uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2008 Çarşamba

badem, bal, besin, beslenme, meyva, patetes, sağlık, tedavi, uyku, uykusuzluk, yemek, yulaf

7-8 saatlik deliksiz bir uykunun sırrını size açıklıyoruz: Yatmadan yaklaşık 1.5 saat önce mutfağa dalın.


uykucuAncak öyle her bulduğunuzu yiyeceksiniz gibi bir yanlışa kapılmadan dalın… Yaklaşık 200 kalori civarındaki bazı sihirli yiyecekler ile hem sindirim sisteminizi yormamış olursunuz, hem de kaslarınızı gevşetip, sakinleşirsiniz.


Serotonin ve melatonin hormonları sayesinde ise deliksiz bir uykuya kavuşursunuz. Aşağıdaki listeden 1 veya 2 adedi geçmeyecek şekilde dilediğiniz seçimi yapmakta özgürsünüz!

1: Muz
Açık olarak söylemek gerekirse sarı bir poşet içindeki uyku hapları olarak adlandırabiliriz. Seratonin ve melatonin dışında aynı zamanda magnezyum içeren bu meyve, kaslarınızı gevşetip sizi rahatlatır.

2: Papatya Çayı
Sizi yatağa huzurlu bir şekilde yatıracak bir çaydan bahsediyoruz. Sakinleştirici özelliği sayesinde papatya çayı , kaygılı ve sinirli bir bünyenin en iyi panzehiridir.

3: Ilık Süt
Evet çok duyduğunuzu biliyoruz…Fakat bu bir mit değil, gerçektir. Süt içeriğinde bulunan ve tripsin etkisiyle serbestlenen ve organizma için gerekli bir aminoasit olan triptofan sayesinde beyniniz yatışır ve daha sağlıklı bir uykuya dalarsınız. Elbette ki sıcak sütün yıllardır duyduğumuz birçok iyileştirici özelliği sayesinde psikolojik bir etkileşim de duyabilirsiniz.

4: Bal
Bitki çayınızın veya ılık sütünüzün içine atacağınız bir çay kaşığı kadar balın etkileri hiç de göründüğü kadar küçük değildir. İçeriğindeki şeker her ne kadar vücudu hareketlendirmeye niyetlense de, az miktarda glikoz oreksine dur işareti yapar. Oreksin son zamanlarda keşfedilmiş ve beyni hareketlinderen bir nörotransmiterdir.

5: Patates
Az miktarda fırında pişirlmiş patatesin iyi bir gece uykusuna yardımcı olabileceğini pek sık duymadığınızı biliyoruz. Midenizi yormayacağı gibi, içeriğindeki tripofan sayesinde asit seviyesini düşürür. Etkiyi daha da artırmak için sütle birlikte püre kıvamına getirip yiyebilirsiniz.

6: Yulaf Unu
Yulaf içeriğindeki melatonin sayesinde iyi bir uykunun en iyi ilaçlarındandır. Bir miktar Akçaağaç şerbetiyle karıştırsanız hem de lezzeti ile sizi büyüleyecektir.

7: Badem
Bir avuç kalp dostu bu yemişlerden yediğiniz takdirde, sizi tatlı bir şekerlemeye götüren yolculukta en büyük yardımcınızı bulmuş olacaksınız. Hem tripofan içeriği hem de uygun ölçüde içerdiği kalsiyum sayesinde kaslarınızın rahatlamasına yarar.

8: Keten Tohumu
Hayat bazen ters gittiğinde ve siz de kendinizi kötü hissettiğinizde, 2 kaşık keten tohumunun sizlere yardımcı olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Süt veya yoğurt içine katabileceğiniz keten tohumu, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir ve doğal bir moral verici etkisi bulunmaktadır.

9: Kepek Ekmeği
Bal kattığınız çayınız ile birlikte yiyeceğiniz bir ince dilim kepek ekmeği, vücuttaki insülinin biraz serbest kalmasına ve tripofan ile seratonininize ‘’uyku vakti’’ mesajını yollamasını sağlamaktadır.

10: Hindi
Yılbaşını unutun. Güzel bir uykunun 2-3 saat öncesi, bir ince dilim kepek ekmeği üzerine koyacağınız küçük bir parça haşlanmış hindi eti yararlı olacaktır. İçeriğindeki tripofan sayesinde midenizde çok miktarda protein olmadığı zamanlarda bile sizi rahatlatır.

13 Şubat 2008 Çarşamba

Kepeğe karşı ilginç bir ilaç: Uyku

Saçlarınıza dadanan kepeklere karşı bir türlü çözüm bulamıyorsanız, uzmanların ilginç önerisine kulak verin.

Saçlarınıza dadanan kepeklere karşı bir türlü çözüm bulamıyorsanız, uzmanların ilginç önerisine kulak verin ve ilaç kullanmak yerine iyi bir uyku çekmeyi deneyin.

Çoğunlukla dönemsel bir sorun

Kadınlar kadar erkeklerin de mevsim dönüşümlerinde en sık karşılaştıkları sorunlar arasında kepek problemi yer alıyor. Kepeğin kaşındırıcı, sıkıntı verici ve çoğunlukla dönemsel olduğunu söyleyen Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Ahmet Arpacı, uykunuzu düzene sokarak bu sorunu çözebileceğinizi söyledi. Arpacı tedavi yöntemleri hakkındaki sorularımızı da yanıtladı...

Kepek neden oluşuyor?

Kepek iki nedenle ortaya çıkar. Öncelikle içsel nedenlerden bahsedebilirim. Bu nedenler; hormonal dengesizlikler, sağlık sorunları, fazla terleme, yetersiz temizlik, hijyen kurallarına uymama, alerjik hassasiyetler, yorgunluk ve duygusal strestir. Fazla oranda şeker, yağ veya nişasta tüketimi ve dengesiz beslenme de kepek yapar. Abartılı saç spreyi, saç jölesi veya saç jeli kullanmak, saç boya maddelerinin yanlış kullanımı, elektrikli bigudilerin yanlış uygulanması, soğuk hava ve kuru mekan sıcaklıkları, sıkı şapka veya eşarplar kullanmak, saçın seyrek yıkanması veya iyi durulanmaması, stres, panik ve tansiyon ise dışsal nedenler arasında yer almaktadır.

Şampuan yararlıdır

Kepek sorunu nasıl ortadan kaldırılabilir?

Yoğun problem yaşanmayan durumlarda, kepeği, düzenli kullanılan kepek şampuanıyla kontrol altında tutmak mümkündür. Şampuan sonrası saçın çok iyi durulanması gerekir. Kepek problemi olan kişide saç derisi dışında kaş, şakak, alın gibi bölgelerde kızarıklıkla birlikte oluşan kepeğimsi döküntüler varsa, bu kişinin kepekten ayrı bir problemi olabileceğinden doktora başvurması doğru olur. Kepeğin oluşmasına imkan sağlayacak yararsız karbonhidrat ve yağ asitlerine karşı B vitamini tüketilmelidir.

Saçınızı sık yıkayın!

Genel kanının aksine saçı sık sık yıkamak kepek oluşumunu artırmaz. Öncelikle kepeğe karşı etkili bir şampuan edinerek işe başlayın. Eğer 6 yıkamadan sonra sorun tekrar boy gösteriyorsa, kepeklerin çoğalmasını ve kafa derisinin kabarmasını beklemeden tekrar yıkayın. Ortalama 5 gün içerisinde toplamda 3-4 kez yıkanan saç derisi tamamen temizlenmiş olur. Eğer bu yöntem etkili olmadıysa dermatoloji uzmanına başvurun. Düzenli ve yeterli uyuyun. Vücut direncinin azalması, kepek oluşumunu çoğaltan etkenlerin başında gelir. Güneşe şapka ya da bandana kullanmadan çıkın. Eğer güneşlenme olanağınız yoksa bir ısı lambası bulup 5'er saniyelik aralıklarla başınızın etrafında döndürün. Böylece kafa derinizi kepeklerden arındırma yolunda büyük bir adım atmış olursunuz.

Kepek mevsime bağlı olarak değişim gösterir mi?

10 yaşın üzerindeki erkek ve kadınlarda rastlanabilen kepek sorunu; saçın yeterli durulanmaması sonucu kafa derisinde kalan şampuan kalıntıları, abartılı jöle ya da saç spreyi kullanımı, yüksek ısıyla saç kurutmak, soğuk hava, sürekli dar şapkalar kullanmak, yetersiz saç yıkamak ve stresin etkisiyle artabilir. Kepek, mevsime bağlı olarak da varlık gösteren bir problemdir. En çok yağmurlu havalarda ortaya çıkıp, yazın kabuğuna çekilmektedir.

Çok veya az uyumak öldürüyor

Gereğinden çok uyumanın veya yeterince uyumamanın ölüm riskini önemli bir şekilde artırdığı bildirildi.

İngiltere'de yapılan ve sonuçları ABD'de açıklanan bir araştırmada, genellikle 6, 7 veya 8 saat uyuyan insanların uyku sürelerindeki azalmanın kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin yüzde 110 oranında artmasına yol açacağını ortaya koydu.

Araştırmayı yapanlardan, College London Tıp Fakültesi'nden doktor Jane Ferrie yayımladığı bildiride, bununla birlikte, genellikle 7 veya 8 saat uyuyanların uyku sürelerindeki artışın da ölüm riskini yüzde 110 oranında artırdığını, ancak bu durumlardaki ölüm riskinin kalp damar hastalıkları dışındaki nedenlere dayandığını belirtti.

Ferrie, araştırmalarının sonucunda 7 veya 8 saatlik uykunun yetişkin bir insanın sağlığı için ideal olduğunu, çalışmalarının ayrıca, genellikle 5 veya 6 saat uyuyanların uyku sürelerinin uzamasının bu kişilerin sağlıkları için yararlı olabileceğini de gösterdiğini kaydetti.

Araştırma, 1985 ve 1993 yılları arasında 35-55 yaş arası 10 bin 308 kişi arasında yapıldı.

Birkaç yıl süreyle takip edilen bu kişilerin sosyo-demografik özellikleri ve daha önce var olan sağlık sorunları gözönünde bulundurulmadı.

Uykunuz yoksa kendiniz zorlamayın

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lut Tamam, yaptığı açıklamada, uykusuzluğun hemen herkesin bazı dönemler yaşadığı sorun olduğunu, uzun süreli devam etmesi halinde ise tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak değerlendirildiğini söyledi.

Düzenli ve gerektiği kadar uykunun sağlıklı bir fiziksel ve ruhsal yaşam için gerekli olduğuna işaret eden Tamam, uykusunu alamayan kişilerde gün içinde dikkat ve konsantrasyon eksikliği, uyuklama, vücutta yorgunluk ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi olumsuz etkilerin görüldüğünü kaydetti.

Tamam, uykusuzluğun pek çok nedeni bulunduğunu, en sık rastlanan nedenlerinin ise gün içindeki duygusal açıdan etki bırakan iyi ya da kötü olaylar ile seyahat ve iş saatlerindeki değişiklik gibi nedenlerle günlük düzendeki değişimler olduğunu belirtti.

YAPILMAMASI GEREKENLER VE ÖNLEMLER

Bazı noktalara dikkat edilerek, sağlıklı bir uyku düzeninin sağlanabileceğini ve uykusuzluk sorununun aşılabileceğini ifade eden Tamam, şöyle devam etti:

“Uykusuzluk çeken kişilerin en sık yaptıkları hatalardan birisi, uykusu gelmediği halde kendisini uyumaya zorlamaktır. Yattıktan 20-30 dakika sonra uyku gelmediyse kendini uyumaya zorlamak, zihni ve bedeni daha fazla uyarmaya ve uykunun iyice kaçmasına neden olur. Böyle bir durumda yapılacak en iyi iş, kalkıp başka bir odada sessiz bir işle uğraşmak, heyecan oluşturmayan ve dikkat gerektirmeyen bir yazı okumak ya da program seyretmektir. Uyku gelince yatılmalı, yine uyunamazsa tekrar kalkılmalı ve uyuyana kadar bu uygulama sürdürülmelidir.

Ayrıca yatağa girmeden hemen önce egzersiz yapmak, rekabete dayanan oyunlar oynamak, tartışmalar yapmak, yatmadan birkaç saat öncesine kadar kafeinli içecekler içmek ya da çok fazla yemek de kişiyi uyararak, uykuyu kaçırabilir. Ayrıca yatmadan önce uyku getirmesi amacıyla alkol almak ya da hekim tavsiyesi olmadan bir başkasının uyku ilacını kullanmak da yanlış bir davranıştır ve tersi etki yaratabilir.”

Tamam, her gün aynı saatte yatıp kalkmanın, tercihen sabahları düzenli egzersiz yapmanın, ılık bir banyo yapmanın ve ılık içecekler içmenin, yatılan odanın ısısını rahat edilecek şekilde ayarlamanın, yatınca el ve ayakları sıcak tutmanın, odanın sessiz ve karanlık olmasını sağlamanın da uykuya dalmayı kolaylaştıracağını belirtti.

Şekerleme Kalp Krizi Riskini Azaltıyor

Gün içerisinde hele de öğle yemeğinden sonra şöyle bir kestirmek meğer sadece yorgunluğa iyi gelmiyormuş..

Gün içinde düzenli olarak kestiren kişilerin kalp krizinden ölme risklerinin, kestirmeyenlere göre daha az olduğu ortaya çıktı.

Araştırmacıların, 6 yıl boyunca yaptıkları çalışmada, gün ortasında düzenli olarak kestirenlerin kalp krizinden ölme risklerinin, kestirmeyenlere göre 3 kat daha az olduğu görüldü.

Araştırmacılar, kestirmeyle kalp krizinden ölme riskinin azalması arasındaki ilişkinin, iş sahibi kişilerde daha da belirginleştiğini, buradan kestirmenin bu kişilerin, kalpleri için olumsuz etkiye sahip işle bağlantılı stresi azalttıkları sonucuna vardıklarını söylediler.