Sağlıklı bir cinsel ilişki yaşayabilmek için kendisini yeterli görmeyen erkekler, çareyi tıpta aramanın ayıp olmadığını öğrendi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hattat Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Halim Hattat erkeklerin erken boşalma, sertleşme bozukluğu ya da penis eğriliğini nedeniyle başvurduğunu söyledi. Hattat, yeni geliştirilen protezler ve ameliyat teknikleriyle cinsel sıkıntılara yol açan fizyolojik sorunların rahatlıkla ortadan kaldırıldığını anlattı:
Artık erkekler işlev bozukluklarının yanı sıra cinsel görünümleri için de ameliyat masasına yatıyor. Bir doktor olarak siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
Günümüz erkekleri kendilerine daha çok özen gösteriyor. Sadece protez değil, protezsiz de bükülmeler, penis eğrilikleri, anatomik değişiklikler veya vücutlarındaki yağ birikimleri gibi birçok konuda daha hassasiyet gösteriyorlar. Ben de buna pozitif bakıyorum.
Talepte belirgin bir artış var mı?
Kesinlikle. Çünkü genel olarak bakış açısı değişti. Eskiden erkeklerin hekime gitmesi ayıptı. Çekiniyorlardı. Ama artık son derece doğal karşılanıyor. Erkeklerin ömrü de uzuyor. Doğal olarak her yönden uyumlu bir hayat sürmek istiyorlar. Bu da talebin artmasına yol açıyor.
Protezlerdeki çeşitliliği anlatabilir misiniz?
Bükülebilir ve hidrolik olarak iki çeşit protez var. Hidrolik modelde daha kolay ereksiyon elde ediliyor ve fizyolojik olarak normal hale dönmesi daha hızlı yaşanıyor.
Fizyoloji ile fonksiyon açısından uyum ve başarı için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Üçlü protez uygulaması yapıyoruz. Fizyolojik ve normal fonksiyonları elde etmede başarı elde edebiliyoruz. Yeni yöntemlerle cinsel fonksiyon ve estetik anlamındaki sıkıntılar bitiyor.
Üçlü protez nedeniyle istem dışı ereksiyon yaşanması mümkün mü?
Hayır. Kişiler istedikleri anda ilişkiye girebiliyor. Onun dışında da yumuşak bir penise sahip oluyorlar.
Doğuştan penis eğriliği olanlara nasıl bir uygulama yapılıyor?
Bu tarz hastalar oldukça mutsuz oluyorlar. Dönem dönem ağrılı ilişkiler yaşanıyor. Onların estetik düzeltmesi yapıldığında normal ereksiyon yaşayabiliyorlar, ağrıları ortadan kalkıyor.
Eşlerin bu estetiği fark etme ihtimali var mı?
Protezler o kadar küçük ki, yumuşak hale geldiği zaman karşıdan bakan insan bunu anlayamaz. Bu ameliyatı yaptıran kişi söylemediği sürece eşler bunu fark edemez.
Dünya sağlığında yeni trend: Erkek mutluluğu
ABD Colombia Üniversitesi Klinik Üroloji Profesörü Dr. Ridwan Shabsih, erkeklerde 40 yaşından sonra artan sertleşme problemlerinin, yüksek tansiyon, diayabet, obezite, yüksek kolestrol ve testosterone risklerinin erken dönemde en aza indirilmesi ile kolayca tedavi edilebildiğini söyledi. Dünyada da sağlıkta yeni konseptin 'erkek mutluluğu' olarak belirlendiğini ifade eden Dr. Shabsih, bu hastalıkların ereksiyon bozukluğundan ayrı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
13 Şubat 2008 Çarşamba
Penis estetiği tabu değil
Etiketler: Cinsel Sağlık, penis, Penis estetiği tabu değil, tabu
Adet döngüsü sağlığın göstergesi
Ağrılı âdet görme, âdet düzensizliği ve aşırı kanama kadınların yabancısı olmadıkları sağlık sorunlarıdır. Bu sorunların çoğu genellikle ağır değildir ve geçicidir. Ancak bazı olgularda vücuttaki önemli sorunların işareti de olabilirler. Bu bakımdan, âdet döngüsünün, bir kadının genel sağlık durumu için iyi bir gösterge olduğu söylenebilir. Örneğin, belirli yeme bozuklukları olan kadınlar, âdetten kesilebilirler. Ya da savaş zamanı gibi aşırı stresli durumlarda, pek çok kadın âdet görmez. İnsan bünyesi çok ilginçtir. İnanılmaz koruma mekânizmaları vardır. Vücut böyle zamanların, hamile kalmak için elverişli olmadığını adeta anlar.
Her kadın için anlamı farklı
Adet döngüsünün düzenli olmasının anlamı, her kadın için farklıdır. Örneğin kadının yaşına göre, normal tanımı farklıdır. Öyle ki ilk âdetlerini gören gençlerde seks hormonları kararlı duruma gelene kadar ilk birkaç yılda, âdetin düzensiz olması beklenebilir.
Menopoz öncesi düzensizleşir
Menopoz öncesinde âdet döngüsü düzensizleşebilir, çünkü yumurtalık hormonlarının düzeylerinde dalgalanma başlamıştır. Bu da menopoza girecek kadınların düzensiz âdet görmesine yol açar. Ergenlik ve menopoz öncesi arasında kalan yaşam süresinde ise bir kadının aylık döngüler halinde düzenli adet görmesi beklenir. Ama bu dönemde de hamilelik, çeşitli hastalıklar, ilaçlar, stres ve kistler gibi başka ve çeşitli sorunlar bu döngünün düzenini değiştirebilir.
Prof. Dr. Ergin Bengisu’ya sordum; "Neler dersin bu konuda hocam, mesela âdet kanamasının kaç günde bir olmasını normal kabul etmeliyiz?" dedim. Sınıf arkadaşım ya hem de aynı binadayız, sohbeti de tatlı, aklıma ne gelse sorarım ona jinekoloji konusunda. Aslında sırf jinekoloji değil, tıbbın her konusuyla ilgilenir Ergin Hoca. Boş vakitlerimizde hep yaşam kalitesini yükseltmek için, önleyici tıpta, sağlıklı yaşamda neler yapılması gerektiğini konuşur dururuz. Modern tıp anlayışında biz doktorlar, hastalarımızı sağlık riskleri ile ilgili her konuda, uyarmaktayız artık. Biz dahiliyeciler, duruma göre "Smear testinizi yaptırdınız mı bu yıl" derken, jinekologlar da gerektiğinde, "Aman dikkat kolesterolünüz yüksek, herhalde çok yağlı yiyorsunuz" demekte. Böylelikle hastasına, sağlık risklerinden korunmak konusunda yol göstermekte.
Ergin Hoca, "İki âdet kanamasının arasının 22 ilâ 35 gün arasında olması normal kabul edilir"dedi ve devam etti. Aylık döngüleri arasında (artı/eksi 5 güne kadar) değişkenlik olması mümkündür. Ama bu değişikliğin çok belirgin ve hızlı olması bir sorun olduğunu gösterebilir. Normalde âdet döngüsü 35 gün olan bir kadının aniden 22 günde bir âdet görmeye başlaması, bir uyarı sinyali olabilir. Doğrusu, böyle bir durumda doktorunuza danışmaktır, bu durumun sebebini araştırır ve gelip geçici bir durum mu, yoksa altında başka sebepler mi var o karar verir. Bu tip değişimlerde hanımlar genelde doktora gitmezler, ya "Yaşlanıyorum canım normaldir" derler veya yakın dostlarına danışıp, onların benzer durumlarını kendilerine adepte ederler. Tabii bu bazen ciddi sonuçlar doğurabilecek bir yanlıştır.
Adet günlüğü tutun
Sağlıkla ilgili, ister âdet düzensizliği ister başka bir bulgu olsun, normalin ve alışılagelmişin dışına çıkan, dikkat çekici her durumu vakit kaybetmeden doktorunuzla paylaşmak, size sağlıklı yıllar kazandırır ve olası hastalıkları önlemede, bazen boş yere kıymetli zaman kaybolmamış olur.
Adet döngüsü normal olan bir kadın, âdet görmediğinde, şartlar müsaitse, öncelikle gebelik düşünülmelidir. Adet kanaması genellikle 2 - 8 gün sürer. Bunun dışındaki süreler, doktora gitmek için bir sinyal olmalıdır. Kadınların bir "âdet günlüğü" tutmaları, belirtileri izlemek ve doktorlarına daha ayrıntılı bilgi verebilmek için çok faydalıdır. Duygusal sıkıntı, diyet veya egzersiz, döngüyü etkileyebilir. Bunları da doktora bildirin.
Günlüğe bunları not edin
• Adet ayın kaçında başladı?
• Bir âdetin ilk gününden sonrakinin ilk gününe kadar olan süre kaç gün?
• Adet kanaması kaç gün sürüyor?
• Kanamanın azlığı/çokluğu? Âdetteki en şiddetli günler hangileri?
• Adet kanaması haricinde leke tarzında kanama (spotting) var mı? Varsa ne zaman? Seksten sonra mı?
• Ağrı var mı? Ağrının tarifi, nerede ve ne zaman?
• Diğer semptomlar ne? Baş ağrısı, sırt ağrısı, mide - bağırsak sorunları, halsizlik, bayılma nöbetleri var mı?
• Olağandışı bir akıntı var mı?
• Kullandığınız ilaçlar neler?
Adet kesilmesinin nedenleri
• Emzirme
• Menopoz
• Doğum kontrol hapları ve bazı ilaçlar
• Stres
• Kötü ve yanlış beslenme
• Depresyon
• Aşırı kilo kaybı
• Aşırı egzersiz
• Bazı kronik hastalıklar
• Ani kilo alma veya obezite
• Tiroit hastalıkları ve polikistik over sendromu dahil bazı hormonal problemler
Etiketler: adet, Cinsel Sağlık, kadın sağlığı, Sağlık
31 Ocak 2008 Perşembe
Erkek cinselliği hakkında yanlış bilinenler
Cinsellik bir çok yanlışın doğru sanıldığı bir konu. Biz de kadınların en sık bahsettiği konulardan derlenen 'mit'leri 14 başlık altında topladık...
Cinsellik dipsiz bir kuyu gibi. Tek bir kelime ya da belli kalıplarla anlatılmayacak kadar geniş bir alana yayılıyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Psikolog Dr. Nur Velidedeoğlu, hala tabu olarak görülen cinsellikle, ilgili kulaktan kulağa yayılan sayısız boş inanç ve mitten bahsediyor; bu inançların kadınların cinselliğe bakışını olumsuz etkilediğinin altını çiziyor. Cinsellik insana haz veren aktivitelerin başında gelmesine rağmen bazen görev ve hatta işkence olarak görülebiliyor bazı kadınlar tarafından' Hatta işi daha da öteye götüren kadınlar sırf partnerini mutlu etmek için orgazm taklidi dahi yapıyorlar. Psikolog Dr. Velidedeoğlu, 'Bu nedenle terapilerimizde cinsel sorunları için başvuranlara, inandığı cinsel mitleri mutlaka soruyoruz. Onların cinselliğe bakışlarını anlamaya, cinsel mitlere bağlı oluşan korkuların gün ışığına çıkarmalarına yardımcı oluyoruz' diyor. Biz de kadınların en sık bahsettiği konulardan derlenen 'mit'leri 14 başlık altında topladık'
'Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeye gider''
Bu yanlış inanış, 'Erkekler her zaman seks ister kadına sadece ve sadece seks için yakınlaşır' düşüncesinin devamıdır ve sağlıksız bir yaklaşımdır. Oysaki her yaklaşma cinsel birleşme ile sonuçlanmak zorunda değildir.
'Sevişmeyi sadece erkek başlatır ve erkek yönetir'
Cinsellikle ilgilenen kadının 'kötü kadın' olduğu düşünülür. Kadın bu damgayı yememek için partneriyle yatağa girdiğinde seksi başlatanın erkek olmasını bekler. Bu tamamen toplumda kadına ve erkeğe yüklenen rollerin devamı olan bir düşüncedir. Yani kadına annelik rolü benimsetilirken erkeğin seksle daha fazla ilgilenmesi beklenir. Ancak seks ne erkeğin ne de kadının tekelindedir. Seks eğer iki kişi arsında yapılan bir eylemse iki kişinin de aktif olması gerekir ve bu her iki tarafın cinsellikten daha da zevk almasını sağlar.
'Gerçek erkek,cinsel birleşme sırasında partneri tatmin oluncaya kadar boşalmadan durabilen erkektir!'
Bu mit, 'bir erkek partnerini seviyorsa onunla birlikte olduğunda sertliği kolaylıkla sağlayabilir ve istediği kadar uzun süre devam eder' gibi yanlış bir inanıştan kaynaklanıyor. Aslında 'erkek eşittir penis' diye düşünülüyor. Ancak erkeğin de etten kemikten bir insan olduğu unutuluyor. Her erkek sertleşme sorunu yaşayabilir.Ama bu eşini sevmediği anlamına gelmez. Bu sürekli devam eden bir durumsa arkasında farklı bir sağlık sorunun yatıp yatmadığı araştırılmalıdır.
'Seks sadece üreme amaçlı olmalıdır'
Kadınlarda erkekler de böylesine bir yanlışın içine düşebiliyor. Sırf bu düşünce yüzünden anne olduktan sonra eşinden uzaklaşan erkekler de var. Kadınlarda bu düşünce çok daha fazla hakim.Kadınlar,anne olduktan ya da menopoza girdikten sonra seksten tamamen uzaklaşabiliyor. 'Menopoz doğurganlığı sonlanması olduğu için cinsellik de biter.' diye düşünüyorlar.Bazı kadınlar ise 30 yaşın seks için sınır olduğu ve bu yaştan sonra seks yapmak isteyen kadının 'azgın' damgası yiyeceğini düşünür. Tüm bu mitler kadının genellikle doğumundan sonra cinsellikten uzaklaşmasına yol açar.
'Erkek koşulsuz şartsız partnerini cinsel açıdan doyurmak zorundadır. Yoksa kadın ona karşı sevgisini yitirir'
Erkek mekanik, robotvari bir yaratık olarak görülüyor. Erkeğin cinsellik açısından performansının çok yüksek olması gerektiği düşüncesinin uzantısıdır bu yargı' Genelde seks esnasında erkeklerin mantık ve duygularının devre dışı kaldığı düşünülür. Ancak bu düşünce de en az diğerleri kadar yanlış.
'Sevişme doğal ve kendiliğinden olmalıdır. Sevişme sırasında konuşmak bunu bozar'
Kadın bu konuda hiç konuşmak istemez ve erkeğin de kendisinin ne istediğini hiç konuşmadan bilmesini ister. Hatta bazı eşler 'kaç yıllık eşim, tabii ki benim ne istediğimi bilmeli' inancına sahiptir. Kadın, karşıdaki insanın falcı gibi davranmasını ister. Oysa kimse kimsenin aklından geçeni okuyamaz. Sevişme aynı zamanda tek kişinin sorumluluğunda olan bir şey değil, bir süreç, bir alışveriştir.
'Gerçek erkek, sertleşme sağlamak için uyarılmaya ihtiyaç duymaz'
Erkeğin her an sekse hazır olduğu inancı vardır. Erkekler mekanik bir yaratık olarak algılanır. Yalnızca kadınlar değil kendini böyle addeden erkekler de var. Bu çok yanlış bir inanış.
'Kadının cinsel doyuma ulaşması için sertleşmiş bir penis şarttır'
Cinsel birleşme için penisin çok sert olması gerektiği zannedilir. Oysa penisin vajina içine girmesi için gerekli sertlikte olması yeterlidir. Ancak ereksiyon durumunun yaşandığı durumlarla bu olay karıştırılmamalıdır. Hakim olan 'sevişmek mutlaka birleşme ile sonuçlanmalıdır' düşüncesinin aksine eşlerin birbirine dokunması okşaması hatta bu yolla tatmine kadar gitmesi sevişmenin bir parçasıdır. Cinsellikte yüzde yüz birleşme şart değildir. Bu iki tarafın oluruna kalır bir durum.
'Cinsel başarısızlığın sonu felakettir'
Erkeğin cinsellik açısından çok iyi performansa sahip olması gerektiği düşünülür. Toplum erkeğe cinsellik açısından çok fazla yük veriyor, erkek de bunu kabulleniyor. Bu durumda eğer cinsellikte başarısız olursa bu felaket olarak değerlendiriliyor.
'Kadın seks esnasında pasif olmalıdır'
Cinsellik erkek dünyasına ait bir eylem olarak algılanır. Bu düşünceye göre kadın cinsellikle ilgilenmemelidir. Bu yüzden cinselliği kadın değil erkek yönetmelidir. Bu düşünceye göre cinsellik, kadına uygulanan bir eylemdir ki tamamen yanlıştır.
'Seks esnasında penisin sertleşmemesi veya oluşan sertliğin kaybı erkeğin partnerini çekici bulmadığı anlamına gelir'
Eğer erkekte cinsel bir bozukluk varsa penis sertleşmeyebilir. Mutlaka eş ile bağdaştırılmamalı. Hatta bazen sertleşme sorunu olan erkekler bunun altında fiziksel bir sorun yatabileceği gerçeğini kabul etmez ve bunu test etmek için başka kadınlarla birlikte olmayı denerler. Oysa erkeğin yaşadığı günlük sıkıntılar bile böyle bir soruna yol açabilir.
'Gerçek erkek cinsellikle ilgili her fırsatı değerlendirir'
Bu yanlış inanışta 'erkek önüne gelen her kadınla her an birlikte olabilir' düşüncesi hakim. Oysa cinsellikte doğru zaman, doğru kişi,doğru yer önemlidir. Bunlardan biri eksikse sorun yaşanır.!erkek eşittir seks' düşüncesi tamamen silinmeli.