyucu olarak da banyo yağı kullanın ve banyodan sonra cildinizi soğuk suyla serinleyin.

Çinko sivilceleri azaltır

DOĞRU

Kendinize ekstra özen göstermek istediğiniz düğün, nikah, parti gibi organizasyonların öncesinde sanki anlaşmış gibi, cildinizde sevimsiz sivilceler belirir kötü haberi hemen vermek gerekirse, onların acilen yok edilebilmesi için herhangi bir sihirli madde maalesef yok! Ama çinko kapatıcı oldukça işe yarar. Çünkü çinko anti bakteriyeldir ve tedavi sürecine yardımcı olur. Ayrıca kızarıklıkları kapatır ve UV ışınlarından dolayı reaksiyona karşı korur.

Kadınların dostu kahve

Kadınların dostu kahve!
Günde üç fincan kahve, 65 yaşının üzerindeki kadınların hafızalarını koruyucu etkiye sahip.
Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü'nün (Inserm) Lizbon Üniversitesi ile ortaklaşa yaptığı araştırmada, günde en az üç fincan kahve veya 6 fincan çayın, günde sadece bir fincan veya daha az içenlerle kıyaslandığında hafızayı koruyucu etkisi bulunduğu ortaya çıktı. 65 ve daha yaşlı 4 bin 197 kadın ve 2 bin 820 erkeğin kafein tüketimi ile hafıza, dil ve mantık yürütme gibi ''tanımaya değin'' entellektüel peroformansları arasındaki ilişkinin, 4 yıl boyunca elde edilen veriler ve bir istatistik modeli oluşturularak değerlendirildiği araştırmada, kafeinin sadece kadınlarda hafızayı koruyucu etkisi olduğu tespit edildi.


Inserm'den Karen Ritchie, araştırmanın kafeinin kadınların beyin fonksiyonu üzerinde koruyucu bir etkisinin bulunduğunu açıkça gösterdiğini belirterek, kafeinin neden sadece kadınların hafızasını koruyucu bir etkisi bulunduğunu anlamaya çalıştıklarını kaydetti.

Ritchie, kafeinin erkek ve kadınların metabolizmalarında farklı etkilere yol açabilmesi veya hormonal bir etkileşimin bu farkı yaratmış olabileceğini belirtirken, kafein temelinde bir tedavinin yararlı olup olmayacağını anlamak için öncelikle biyolojik mekanizmayı aydınlatmak gerektiğine işaret etti. Araştırmanın, kafeinin Alzheimer hastalığına ortadan kalkması konusunda bir etkisi bulunmadığını gösterdiğini belirten Ritchie, araştırmanın kafein ile Alzheimer arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla iki yıl daha sürdürülmesi gerektiğini, kafein tüketiminin bu hastalığın ortadan kalkmasında değil, gelişiminde rol oynayabildiğini düşündüklerini ifade etti.

Meme küçültmede etkili çözüm

Meme küçültmede etkili çözüm
"Moufarrege Meme Küçültme Tekniği" sayesinde meme küçültme ameliyatları sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriliyor.

ADÜ Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eray Copcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, memenin bir kadın için en önemli organlardan biri olduğunu söyledi.ADÜ Tıp Fakültesi'nde haftada en az iki meme ameliyatı yaptıklarını, bunlarda da en çok talebin küçültme ameliyatlarına geldiğini ifade eden Copcu, küçültme operasyonlarında günümüze kadar 200'den fazla tekniğin tanımlandığını ve halk arasında en çok bilinenin, ters T harfi şeklinde iz bırakan yöntem olduğunu belirtti.


Copcu, bu yöntemin hem çıkan izlerin kişileri mutsuz etmesi hem de kişileri yeterince çekici göstermemesinden ötürü son dönemlerde çok kullanılmadığını ifade etti.

1990'lı yılların başında 'Lejour' adında Belçikalı bir profesör tarafından sadece iki izli olan bir teknik tanımlandığını belirten Copcu, bu teknikte de oluşan izin uzunluğunun, erken dönemde bu izin birbiri üzerine katlanır şekilde olması ve meme projeksiyonları ile ilgili ciddi sıkıntılar ortaya çıktığını anlattı.

Copcu, şöyle konuştu:

"Böyle olunca, bende meme küçültme ameliyatlarında uygun sonuç elde etmek için bir arayışa girdim. 2005 yılında Kanada Montreal Üniversitesinden Prof. Dr. Richard Moufarrege ile tanıştım. Öncelikle kendisiyle internet ortamında karşılaştık ve kendisinin geliştirdiği tekniği tartışma fırsatı bulduk. Daha sonra kendisi beni yanına davet etti. Uzun süre yanında kaldım. Bütün ameliyatlarına girdim. Moufarrage yeni bir teknik tanımladı. Bu tekniğin adı 'Total Pasterior Pedikürlü Meme Küçültme Tekniğidir'. Tekniğin çok ciddi avantajları var. Bugün çok ciddi problemlerin çözümünü sağlıyor. Şu anda dünyada tanımlanmış en iyi teknik. Bu tekniği dünyada Kanada dışında uygulayan tek ana bilim dalı, bizim ana bilim dalımız. Türkiye'de sadece biz uyguluyoruz."

Süt kanalları, sinirler ve kan damarları korunuyor

Bugüne kadar meme küçültme ameliyatları yapılırken meme dokusunun süt kanallarının etkilenmesinden korktukları için kişilere (Doğurganlığınız bitirin, memeler iyice sarksın. Çünkü biz bu ameliyatı yaparsak meme dokunuz etkilenir. Çocuğunuza yeterli süt veremezsiniz) dediklerini dile getiren Copcu, şöyle devam etti:

"Moufarrege'ın geliştirdiği bu yöntemde, süt kanallarına dokunulmuyor. Süt kanalları maksimum derecede korunuyor. Bunun anlamı, 18 yaşından sonraki her yaş döneminde, kişi istediğinde bu ameliyatı olabiliyor. Bir diğer konu inervansiyon dediğimiz duyarlılığı etkilenmiyor. Çünkü, sinirler korunuyor. Ama en önemli özelliği ise memenin kanlanması etkilenmiyor. Tümüyle memeye giden kan damarları korunarak geliştirilmiş bir yöntem. Bu yöntem şu an en güzel, en estetik, projeksiyonu en fazla, süt kanalları etkilenmediği için fonksiyonel sonuçları en iyi olan meme küçültme yöntemi olarak tanımlanır."

Copcu, Prof. Dr. Richard Moufarrege'ın 17-20 Ekim tarihlerinde Eskişehir'de yapılacak olan 29. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ulusal Kongresinin konuklarından biri olduğunu sözlerine ekledi.